Hulusi Bey (!)

Tarih 4 Temmuz 2003…

Irak’ı işgal eden Amerikan Ordusuna bağlı, 173. Hava İndirme Tugay’ının askerileri yanlarında Kürt Peşmergeler ile beraber Irak’ın Süleymaniye kentinde bulunan 11 askerimizi ve beraberindeki Türkmenleri esir aldı. Başlarına çuval geçirip, 60 saat boyunca alıkoydu, sorguladı, işkence etti. Saldırı emrini Raymond T. Odierno isimli ABD subayı vermişti.

Olayın üzerine dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ‘Nota verilmesini’ teklif etti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan; ‘Ne notası, müzik notası mı?’ dedi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, ‘Çuval geçirmek pratik bir çözüm’ diyerek tüy dikti.

Olay hiçbir karşılık verilemeden kapandı.

Aradan 12 yıl geçti. Şimdiki Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Washington’da, Silahlı Kuvvetler Liyakat Nişanı aldı. ‘İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinde, gösterdiği çabalar’ yüzünden aldığı ödülü kim takdim etti dersiniz?

Raymond T. Odierno.

Akar ödülü aldı; önce tören boyunca göğsünde taşıdı sonra evinin en güzel yerine yerleştirdi.

15 Temmuz günü esir düştü. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Başkanı, Bordo Berelilerin, Özel Kuvvetlerin koruduğu adam esir düştü.

Kendi döneminde bine yakın şehit verildi. Bir kere bile kameralar karşısına geçip konuşmadı.

Yine onun döneminde Askeri Okullar kapatıldı, sesi çıkmadı.

Kuvvet Komutanlıkları kendisinden alınıp, sivil bakanlıklara bağlandı; ‘Siz ne yapıyorsunuz beyler, sivil, askere emir veremez’ diyemedi.

2225 yıllık Türk Ordusu ona emanet edildi. 90 yıllık teamülü yıktı. Genelkurmay Başkanları Kara Kuvvetleri Komutanlarından seçilir; bunların Kuleli Askeri Lisesi çıkışlı olması öncelik sağlardı. Bu saatten sonra bu teamül yok olmuştur. Hulusi Bey yine baştaydı.

İşte Hulusi Paşa bu yüzden artık Hulusi Bey oldu.

Kendisinin dün yaptığı konuşmayı izledim. Konuşmasının sonunda değil, kürsüye yürürken Atsız Ata’nın Ruh Adam isimli eserindeki satırları beynimde çınladı.

Askerlik öldü general. Sinsi siyasetçilere, sırf üniformalı oldukları için asker diyemem.

Kendisi kürsüden Türkçülüğün Esasları’nı yahut ‘Türk Ülküsü’ gibi, bizlerin başucu kitaplarını okusaydı da fark etmezdi. Türkçüler olarak o görüntüye yine isyan edecektik.

Bizler Türk Tarihinde hizmet vermiş paşaları biliyor, tanıyoruz. Sana Paşa dersek, Edirne Müdâfiî Mehmet Şükrü Paşa’yı, Arabistan çöllerini İngilizlere dar eden Fahreddin Paşa’yı, Kut’ül Ammare’de destan yazan Halil Paşa’yı, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’yı ahirette karşımıza almış oluruz.

Türk Ordusu, dağıtılmış ve yozlaştırılmıştır. Bunun sebebi, bütün ordu emrindeyken kılını dahi kıpırdatmayan, üstüne bir de dağıtanlara teşekkür eden Hulusi Bey’dir.

Tarih sizi affetmeyecek Hulusi Bey.

Tahsil gördüğünüz Askeri Okullar size birazcık askerlik onuru öğretebildiyse derhâl memuriyetinizden(!) istifa edin.

O konuştuğunuz kürsüler yalan kürsüleridir. Türk askeri yalan konuşmaz, yalanın olduğu yerde bulunmaz.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone