İhanetin Nedeni Olmaz

KemalOnalir

Vaktiyle Sırp, Bulgar, Yunan, Hırvat ayaklanmaya hazırlanırken Türkçüler uyardı. Fakat dikkate alınmak şöyle dursun Osmanlı tebaasını bölmekle suçlandılar. Tefrikacı, tedhişçi oldular. Sultan; ‘Ben tebaamın farkını cami, kilise, havra da görmek isterim’ diyordu. Sonuç birkaç yıl içinde bütün Rumeli’nin elimizden çıkması oldu.

Ermeniler isyanlarına başladı Türkçüler önlem alın dedi. Cevap; ‘Onlar millet-i sadıkadır’ oldu. Sayısız masum Türk canından oldu. Kadınlarımız, kızlarımız tecavüze uğradı. Köylerimiz yandı, yıkıldı kül oldu.

Araplar, Boşnaklar, Arnavutlar, Kürtler bağımsızlık derdine düştü. Türkçüler yine uyardı, yine suçlu oldu. ‘İslam Ümmetini parçalıyorsunuz’ denildi. Sultan bu olayı bastırmanın yolunu ‘Alaylar’ kurup düşmanı silahlandırmakta buldu. Arap’ı, Arnavut’u, Boşnak’ı bizim silahlarımızla bağımsız oldu. Kürtler bizim silahımızla bizi vurdu. İstiklal Harbinde güya bizimle beraber savaşanların isyanları tarihe kayıtlıdır. Açın okuyun.

Cumhuriyet kuruldu komünist tehlike baş gösterdi. Türkçüler yine yazdı, isim isim ihbar etti. Sonuç; ‘Irkçılık-Turancılık Davası’ oldu. Moskova Knezliği, Rus Çarlığı olduğu günden beri İstanbul’a gözünü diken Ruslar, ‘Aziz dostlarımız’ oldu.

Bir deli, berbat Türkçesiyle bir takım şeyler yayınladı. Bu adama ‘Zamanın Sahibi’ unvanını verdiler. Kendisinin gelip o zırvalıkları yazacağının Kur’an’da yazılı olduğunu söylüyor, radyo sinyallerini meleklerin taşıdığını iddia ediyordu. Türkçüler yine karşı çıktı. ‘Bu adam ruh hastası, peşine takılmayın, önlem alın, tehlikelidir’ dediler. Cevap; ‘Siz din düşmanı, ateist, Şamanist adamlarsınız’ oldu. O gün verilen cevabın sonucu geçen ay yaşanan hadiselerdir.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri birkaç kez zıpladıktan sonra yerlerine oturan Kürtler hareketlenmeye başladı. Türkçüler yine uyardı. ‘Bu mesele sakıncalı bir meseledir, önlem alın, dikkatli olun’ denildi. Cevaplar öncekilerden farklı değildi. Kürt olduğunu beyan edenler bölücü değildi ama Türkçüler ‘toplumsal bütünlüğe karşı olan’ kitle oldular.

80’li yıllar garip adamlar doğurdu. Mağaradan çıkmış bir ayı Kürtleri bağımsız yapacağım diye piyasaya çıktı. Bundan daha garip adamalar, ‘Bin yıllık kardeşlik, eniştem Kürt, kız aldık verdik’ gibi şeyler zırvalamaya başladı. 36 senedir kanımızı döken terörün adını Kürt terörü koyamadık. Abdullah Öcalan yakalanmadan önce Kürt’üm derdi. Yakalandı anası Türk oldu. Fakat biz hiçbir zaman ‘Sen Kürt’sün’ diyemedik. Ermeni piçi koydular adını.

Dağları mesken tutup karakollarımızı basan, 20 yaşında evlatlarımızın kanına giren Kürtler olmadı. Adlarına Kürt diyemedik. Ne dedik; ‘Ermeni bunlar, Yahudi bunlar, ABD/CİA eğitip gönderiyor’ falan filan. Her ‘Nevroz’da Diyarbakır meydanına toplanıp Türk bayrağı yakanlarıda mı ABD gönderiyor? Hava üssünden bayrağımızı indiren kansız ‘MOSSAD Ajanı’ olduğu için mi vuramadınız? İstanbul’da kadın, uyuşturucu satan, gasp, kapkaç, hırsızlık gibi rezillikleri yapan, her fırsatta ortalığı yakıp yıkanlarda Ermeni mi?’ Yahut Avrupa’nın göbeğinde ülkemize hakaretler edenler Aborjinler mi? diye sorarlar adama.

Şu işin adını koyun artık. Son 36 yılın mücadelesi Türk-Kürt savaşıdır. Toplumsal bütünleşme, bin yıllık kardeşlik, kız alıp vermek gibi saçma sapan bahaneler tedavülden kalkmıştır. I. Dünya Savaşı itibariyle de milletler arası dayanışma diye bir şey kalmamıştır. Millet kavramı Afrika kabilelerinde bile yerleşmiştir. Anayasal düzenler oturmuştur. Anayasada vatandaşlık kanunu açıktır. Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan Türk’tür. Kendine başka isim koyan için kapı oradadır. Dünyanın istediği yerine gidebilir. Türk vatandaşı olana başka isim takmak Anayasaya muhalefettir.

İhanetin nedeni olmaz. Yunanlılar kötü muamele, sömürge gibi sebepler yüzünden isyan etmediler. Bulgarların derdi dini özgürlük değildi. Araplar ümmeti parçalarken hiç pişman olmadılar. Boşnaklar nükleer teknolojilerine güvenerek müstakillik istemediler. Herkesin derdi milli devletini kurmaktı. Bir kısmı kurdu bir kısmı avucunu yaladı. Bugün Yunan, Bulgar, Sırp Soykırımı gibi iddialar yoksa sebebi, devletlerini kurabilmiş olmalarıdır. Ermeni soykırımı diye bir safsatanın varlığı ‘Büyük Ermenistan’ın kurulamamış olmasıdır. Hasbelkader kurulacak bir Kürt devleti, Kürt Soykırımı meselesini de doğuracaktır. Yüzyıllardır uyardığımız gibi yine uyarıyoruz. Meselenin adını doğru koyun, adam gibi mücadele edin. Bu işin sonu hayır değil.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone