İlerlerken Kaybolan Demokrasi ve Okullarda Siyasi Baskı

Gazeteci Avni Özgürel, 28-03-2010 tarihinde “Kuvvetler ayrılığı ya da tevfik-i kuvva” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. 1 Nisan 1968’de kuvvetler ayrılığının benimsenmesini demokrasiye geçişin ilk adımı olarak nitelendiriyordu. Yazısı da şu cümlelerle başlıyordu:

“Türkiye bugünlerde gerek anayasa gerekse gündemdeki anayasa değişiklik teklifi vesilesiyle kuvvetler ayrılı meselesini tartışıyor. 1924 sonrası serbest milli iradeye dayanan bir anayasa kaleme alınmamış olmasının yaşattığı sancıyı bir zaman daha çekeceğe benziyoruz.”

Avni Özgürel, “Yeni Anayasa Cumhurbaşkanlığı Sistemi Yeni Türkiye” adında sözde “tüm sorulara cevap veren kılavuz kitap” denen bir çalışmada yer aldı. Bu kılavuz (!) kitaptaki diğer isimlere bakın: Şamil Tayyar, Şevki Yılmaz, Abdurrahman Dilipak…

Seç, beğen, kılavuz al!

Avni Bey ve diğer demokratlarımızın ileri demokrasisi o kadar ilerledi ki gözden kayboldu, bir daha gören olmadı. Zaten varken de yaralı parmağa tükürmeyen bir vefasızdı kendisi… Demokrasinin fıtratı böyledir. Deveye diken, demokrasiye düşman olan yaranıyor.

İleri demokraside geldiğimiz son noktada, Bilal Erdoğan liselilere konferans veriyor. Demokrasi o kadar ileri ki Bilal Erdoğan’ı cebinden çıkaracak öğrenciler onun konferansını dinlemeye “yasal işlem” zoruyla götürülüyor. Takdire şayan bir hareket! Acaba Bilal Erdoğan zor kullanma durumunda kalmayı kendine hakaret saymış mıdır?

Evet…

Manisa Dündar Çiloğlu Lisesi öğrencileri, demokrat müdür Erhan Akalın’ın “yasal işlem yaparım” tehdidine maruz kaldı. Olay şöyle: “MEB’den yazı geldi, bir seminere gideceğiz.” diyorlar, otobüs bile ayarlamadan çocukları apar topar Celal Bayar Üniversitesine götürüyorlar. Bilal Erdoğan’ın yoğun bilim ışığı öğrencilerin gözünü fazlasıyla alıyor. Bunun üzerine dayanamayıp “Bize bu kadar ileri demokrasi yeter!” diyorlar ve kapıdaki “ablaların” engellemelerine rağmen çıkıp İzmir Marşı söyleyerek okula geliyorlar. Müdür bu sefer “Hakkınızda her türlü yasal işlemi yaparım.” diyor.

Ne kadar da hukuk devleti, ne kadar da ileri demokrasi…

Sayın Akalın, siz suç işliyorsunuz. Öğrencilerin kültürel faaliyetlerini bile “siyasi” görüp engelleyen ya da baskı altında tutan bir zihniyet bugün bütün eğitim kurumlarında hakim hale gelmiştir. Şunu çok açık şekilde biliniz ki yakın gelecekte okulları “yükselme” ya da “yargılanma” korkusuyla işgal etmiş bu zihniyet silinip gidecektir. Siz de kendinize şimdiden çeki düzen veriniz.

Olay ortadadır. Fazla söze gerek var mı?

“Savcılar göreve” diyemiyorum. Görevlerini yapıyor olduklarını ve suç duyurusunda bulunacağını öğrendiğim velilere gereken alakayı göstereceklerini umut ediyorum.

***

Mevcut anayasaya “ucube” diyenler, referandum olmazsa ya da “hayır” çıkarsa yargılanacak mıdır? Mevcut anayasaya hakaret edenler yargılanmıyor ama maşallah yargı görevlilerimiz anayasaya aykırı davrandığını öne sürdüğü gençler konusunda çok titizdir. Hale bakın ki ülkenin idarecileri anayasaya hakaret ediyor ve o anayasaya göre gençler yargılanıyor, tehdit ediliyor.

İleri demokrasi, Hz.Osman adaleti (!) filan…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone