İLK ŞEHİT DİPLOMAT MEHMET BAYDAR

YusufhanGuzelsoy

012716-los-angeles-bakonsolosu-baydar-43-yl-once-bugun-ehit-edilmiti-2

Yurt dışındaki Türklere yönelik ASALA terör saldırıları, 1973 yılında başladı. Los Angeles Büyükelçisi Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir, oyunbaz bir Ermeni’nin tuzağına düşüp alçakça şehit edildiler.

Los Angeles’taki Türk elçiliğini arayan ve adının Georg Yanıki olduğunu söyleyen 77 yaşında bir Ermeni, aslen İran Ermenilerinden olduğunu, elinde Abdülhamit zamanından kalma değerli bir tablo olduğunu, bu tabloyu Türk devletine teslim etmek istediğini ve karşılığında maddi değil manevi beklenti içinde olduğunu bildirdi.

Bunun üzerine Büyükelçi Mehmet Baydar, Türkiye’de ilgili makamlara müracaat ederek yetkilileri durumdan haberdar etti. Türkiye’den tablonun alınıp müzeye getirilmesine dair onay çıkınca, Georg Yanıki’ye ulaşılıp buluşma teklif edildi. Yanıki’ye maddi karşılık istemediği için teşekkür edilecekti. Yanıki de Türk görevlileri Santa Barbara’daki Baltimore Oteli’ne davet etti.

Gerçekte bu şerefsizin adı Georg Mıgırdıç Yanıkyan idi.

1895 doğumlu Yanıkyan’ın 1915’te Ermeni çetecilerden olduğu ve eğitim aldığı sanılmaktadır. İlk eğitimini Moskova Devlet Üniversitesinde alan Yanıkyan, 1946 yılında ABD’ye göç etmiştir.

İşte bu Ermeni, buluşmanın gerçekleştiği gün, hazırladığı silahını çıkararak Mehmet Baydar’ı ve Bahadır Demir’i şehit etti. 27 Ocak 1973’te, ASALA saldırılarına ilk şehitlerimizi vermiş olduk.

Cinayet davası aylarca sürdü…

Ermeniler, Mıgırdıç ceza almasın diye her şeyi yaptı…

Fakat tehdide kadar varan sözde savunma sonuç vermedi…

Zaten Ermenilerin maksadı, 1915 olayları ve sözde soykırıma dair gösteri yapmak, dünyayı kendilerine acındırmaktı.

Georg Yanıkyan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kendisi gibi bir Ermeni olan California Valisi George Deukmejian tarafından affedildi ve 31 Aralık 1984’te serbest kaldı. Doğal sebeplerden geberdi gitti. Ölmeden önce California Courier gazetesine yazdığı bir mektubunda: “Sizler bu mektubu okuduğunuzda ben yeni bir savaş biçimi icat etmiş ve uygulamış olacağım. Önden gidiyorum, Ermeniler peşimden gelsin. Ermenileri uzun uykularından uyandırmanın ve Türklerle onların anlayacağı dilden konuşmanın vakti geldi. Türk hükümeti ile hiçbir millet ilişki kurmamalı ve onların temsilcileri yok edilmeli, artık geri dönüş yok.” demiştir.

Bu 77 yaşındaki cani için “The Armenian Reporter” da bir haberde “Ermeni siyasi mücadelesi için yeni bir çağ açan” ve “Ermeni tarihinin gidişatını değiştiren adam” ifadeleri kullanılmıştır.

Görüldüğü gibi, elçilik binalarını basarak diplomatların eşlerini ve çocuklarını bomba döşenmiş odalarda rehin almak; diplomatları sırtlarından vurarak, kurşun yağmuruna tutarak, arabalarını bombalayarak katletmek, Yanıkyan’a göre Türklerin anlayacağı dildi. Mert, namerdin dilinden anlamaz, ama hakkından gelir.

Özellikle Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra adalet diye bağırıp çağıran, kendi saflarından kaybettikleri bir yazar için neredeyse bütün bir Türkiye’nin yargılanmasını isteyen, cazgır gibi bağırıp çağırıp ortalığı ayağa kaldıran soysuz kitleyi hatırladınız mı?

İşte o kitle, bir kere bile, katillerinin birçoğu adalet önünde cezalandırılmamış olan şehit diplomatlarımızın davasını gütmemiştir. Çünkü her zaman söylüyoruz: Bunlar katıksız faşisttir. Türk’ü insandan saymaz, insanlık adına istedikleri hiçbir şeyde Türklerin menfaatleri barınmaz. Ne Hocalı, ne şehit diplomatlar, ne kahpece pusuya düşürülüp şehit eden askerler ve polisler… Hiçbiri umurlarında değildir.

Mehmet Baydar, Bahadır Demir, Daniş Tunalıgil, İsmail Eres, Taha Carım ve daha niceleri…

Hiçbirini unutmadık. Ne hala ticari hayatına devam eden ve kahraman gibi konferanslar veren Antrenik Bogosyan (esas adı Kevork Levoniyan) canisini ne de Lübnan’da misafirlerine anılarını anlatan Kevork Güzelyan’ı unutmuş değiliz. Türk evlatları, Türk milletine yapılan her kötülüğü bir kenara yazmıştır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone