İslamcının Son Maçı

24 Haziranda yapılacak seçim, öncekilerden farklı bir anlam taşıyor.
Bugüne kadar birçok seçim öncesi söylenildiği gibi “memleket bekası”, “son çıkış”, “dönüm noktası” gibi tekerleme haline gelmiş, korkutma siyasetinden sıyrılıp var olan manzaraya baktığımızda, ortaya çıkan şudur:

16 yıldır, din üzerinden yapılacak siyaset,istismar edilecek dini duygu kalmamıştır.
“Alnı secdeye gidiyor” diye oy veren vatandaş, alnı secdeye gidenlerin en azından istedikleri gibi çözüm olmadığını görmüş;
“Alnı secdeye gidiyor” diye halen oy verenler de, oy verdiklerinin iktidardan inmesi durumunda daha kötüsü olacağını düşündüğü için oy vermeye devam etmektedir.
Kendisi gibi düşünmeyenleri “vatan haini”, “fetöcü” gibi suçlamaları korkularından kaynaklanan öfkenin yansımasıdır.
İçine düştükleri gülünç durumun dışa vurumudur.
İktidar sahiplerinin bu seçimde, diğerlerinde olmadığı kadar milleti korkutmaya çalışması boşuna değildir.
Yeni şeyler vaat edemeyen iktidarlar, son celsede oy aldığı kesimin oylarını korkutarak elde tutmaya çalışırlar.
Bu, tünelden önceki son çıkıştır.
Cumhurbaşkanı olan hangi aday seçilirse seçilsin, hangi parti kazanırsa kazansın siyasal islamcılık kaybedecektir.

****

Dünyada “gelişmiş” denilen; bilim,kültür, sanat, teknoloji ve sanayide önde olan ülkelerin bir çoğunda benzer özellik var:
Laiklik ve hukukun üstünlüğünü gözetmeleri ve o ülke milletinin sekülerleşmesi.

Bizde ise Atatürk ile -tekrar hatırladığımız- laik devlet yapısı, adi siyasi çıkarlar uğruna istenilen noktaya gelememiş, din tüccarlığı ile nice cemaat ve siyasi parti bolca ekmek, gemicik, yat,kat vs.. yemiştir.

Artık siyasal İslam’dan yiyecek ekmek kalmamıştır.

Ensar vakfında ve cemaatlere bağlı yatılı Kur’an kurslarında olan çocuk istismarları
Gereğinden çok daha fazla, milletin gözüne soka soka açılan imam hatipler;
Mitinglerde ellerinde Kur’an sallamalar;
Kendileri öyle inanıyor diye, başkasının hayatına karışma hadsizliğini gösteren yobaz takımı, Türk milleti nazarında Siyasal İslam’ı hak ettiği yere gönderecektir.

Günden güne eriyen Siyasal İslam’ın nihayetinde bitecek olması güzel haber iken, kötü haber, Avrupa’nın bugün o maçı, Ortaçağ’da bitirmiş, özellikle de Fransız İhtilâlinden sonra din egemenliği dayalı eğitim yerine milliyetçi, laik ve bilime dayalı eğitime çoktan geçmiştir.
Rekabet ettiğimiz milletlerden bu konuda çok geri kalmamız acı bir gerçektir.

Mesafeyi en kısa sürede bitirmenin tek yolu da milliyetçi, laik ve bilime dayalı eğitimden geçer.

****

Evet, 24 Haziranda, seçim sonucundan ve seçilen cumhurbaşkanından bağımsız olarak siyasal İslam’ın çöküşü olacak. Hatta, adlarında “Birlik” ve “Milliyetçi” geçen, -kurulduğundan bugüne- menfaatleri icap ettiğinde İslamcıların çatısında gölgeleyen siyasi partiler de o çöküşün enkazında kalacak.

Tanrı, Türk Milletine bir daha böyle bela vermesin.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone