İstanbul’da Bir İnfaz ve Rusya’da Hırt Mafyası

YusufhanGuzelsoy

Yakın bir zamanda İstanbul’da öldürülen Azerbaycan mafya lideri Rövşen Canıyev (Lenkeranski), akıllara yenide Rus mafyası ve PKK ilişkisini getirdi. Çünkü Rövşen Canıyev’in Rusya’da “Ded Hasan” (Hasan Dede) lakabıyla tanınan Aslan Usoyan’ın faili olduğu söyleniyordu. Bu infazın nedenleri henüz açığa kavuşturulmuş değil, ancak bu olayın Rusya’da ve diğer ülkelerde yaşayan Kürt mafyası ile PKK ilişkilerinin gündeme gelmesine vesile olması gerekiyordu.

Gebermesi Türkiye’deki sözde barış sürecinin baltalanmak istenmesine bağlanan Aslan Usoyan, 27 Şubat 1937’de Tiflis’te doğmuştur. Kendisi, Yezidi bir aileye mensuptur. Çok küçük yaşlardan itibaren hırsızlık işlerine bulaşarak suç dünyasına adım atmıştır. Esas gücünü kazanması ise 90’lı yıllardan sonradır. 90’lı yıllardan itibaren Rus mafyası içinde baron konumuna yükselmiştir. Türkiye’de Behçet Cantürk nasıl dünyaca ünlü bir uyuşturucu baronu ve aynı zamanda PKK finansörü idiyse, bu Aslan Usoyan da Rus mafyası içinde öyle bir üne sahiptir. PKK’dan silah karşılığında uyuşturucu alan Usoyan, bütün eski Sovyet coğrafyası içinde bir numaralı lider konumunda idi.

Aslan Usoyan’ın Wikileaks belgelerinde PKK’ya silah sağladığı ispatlanmıştı. Bu Yezid tohumunun tek icraatı da bu değildir. Öcalan da dahil olmak üzere PKK’lıların Moskova’ya kaçırılmasında yine onun parmağı vardır. Burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Türkiye’de kurulmuş olsa dahi PKK başta olmak üzere bütün terör örgütleri, yurt dışında Türkiye aleyhine yabancı devletler nezdinde faaliyet yürütmektedir. Türkiye’nin terör örgütü ile mücadelesini zorlaştıran sıkıntılardan biri de budur.

Londra’da öldürülen eski Rus ajanı Aleksander Litvinenko, Aslan Usoyan’dan sonra Rus mafyasının lideri konumunda olan Genç Şakro’nun da PKK’ya silah sattığını açıklamıştı. Bu şerefsiz, 13-14 Temmuz tarihlerinde Moskova yakınlarında lüks malikanesinde saklanmakta iken yakalanmıştı. Eğer araştırılırsa, Öcalan’ın Moskova yakınlarında kaldığı malikanenin burası olma ihtimali de yüksektir. Genç Şakro, yerine geçtiği Dede Hasan’ın da yakın dostu idi. Asıl adı Zahariy Kalaşov olan Genç Şakro da (Şakro Molodoy) Aslan Usoyan gibi Tiflis doğumludur; mafya dünyasına bizi şaşırtmayacak şekilde hırsızlıkla girmiştir. Kişisel serveti 200 milyon dolar civarındadır.

İspanya’da Rus mafyasının kara parasını aklayan Zahariy Kalaşov’a 2005 yılında operasyon düzenleyen İspanyol polisi, operasyona “Eşek Arısı” kod adını vermişti. Bana göre “eşek” ifadelerini kullanmaları manidardır! Diğer mafya liderlerini satmış olacak ki, hepsi yakalanmış, bu eşek de Birleşik Arap Emirliklerine kaçmış, 2006 yılında İnterpol aracılığıyla yakalanarak İspanya’ya teslim edilmişti. Uluslararası kuruluşların teröre müdahale etmesi için, Türkiye harici bir ülkenin canının yanması gerekiyor demek ki!

ABD’nin Madrid Büyükelçiliğinden sızdırılmış 8 Şubat 2010 tarihli bir belgede, İspanyol Başsavcı Jose Pepe Grinda Gonzales’in ABD’ye İspanya’daki Rus mafyası hakkında verdiği bilgiler yer almaktadır. Belgeye göre, Rusya devleti Zahariy Kalaşov önderliğinde Rus mafyası aracılığıyla PKK’ya silah satmıştı. Bu satış, Boris Yeltsin zamanında gerçekleşmişti. Kalaşov da sorgusunda terör örgütüne silah sattığını kabul etmiştir.

Gelelim tekrar Aslan Usoyan’a…

Aslan Usoyan, 16 Ocak 2013 tarihinde, Moskova’da yemek yediği bir Azerbaycan Türk’ünün restoranından çıkarken, yan binalardan birinden açılan keskin nişancı ateşiyle geberdi. Ölümünün ardından da çok sayıda iddia gündeme geldi.

Aslan Usoyan, PKK’nın Avrupa’daki sorumlularından Sakine Cansız’ın Paris’te Kürdistan Enformasyon Bürosunda öldürülmesinden sadece 7 gün sonra öldürülmüştür. Sakine Cansız’ın da gebermesinden sonra Türkiye’de hümanistler her zamanki gibi zırvalamaya ve romantik laflar etmeye başlamıştı. “Bir kadın nasıl öldürülebilir?” gibi laflar eden hümanist soytarılar, bu kadının çok sayıda insanın katledilmesinden sorumlu PKK’nın kurucularından olduğunu örtbas etmeye çalışıyordu. Öcalan maymunu için kendini yırtanlar, Sakine Cansız’ın o maymun tarafından sürgün anlamına gelen Avrupa görevine gönderildiğini de kimseye anlatmadan hümanist edebiyatına devam etti.

Aslan Usoyan’ın gebermesi örgüt içi çatışmaya dayandırılmaktadır. Kendisi “savaşçı”, Sara kod adlı Sakine Cansız da “barışçı” kanattaydı.

Bir diğer ihtimal de, Soçi Olimpiyatlarının kaymağını kimin yiyeceğine dair Rus mafyasında sorun yaşanmış olmasına dairdir. Ded Hasan, 2014 olimpiyatları için daha 2008’de Rus mafya liderlerini bir araya toplayarak kaymağı adilce paylaşmayı teklif etmişti. Aslan Usoyan’ın, payını beğenmeyen ya da payının verilmemiş olduğunu düşünen diğer mafya örgütlerince öldürüldüğü söylenmektedir.

Netice itibariyle…

Virüs her tarafa yayılmış durumdadır. PKK’nın dayanak noktalarından biri de işte bu yurtdışındaki Kürt mafya örgütlenmeleridir. Boynuna şal diline hümanizm dolayan tipler, Türkiye’de derin devlet tartışmaları olunca cin çarpmışa dönüyor. Ancak konu PKK dahil olmak üzere Türk devletine karşı her türlü örgütü finanse eden ve Avrupa’nın bir numaralı uyuşturucu kaçakçısı olan Behçet Cantürk’e gelince de hümanist nutuklar atmaktan çekinmiyor. Cantürk’ün leşinin taşındığı cenazeye, ünlüler camiasından ve terör sempatizanlarından çok sayıda hain katılmıştı, kimse çıkıp da “Bu rezalet de nedir hani hukuk devleti!” diye isyan etmedi.

Devletinse en basit görevi terörü yok etmektir. Ancak devletin her kademesine sızmış virüsler, devleti halsiz düşürmektedir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone