Kahve Komploları

2005 yılında Türk istihbaratı tarafından bir anket çalışması açığa çıkarılmıştı. 2006’nın ilk ayında da bu çalışma çeşitli gazete ve dergilerde yer bulmuştu. Ben de sürekli okuduğum haftalık bir dergide bu çalışmayla ilgili habere rastlamıştım. Habere göre CIA Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkelerinde komplo teorileri konusunda bir anket yapmış, Türkiye’de de bu anket bir astsubay sayesinde açığa çıkarılmıştı.

Ankette “TV dizilerinde veya filmlerde konu edilen ve Türkiye’yi yönettiği söylenen dış güçlere inanıyor musunuz?”, “Türkiye iç yönetimi bağımsız mıdır, dışa bağımlı mıdır?”, “Büyük Ortadoğu Projesi Türkiye’yi nasıl etkiler?”, “ABD’ye karşı İslam ülkelerinde bir ittifak kurulmalı mı?” gibi sorular sorulmuştu.

CIA’nın anket sonuçlarına göre yaptığı tespit şuydu: “Türkler psikopatik ölçüde komplo teorilerine inanıyor.”

Psikiyatr Prof. Dr. Özcan Köknal ise aynı haber üzerine: “Türklere ‘psikopatik’ tanısı koyan bu anketin geçerliliği yok. Çünkü dünyada tanı ölçütleri değişkendir.” demişti.

Açıkçası o zamanlar ben de ABD’nin kendini aklamak, sütten çıkmış ak kaşık rolü yaparak hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi davranmak, gerçekleri örtbas etmek ve Türkiye’deki siyasi havaya yönelik politika belirlemek için bu anketi yaptırdığını düşünmüştüm. Gerçekten de esas amaç böyleydi.

Fakat artık görüyoruz ki gerçekten komplo teorileri psikopatik ölçülere geldi ve kahvehaneler birer düşünce kuruluşu (!) gibi çalışmaya başladı.

-2023’te bor üreteceğiz. Lozan’ın süresi dolsun…

-Uçak yapacağız ama dış mihraklar müsaade etmiyor. (Müsaade beklersen…)

-Biz aslında Mars’a gittik!

Ve daha mantığa ateş eden, adeta bombalayan birçok teoriler…

Ülker reklamı, Hollanda meselesinde AKP’lilerin takındığı tavır, Amerika Suriye’yi bombalayana kadar Avrupa’yı işgal edeceğimizi sanma, herkesi terörist ilan etme ve daha neler neler…

AKP ve sayın Cumhurbaşkanının işine gelen bu duruma ses çıkarılmıyor. Fakat iş öyle bir noktaya geldi ki bir adım sonrası AKP’nin aleyhine dönmeye başlayacaktır. Halay ekibi gibi linç ekibi oluşturulmuş, bunlar düğünden düğüne gider gibi linçten lince koşuyor. Bir kişi AKP aleyhine yazmaya görsün:

-Seni Tapınak Şövalyesi seni!

-33.dereceden alçak Mason!

-Senin baban Muharrem de Yahudi’ydi!

-Rockefeller’in amcaoğlu olduğunu çık açıkla!

Hepsinin sonuna gelen cevap:

-Ümmetin yükselişini engelleyemeyeceksiniz!

Buna bir de Mevlana’yı başbuğ yapan milliyetçiler eklendi:

-Döne döne Viyana’ya gideceğiz!

Bu linç girişimleri ciddi manada itici olmaya başladı. Öyle ki fanatikleşmemiş AKP’liler bile illallah etmiş durumdadır. “Bir adım sonrası” diye ifade ettiğim nokaya ise aslında çoktan geldik. Takvim gazetesinin yazarı Ergün Diler Suriye’nin bombalanmasıyla ilgili neler yazmış, okumadıysanız okuyun. Yılanın başı kendi kuyruğuna yönelmeye başladı. Hükümet bu saatten sonra ne yapsa çelişkilerdedir.

Bu kafayla ne ümmetin yükselir, ne milletin Viyana kapılarına dayanır. Bir kere sen Suriye’nin bombalanmasına alkış tutup kendi vatandaşına “Seni Haçlı seni!” diye saldıran adamsın. Öz kardeşine siyaset uğruna saldırmak, kendi bindiğin dalı kesmek, kendi önüne çukur kazmakla aynı şeydir. Geç dış mihrakları filan… Tüm bunlar senin akılsızlığının sana bir oyunudur.

Dış mihraklar oturduğu yerden maaşını alıyor.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone