Kandırıldık Edebiyatı

KemalOnalir

Önce Cumhurbaşkanı sonra Başbakan şimdide eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel kandırıldığını söyleyip af dilediler.

Bu mazereti eğitim görmemiş bir adam kullanabilir. İhtiyar bir amca, 5 yaşında bir çocuk yahut akli dengesi bozuk birisi kullanabilir. Fakat devlet yöneten adamlar kullanamaz.

Emrinizde sayısız bürokrat, memlekette uçan kuştan dahî aldığınız vergiler, silahlı kuvvetler ve istihbarat örgütü var. Kendi parti teşkilatlarınız var. Tüm bu donanıma rağmen kandırılıyorsanız kasıt ararız.

Sadece Gülen Cemaatinin değil memlekette yapılanan bütün cemaatlerin amacının ne olduğunu herkes biliyor. Kahvehanelerde bile konuşulan konulardan haberi olmayan bir iktidar, bir kurmay başkanı bizim gibi bir ülke için felaket olarak nitelendirilecek bir durumdur.

Bir çocuğu kandırıp elindeki şekeri alırsınız. Bundan bir süre sonra tekrar kandırmaya çalıştığınızda muhtemelen şekerini vermeyecektir. Bu örnek 5 yaşındaki çocuk içindir. Ve konu ile alakalı olarak doğru bir örnektir!

Peki, bizim efendiler ne yapıyor? AKP’li vekil Yalçın Akdoğan çıkıp; ‘Diğer cemaatler müsterih olsun, bizim meselemiz Gülen Cemaatiyle’ diyor. Diğerleri sızmaya devam edebilir, sızdıysa da işini rahatça sürdürebilir demiş oluyor.

Bu nasıl kandırılmak?

Bülent Arınç, 1975 yılından beri Fethullah Gülen’i tanıdığını söyledi. Aynı Arınç 2001’de AKP’nin kurucuları arasındaydı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek, ‘cemaate tahsis ettiği arazilerin’ hesabını halen vermedi. O hesabı soracak delikanlı savcı bulunamadı.

Devlet kadrolarında iş verdiniz anladık, belediye arazisi vermek nedir? O arazilere dikilen, yurtlar, okullar bugün baskına uğrayan ve gizli odaları her akşam haber olan yerler.

Gerçi ‘Ne istediler de vermedik’ diyen Cumhurbaşkanımız var.

Hiç kimse kusura bakmasın. Kandırılmak böyle olmaz. Karşımızda sistemli bir ihanet var. En tepesinden en alt kademesine kadar göz yumulan bir cemaatin, olgunlaştığına karar vererek devlete saldırması söz konusudur.

Bilge Kağan, Sultan Alparslan, Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Fatih, Kanuni, Mustafa Kemal kandırılmadı. Ve bu kandırılmamış olmak töre oldu. ‘Türk Devletini yöneten adam kandırılamaz’ kaidesi yazısız bir biçimde töremizde yer etti.

‘Kandırıldık’ mazereti Devlet Ricalinin kullanabileceği bir argüman değildir. Kandırılan adam, devlet yönetebilecek bir adam değildir. Devletin haysiyeti, geleneği, onuru vardır. Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkanı bir tek biz değil bütün dünya duyuyor. Ağzından çıkanlar sadece O’nu değil bizi de bağlıyor.

İçten yanmalı Genelkurmay başkanı, Ağlamadan sorumlu başbakan yardımcısı, Gurbet yolu gözleyen Cumhurbaşkanı, Twitter fenomeni Belediye Başkanı ile bu işler olmaz. Siz devlet yönetiyorsunuz. Sıradan bir devleti de değil, Türk Devletini yönetiyorsunuz.

Tabii buna ne kadar yönetmek denilebilirse!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone