1. Sayı

Genç Atsızlar Teşkilatı’nı bu şiirimle selamlıyorum…   Kimmiş Qazaq, Özbək, Cağatay, Azəri?- bilməm Türkəm, Dədə Qorqud ocağından gəlirəm mən. Allahdan ulu kimsəni məbəd yeri bilməm, Haqq əsgəriyəm, Haqq qucağından gəlirəm mən.   Düşmənlə savaşlarda qırılmış qanadından Səkdikcə bu gün Türklüyü sanma ölü artıq. Yox onda işarət düşünüb Türklük adından Zənn etmə qırılmışsa sağalmaz beli artıq. […]

Devamını Gör

Bu sayımızda Sekelistanlı ressam Júlia Dávid ile yaptığımız röportaja yer vereceğiz. Erdel’ in ortasında Marosvásárhely şehrinde doğan ressam, sanat hayatında Turan mitolojisi ve kültürüyle ilgili eserler vermekte ve eserlerini uluslararası arenada sergilemektedir. Son olarak 23 Eylül’ de Konya’ da Selçuk Üniversitesinin düzenleyeceği resim çalıştayına katılacak ve yaptığı eserler Ekim ayı içerisinde Konya’ da sergilenecek. Kendisi […]

Devamını Gör

SEKELLER, TÜRK DÜNYASINDA VE DÜNYA GENELİNDE NEDEN TANINMIYOR? Sekeller, 1918 yılından beri Romen baskısı ve istilası altında yaşayan bir Türk topluluğudur. Hem kendi geleneklerinden anlaşıldığı üzere ve hem de Macar kayıtlarına göre Sekeller, Hunların torunlarıdır. Fakat Sekeller, Türk dünyasında ve buna bağlı olarak da dünyanın kalanında tanınmıyorlar. 2005 yılına kadar Türk dünyası, kelimenin tam anlamıyla […]

Devamını Gör

Var olan eğitim sistemimiz bildiğimiz üzere; sınavlarla öğrencilerimizin bilgisini ölçmeye dayalı, pratik olmayan, ezberci netice de gençlerimize kalıcı bir şey kazandırmayan bir yapıda olduğu ortadadır. Peki nasıl bir eğitim sistemi oluşturmalıyız? En önemlisi de bu sistemle gençlerimizi topluma her yönü ile nasıl kazandırmalıyız? Bu sorulara cevap verebilmemiz için, gerçekçi bir bakış açısı ile sistem oluşturacaksak […]

Devamını Gör

Yeryüzündeki bütün milletler için önem arz eden unsurlardan biri, tarih değeridir. Tarih; hem geçmişe ışık tutan bir fener, hem toplumun kendisini tanımasını sağlayan bir ayna hem de geleceği inşa ederken başvurulacak bir kılavuzdur. Bunun için, feneri en karanlık noktaya, o noktada ne belireceğinden korkmaksızın tutmak gerekir. Buğudan, kirden arınmış bir aynada kendini tanımak, buğuyla, kirle […]

Devamını Gör

           Promete Hareketi; 1926-1939 yılları arasında varlığını sürdürmüş, kuruculuğunu Polonyalı devlet adamı Mareşal Jozef Pilsudski’nin yaptığı siyasi bir harekettir. Hareketin amacı; Türkler de dâhil olmak üzere Sovyet karşıtı milletlerin bir araya gelerek, mevcut düzenin kendilerine verdiği zararları en aza indirip, iyileştirme çalışmaları yapmaktır. Rus ya da Slav olmayan Kırım, Kafkasya, Orta Asya halklarının bir […]

Devamını Gör

“Yeni bir medeniyet tasavvurumuz olmalı” fikrinin, yanlış giden, beğenilmeyen bir durumun neticesi olarak doğmuş olduğu muhakkak. Buradaki “yeni” sıfatının da eskisinden farklı, taze, daha önce bilinmeyen, duyulmayan anlamında kullanıldığı da açık. Ama konu medeniyet olunca, eski-yeni gibi tabirlerin kullanışında bir anlam kayması oluyor. Kuşkusuz bu iddianın sahiplerinin ana meselesi bu tür terminolojik kaygılar değil. Sadece […]

Devamını Gör

  Orta Asya’ya en eski zamanlardan bu yana hâkim olan sosyoekonomik yapı ve iklim koşulları Türk’ün genetik kodlarına sert bir mizacı eklemiştir. Beraberinde, savaşçılığa ve göçebeliğe dayanan bir hayat, bu koşullara da bağlı olarak, kaçınılmaz hâle gelmiştir. Savaşçılığa ve göçebeliğe dayanan toplulukların tarihinde, askerî açıdan en güçlü olan ve bunun yanında, devlet işleri noktasında teşkilatçı […]

Devamını Gör