10. Sayı

Anayasa; bir hukuk sistemi içindeki en üstün yasadır. Devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirten, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı doküman, devletin temel kanunudur. Anayasalar devletlere göre biçimsel olarak farklılıklar gösterebilir. Bir devlet yazılı ya da yazısız anayasaya sahip olabilir. Türk tarihine bakıldığında bu iki türü de görmek mümkündür. Anayasanın yazılı hale gelmesi […]

Devamını Gör

Türk milliyetçisi sanatçı olmanın ‘suç’ olarak algılandığı söyleyen Yıldızdoğan, “Her şeye rağmen ne Türklüğümüzden, ne ülkümüzden, ne de ideallerimden taviz vermem” dedi. -Sayın Yıldızdoğan, öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? -Asıl ben teşekkür ederim sevgili kardeşim. Kendimi kısaca tanıtmaya gelince bunu pek fazla beceremiyorum. İnsanın kendisini tanıtabilmesi için ilk […]

Devamını Gör

  Türkiye’de hemen her tartışma, herhangi bir alt yapıya sahip olmadan, konuya hakim olma gereği duyulmadan yapılır. Bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak tartışmalar kör dövüşünden öteye gidemez. Nükleer enerji meselesi ise, insanların neredeyse hiçbir şey bilmediği ancak son derece katı fikirlere sahip olduğu bir konudur. Milli menfaatleri her şeyin ötesinde tutan Türkçülerin meseleye yaklaşımı kalabalıktan […]

Devamını Gör

Yüzyıllar önce Orta Asya bozkırlarında yaşayan ecdadımız, zor hayat şartlarına karşı savaş veriyordu. Yaşadıkları yer ağır karasal iklime sahip, sıcak gün sayısı az olan bir yerdi. Otlak bulmak, bulunan yeri korumak, kışa, soğuğa karşı hazırlıklar yapmak, zor kış şartlarını en az zarar ile atlatmak, düşmanlara karşı dikkatli olmak gibi birçok zorluk onların hayatlarının bir parçasıydı. […]

Devamını Gör

  İbrahim Alpaslan GAVAZ Japonya… Türkiye’nin konumuna bakıldığında, mesafe açısından bizlere oldukça uzak bir ülke. Ancak kültürel, tarihsel, linguistik, antropolojik ve diplomasi açısından bizlere oldukça yakın. Özellikle Ural-Altaylı yani Turan Kültür ve Etnik Dairesi mensubu bir millet olması ile bizlerin oldukça ilgisini celbeden bir coğrafya. İki milletin yani Türkler ve Japonların arasındaki samimi ilişkileri de […]

Devamını Gör

Ermeniler, Anadolu’ya 1022 yılında, topraklarını feth eden Bizans imparatoru tarafından sürüldü. 24 yıl sonra da hanedan ailelerinin tamamı Bizans İmparatoru tarafından katledildi. Biz Anadolu’ya geldiğimizde, ilahiler okuyarak, sevinç gösterileri yaparak “hoş geldiniz” demelerinin nedeni budur. Bu yalakalıkları ve dalkavuklukları nedeniyle, 1054’te Selçuklulardan özerlik aldılar. Karakterde ihanet bulununca, arkadan vurmayı meslek haline getirmişler. 1098 yılında, vatanımıza saldıran haçlı ordularının saflarına geçtiler. Türk’ün […]

Devamını Gör