3. Sayı

Gerek dünyada gerekse ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği konusunda atılması gereken son derece hayati adımlar olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Bilindiği üzere işçiler, iş kazaları ve meslek hastalıklarının birinci muhatabı ve mağduru olmaya devam etmektedir. Meslekî eğitim sistemi ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri yetersiz olduğundan işçiler iş güvenliği hizmetlerinden gereğince faydalanamamakta, iş sağlığı ve […]

Devamını Gör

Başka Bir Ekonomik Model Hakkında Birkaç Söz Korporatizmde loncalar, meslek örgütleri gibi kümeler (korporasyonlar) bulunur. Bu alt sistemler birbiri ile ekonomik ilişkiler içindedir. Korporatizm toplumsal sınıfları ve sınıf ayrımını reddeder, dolayısıyla işçi sınıfı da işveren sınıfı da yoktur. Hepsinin hakları, ücretleri, vergileri vb. devlet tarafından belirlenir, kontrol edilir ve korunur. Korporatizm özel mülkiyete ve girişimciliğe […]

Devamını Gör

Cumhuriyet tarihinin en utanç verici davası, bilindiği üzere 1944-45 ırkçılık-Turancılık davasıdır. Utanç verici olmasının tek nedeni ise; o mahkemede şahısların değil Türklüğün, milli şuurun, vatan aşkının yargılanmış olmasıdır. Yüreğinde milletinin aşkını taşıyan vatan evlatlarının tabutluklara atılıp, günlerce dayanılmaz işkencelere maruz kalması ve bu işkencelerin tek sebebinin o vatan evlatlarının ırkına olan sevdası olması kabul edilebilecek […]

Devamını Gör

  Türkçülüğü muadili olarak gösterilen Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık gibi akımlardan ayıran en temel hususlardan biri de çıkış noktasıdır. Söz konusu diğer akımlar önce siyasi fikir olarak ortaya çıkmış, ardından bu siyasi akımları besleyen ‘güdümlü’ edebiyatlar oluşturulmuştur. Siyasi umdeleri belirlenmiş disiplinli bir program olarak yirminci yüzyılda beliren Türkçülük, diğer akımların aksine, önce dil ve edebiyat alanında […]

Devamını Gör

  “Orta Türkçe” olarak adlandırılan Karahanlıca (Bir diğer adıyla Hakaniye) dönemi, 10. ve 12.yüzyıllar arasında sürmüş olmasına rağmen, bu dönemde ortaya konmuş olan eserler, hala birçok araştırmacının ilgi odağıdır. Tarihte ve günümüzde, bu dönemde ortaya konan eserler birçok kereler istinsah edilmiş, içerikleri birçok çeşitli çalışmalara konu olmuştur. 15.asrın ilk yarısı birçok tarihçi tarafından “Türkistan Rönesansı” […]

Devamını Gör

  Burada, “100.yılında nasıl bir Türk Ocakları istiyoruz?” gündemiyle bir araya geldiğimiz toplantımızda, münhasıran, “kimlik” konusundaki bazı tespitlerimi aktarmak istiyorum. Yıl 2011 ve hâlâ beş bin yılın Türkleri, bizler, “biz kimiz?” konulu sempozyumlar yapıyor, dünyanın bu büyük muamması! Türkler hususunda deyim yerindeyse iman tazelemeye çalışıyoruz. Kendini tarifte bu denli zorlanan dönüp dönüp tariflere girişme ihtiyacı […]

Devamını Gör

Gagauzlar toplu olarak Moldova Cumhuriyeti’nin güney tarafında, Bucak denilen bir arazide, Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nde yaşamaktadırlar. Gagauzlar Moldova nüfusunun %4’ünü  teşkil etmektedirler. Sayıları 170 bin civarında olan bu halkın dili Anadolu Türkçesi’ne çok yakındır. Gagauzlar Hristiyanlığın Ortodoks mezhebine bağlıdırlar. Gagauzların tam sayısı 300 bin civarındadır.Yayılma coğrafyası geniştir. Kuzeydoğu Bulgaristan‘da (30 bin), Romanya’da (1500), Ukrayna‘da (35 bin), Yunanistan’da (30 bin), Kazakistan’da […]

Devamını Gör

  Günümüzde Türkiye’de bulunan soydaşlarımızın büyük bir bölümü Selçuklu İmparatorluğu’nun 1071 yılında Sultan AlpArslan’ın kazandığı Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya günümüz İran adlanan ülkeden göç ederek konuşlanmışlardır. Değerli Türk tarihçi ve arkeologların çalışmaları ise 1071 tarihinin Türklerin ilk kez Anadolu’ya gelişi olmadığını savunmaktadır. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan Türk taş yazıtları ecdadımızın çok daha önceler bu […]

Devamını Gör