Yusuf Düzgören

Genel seçim havasında bir yerel seçim hatta sadece bir yerelin seçimini yaşıyoruz. Emekleme dönemini bir türlü aşamayan Türk demokrasisi bir süre daha bu seviyeden ileri gidemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Sonradan görme zenginler gibi zamanında azınlık olanlar, ezilenler, hakkı yenenler iktidarı ele geçirdiğinde geldikleri yeri unutup kendinden olmayanları kendinden beter hale sokma çabası da ayrı […]

Devamını Gör

Herkesin hayatta en sevmediği üç şey vardır. Buradaki şey sonsuz olasılığı ifade eder. Sonsuz durum ve nesneden en sevdiğin veya sevmediğin üç taneyi seçebilmek çok zor bir iştir. Uzun uzun düşünme ve gözlem gerektirir. Bu üç şey bana sorulacak olsaydı diğer ikisi için uzunca düşünmem gerekirdi ama bir tanesini hemen söyleyebilirdim: Tutarsızlık. Söylediklerin birbirine ve yaptıklarına […]

Devamını Gör

Toplumun karakteri yöneticilerin karakterini belirler. İnsanlar hakettiği şekilde yönetilirler. İdeal belediye başkanı, milletvekili, devlet yöneticisi profili nasıl olmalı diye sorsalar hemen sıralarız: Dürüst olacak. Önce milletini ve devletini düşünecek. Güvenilir olacak. Verdiği sözleri tutacak. Aydın olacak. Cahil olmayacak. Alçakgönüllü olacak. Bu liste uzar gider ve hepsini karşılayabilen insan profili ancak gerçek dışı bir hayale dönüşür. […]

Devamını Gör

7 Mart 2017’de “Müjdat Gezen” kafası diye bir yazı yazmıştım. O yazıda Yılmaz Özdil, Uğur Dündar gibi sözde aydınların ROK’tan, Nihat Doğan’dan farkı olmadığını söylemiştim. Bir kaç kişi Yılmaz Özdil’i, Uğur Dündar’ı bunlarla kıyaslamamı eleştirmişti. O zaman bunu eleştirenler şimdi Yılmaz Özdil’i Cübbeli Ahmet’le kıyaslıyorlar. “Yanmaz kefene karşı özel ciltli M.Kemal kitabı” diyorlar. Türkiye’de Damat Ferit […]

Devamını Gör

Bilim insanları ve areologlara göre günümüz insanı 70.000 yıl önce bilişsel devrimle diğer insanlardan ayrışarak farklı bir cins oluşturmuş. Bilişsel devrim ile birlikte zamanla diğer canlılara hükmetmiş, doğayı kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye başlamışlardır. Yaklaşık 60.000 sene yaşamlarında çığır açıcı bir sıçrama gerçekleştiremeden avcı toplayıcı hayatı yaşadıktan sonra M.Ö. 10.000’lerde tarım devrimiyle insanın varlığı bambaşka bir […]

Devamını Gör

İngilizcesi “domestication” olan “evcilleştirme” sözcüğünün kökeni Latince “domus” kelimesinden türetilmiştir. Domus “ev” demektir. Yani, evcilleştirme = evde yaşayan demektir. Bundan 11.000 yıl önce tarım devrimi olana kadar insanlar olarak evlerde yaşamıyorduk. Yerleşik hayatımız yoktu. Avcı toplayıcı olarak varlığımızı sürdürürken, Apple’ın ilk adımları atıldı. Yani, akıllının biri neredeyse sadece Mezopotamya’da bulunan, alelade bir ot olan buğdayı […]

Devamını Gör

Yenisey Irmağı bile soğuktan donma noktasına gelmiş olmasına rağmen civar halkı bir telaş içerisinde, heyecanlı bir koşturmayla geceye hazırlanıyor. Akçamlar yerlerde sürüklenerek çadırlara taşınıyor, kaz çobanlarıyla pazarlıklar yapılıyor, en besili kazlar seçilip otaklara götürülüyor, ihtiyarlar ocak başında balalara masallar anlatıyorlar… Hava kararmaya başladığında akçamların süslenmesi iyice bitiyor, kaz etleri ocakta nar gibi kızarıyor, komşular, akrabalar […]

Devamını Gör

1860’larda başlayan ve 1915’de nihai sürgünle sona eren Ermeni meselesinin fiili boyutu 1915’den beri teoride devam etmekte ve Türk milletini tehdit etmekteydi. Günümüze kadar ki dönemde şaşırtıcı bir şekilde devlet adamlarımız bu konuda fire vermemişlerdir. 2009 yılında hükümetimizin Ermeni açılımı bizleri korkutsa da Türk milletinin çıkarlarına ve tarihi gerçeklerin aksine hareket edilmemiştir. 2015 yılı Ermeni […]

Devamını Gör