Kayıt Dışı Ekonomi

Rasim-Topcuoglu

Kısaca kayıt dışı ekonomi; devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen ve geçirilmesi için denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Biraz daha detaylı şekilde görmek için Prof. Dr. Türkmen DERDİYOK’un tanımına göre kayıt dışı ekonomi:

Ekonomik faaliyetlerin fiilen gerçekleşmiş olmasına rağmen bu faaliyetlerle ilgili kayıtların tutulmaması olarak nitelendirilen kayıt dışı ekonomi, kamu idarelerinin denetimi dışında kalan her türlü ekonomik işlem ve faaliyetlerdir. Diğer bir ifadeyle kayıt dışı ekonomi resmi kayıtlara girmeyen, kanuni belgelerle belgelendirilmeyen, yetkili kamu organlarınca normal kurallar çerçevesinde kontrol edilemeyen ve milli gelir hesaplamalarında dikkate alınmayan ekonomik işlem ve faaliyetlerin tamamıdır. Genel olarak bir tanım yapmak gerekirse, kayıt dışı ekonomi, gayri safi milli gelir hesaplarını elde etmede kullanılan bilinen istatistik yöntemlerine göre tahmin edilemeyen ve gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür.

Kayıt dışı ekonomi ne kadar büyürse ekonomi bir o kadar küçülür. Kayıt dışı ekonominin büyümesiyle  ilgili Prof. Dr. Cihan DURA:
‘’Kayıt dışı ekonomisinin en fazla büyüdüğü ülkeler; enflasyonun sürekli olduğu, haksız ve spekülatif kazançların arttığı, gelirin adaletsiz dağıtıldığı, ekonominin denetim dışı kaldığı ülkelerdir.’’ demiştir.

Kayıt dışı ekonomiye yönelme ile alakalı ise Şinasi Aydemir:

Kayıt dışı ekonomiye yönelmenin temel sebebi, insanların gelirlerini arttırma istekleridir. Gelirlerini arttırmak isteyen insanlar, faaliyetlerinin bir kısmını ya da tamamını kayıt dışında tutarak bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden vergi ödemeyerek gelirlerini arttırmış olurlar. Türkiye’de gelir dağılımında aşırı bir adaletsizlik söz konusudur. Gelirden düşük pay alan grupların gelirlerini artırmak amacıyla ek işlerde kayıtsız şekilde çalışmaları kayıt dışı ekonominin büyümesine neden olmaktadır. Kayıt dışı faaliyetlerin kayıtlı faaliyetler karşısında sağladığı avantajlar kayıtlı ekonomiden kayıtsız ekonomiye doğru gidişin ortamını hazırlamaktadır.

Prof. Dr. Mustafa Ali SARILI, kayıt dışı ekonomiyi ele aldığı bir makalesinde kayıt dışı ekonominin boyutlarının artmasının nedenlerini şu şekilde aktarmıştır:

Türkiye’de kayıt dışı ekonominin boyutlarının artmasının nedenlerinden biri de siyasi yapıdır. Gelişmiş ülkelerin demokrasilerinde, devletin vatandaşı denetlemesinin yanında, vatandaş da devleti denetleme hakkına ve yetkisine sahiptir. Türkiye’deki demokrasi anlayışına göre ise, kanunlara tabi olanlar ve kanunları uygulayanlar, kanunların oluşumuna katılamamakta ve ayrıca vatandaşlar da devleti denetleme hakkına sahip olamamaktadırlar. Kanunların oluşumuna katılamayan veya kanunların uygulanmasını denetleyemeyen vatandaşlar, tepkilerini kayıt dışı faaliyetlere kayarak ortaya koyabilmektedirler. Devlete bağlılığın azalması, bir diğer deyişle devletin saygınlığını yitirmesi, ekonomik faaliyetlerin kayıt dışında tutulmasının toplum tarafından hoşgörüyle karşılanmasına neden olarak kayıt dışı ekonominin gelişmesine yol açmaktadır” Eğitim ve kültür seviyesinin düşüklüğü, enflasyon ve işsizlik oranının yüksekliği ve kişi başına düşen gelirin düşüklüğü kayıt dışı ekonomiyi arttıran diğer nedenlerdir.

”Dünya genelinde yapılan araştırmalarda da görülüyor ki, kayıt dışılığı oluşturan çeşitli mikro ve makro faktörler söz konusu. Örneğin, yolsuzluk belirleyici bir unsur. Yolsuzluğun bir ülke siyaseti veya ekonomisinde yaygın olması kayıt dışı olmayı doğrudan etkiliyor. Ayrıca Law and Order diye bir endeks var, yani bir ülkede hukuk kurallarının uygulanıp uygulanmadığı kayıt dışını etkileyen bir diğer unsur.

Son yıllarda yayımlanmaya başlanan Dünya Değerler Anketi’nde de yer alan Public Trust  ya da Kamusal Güven önemli faktörlerden bir başkası. Kurumlara, kişilere güvenin düşük olduğu ülkelerde kayıt dışılık yükseliyor. Ayrıca vergiler ve kamu harcamalarının nasıl yapıldığı kayıt dışılığı etkileyen çok önemli bir diğer unsur.”

‘’Basit Kelime Oyunlarıyla İktisat’’ başlıklı yazımızda belirttiğimiz bazı kelime oyunları yine karşımıza çıkmaktadır. Kayıt dışı ekonominin oranının azaldığıyla ilgili yapılan haberlerde kullanılan veriler şu şekildedir:

Türkiye’de kayıt dışı ekonominin GSYİH’ya oranı 2002 yılında %32,4 iken bu oran 2011 yılında %27,7’lere kadar gerilemiş durumda.

Gördüğümüz gibi yine oranlarla bir kıyaslama söz konusu. Yukarıdaki istatistiki bilgilere göre kayıt dışı ekonomi oran olarak azalmış gibi gözüküyorken olayın gerçek yüzüne bir daha bakalım. 2002 yılında Türkiye’nin GSYİH tutarı yaklaşık 230 milyar dolar, 2011 yılı için ise bu rakam 773 milyar dolar. Yani kabaca bir hesapla 2002’deki kayıt dışı ekonomi büyüklüğü 74 milyar dolar iken 2011’de bu tutar 214 milyar dolara yükseliyor. Yani olaya veya rakamlara hangi pencereden baktığımız yine farkı ortaya çıkartıyor. Sonuç olarak Türkiye’de kayıt dışı ekonomi sürekli büyüyor sadece büyüme hızı yavaşlıyor.
Devleti yöneten bazı kimselerin dediği ‘’Suriyeliler, ülkemizde eksik olan işgücünü ortadan kaldıracak.’’ gibi saçma sözlerin yerine doğrusunu şu şekilde belirtelim:

Mülteci göçü, Türkiye’de kayıt dışı ekonomiyi artıracak.

 

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone