Kendi Adınıza Konuşun-Yılbaşı Katliamı

Siyasal İslamcılarda ne komplo biter, ne iftira… Yüzsüzlük, pişkinlik de cabası… Sosyal medyada “Sağlık Bakanlığı bu gönderiyi paylaşana araba veriyor.” diyenlere kanan adamlar, memleketin dünü, bugünü, yarını için kimseye konuşma fırsatı vermiyor; bir de kafasına göre kimini İsrailli, kimini ABD ajanı, kimini din düşmanı, kimini de Mason ilan ediyor. Hatta bazen o kadar abartıyor ki kafası karışıp aynı kişiyi birbirine zıt kelimelerle itham edebiliyor.

Bir de “Bize filancayı unutturdular.”, “Bizi aldattılar, uyanın…” muhabbeti de aralarında oldukça yaygındır.

Ama biz diyoruz ki kendi adınıza konuşun!

Biz ne tarihi delilerden, ne inandığımız dini putlaştırılmış İngiliz uşaklarından öğrendik. Sokağa çıkarken aklımızı yanımıza almayı unutmadığımız için sizin kadar şansız değildik; hiçbir art niyetli bizi vatan, millet için hizmet etme vaadiyle kandırıp karanlık odaların uşağı yapamadı. Çok şükür değer verdiğimiz dava büyüklerine sonradan “Tanıyamamışız.” deme gibi bir utancımız da olmadı. Bu yüzden kendi adınıza konuşun. Aldatılan da sizsiniz, uyuyan da… Uyandırma görevi sizin haddinize değildir.

Mesela Kut’ül-Amare’yi unutturduklarını iddia ediyorsunuz. Katiyyen yalandır! Türkçüler Kut’ül-Amare’yi de Halil Paşa’yı da gayet iyi tanır, daima yad ederdi. Siz uyuyordunuz.

Mesela FETÖ’nün kirli çamaşırlarını ortaya çıkardığınızı iddia ediyorsunuz. “Aldatıldınız.” diye pişkinlik yapıyorsunuz. Bu da külliyen yalandır! Siz aldatıldınız! FETÖ denilen ihanet topluluğu daha ortaya çıkmadan onun fikri temellerini tespit edip mücadeleye girişen Atsız ve onun izinden giden Türkçülerdir. Siz hala FETÖ’nün ne olduğunu, amaçlarını, ne faaliyet yürüttüklerini saptayamıyorsunuz. Bazen işin içinden çıkamayınca bazen de muhalif bir kimseyi görünce kripto damgası yapıştırmakla yetiniyorsunuz. Zaten kendi yapıştırdığınız damganın ardında da duramıyorsunuz. Siz gözünüzü bilerek veya gafletten kapatırsanız, bütün düşmanlarınız kripto olur.

Mesela Türk diline, Türk tarihine, Türk kültürüne yapılan saldırılardan milleti haberdar ettiğinizi iddia ediyorsunuz. Asla! Siz sadece tarihi tahrif edenlere karşı tarihi tahrif etmeye devam ederek cevap veriyor, onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Türkçüler her türlü saldırıyı bertaraf etmeye devam ediyor. Yukarıda bahsettiğim Türk unsurlarına yapılan saldırılarda olduğu gibi…

Hala Lozan’ın bir süresi olduğunu, o sürenin dolacağını umut ve iddia ederek milli mücadele verdiğinizi iddia ediyorsunuz. Memleketin bağımsızlığını sorgulatarak milli mücadele vermek de uyku halinin, aldatılmanın verdiği bir hezeyandır. Siz bu millete ikinci bir “Ergenekon” yaşatmaya kalktınız! Fakat bu millet bir değil, iki değil, sayısız Ergenekon’dan çıkıp dünyaya hükmedecek kabiliyettedir. Bütün düşmanlığınz bu kabiliyetedir, bunu yok etmek istiyorsunuz. Ancak Türkçüler buna izin vermeyecektir.

Siz uyanmış gibi, aldatılmış gibi yapmaya devam edin. Ancak sakın Türkçüleri kandırmaya kalkmayın. Sakın Türkçülere nasihat vermeye kalkmayın. Başkalarını kandırmaya çalışarak kendinizi kandırmaya devam edebilirsiniz.

Sizin “Bizi uyuttular, bizi kandırdılar.” dediğiniz kim varsa, Türkçüler onlarla ezel-ebed savaş içerisindedir. Siz kendi uykunuzun, kendi aldatılmışlığınızın utancını yaşayın. Tabi yüzünüz kızayorsa, biraz ar ediyorsanız…

***

Yazıyı yazdığım sırada üzücü bir terör saldırısı daha gerçekleştiğini öğrendim. Günlerdir yılbaşı ile Noel’i birbirine karıştıran serserilerin tohumlarını attığı bir katliam gerçekleştirildi. Düşmanın şarjörünü cehaletiyle dolduran bu serserileri yok etmeden terörü de kolayca bitiremeyiz.

PKK konusunda da IŞİD konusunda da hem duygusal hem de fikirsel anlamda milleti zaafiyete uğratan, terörle mücadeleyi siyaseten baltalayan kitle siyasal İslamcılardır. Yalan tarih yazmanın, tarihi tahrif etmenin en acı sonuçlarını yaşamaya başladık. Şöyle ki Türkiye ve Türkler hiçbir zaman İslamcıların anlattığı kimseler olmadı. Bu topraklarda namazını kılan da içkisini içen de her zaman var oldu. Bilhassa Osmanlı -hatta tevarihnamelere bakılırsa Fatih- döneminde Türklerin meyhaneden çıkmadığını bildiren kayıtlar vardır. Toplumun birbirine saygı duyduğu o dönemlerde millet bugünkinden daha huzurluydu.

Zamanında IŞİD konusunda görüşlerini sorarak tarttığım bir ahmak, Suriye ve Irak’ta Türkmen çocukların kafasının bu vahşiler tarafından kesildiğini söylediğimde önce IŞİD’e lanet etmişti. Daha sonra kasten IŞİD’in Türkiye’ye gelip Alevileri keseceğini söylediğimde ise “Gelsin, gelsin, güzel olur.” demişti. Sorsan Türkçüler bu milleti bölmeye çalışıyor. Sorsan Müslüman olduğunu beyan eden herkes Türk’tür; şusuyla, busuyla bir olduğumuzu anlatan reklamlar çekilir. İşte siyasal İslam budur. Siyasal İslam dün geceki katliamı Allah adına yaptığını sanan şeytani Amerikan düdüğüdür.

O düdük yüksek sesle ötmüyor, Türk evlatlarının kulağına sinsice fısıldıyor: “Türkiye’de şeriat yok, Türkiye’de yaşayanlar Allah’a isyan etmiştir. İstiklal marşı okununca oturun; Türk bayrağı görünce yerinden sökün! Türk devleti, Türk askeri, Türk polisi düşmandır.”

Böylece kendi vatanına düşman bir nesil yetişiyor. İşte IŞİD de budur.

IŞİD’in temelleri nerede mi atıldı?

Bunu 1980’de Konya’da meydana gelen olaylara katılanlara sorun. Erbakan Hocalarının da gelişiyle coşan kitle, İstiklal marşı okunurken oturmuş, Türk bayrağına da put simgesi diye el uzatmıştı. Devlet ve TSK Erbakan Hocanıza zulmetmişti; yoksa o tank motoru yapan bir dehaydı değil mi?

Tabi… Bitmeyen masallarınız uyutmuyor, gaflete düşürüyor.

Dipçe: O günkü mitingin adı “Kudüs’ü Kurtarma” mitingi idi. Bugün olduğu gibi o gün de Filistin’i, Kudüs’ü bahane ederek toplanananlar Türk devletine kin kusmuştu. Dini kendine uyduran, silah üretemeyince düşmanın silahını alıp “Düşmanın silahıyla silahlanın.” hadisine sarılan, yılbaşı kutlayan insanların bu eylemlerinden yola çıkıp Kur’an’ın katiyyen yasakladığı cennet/cehennem hükmü veren bu kitle Türkiye’nin başındaki en büyük beladır. Hangi dine inanıyorsanız inanın, dininizi kendiniz öğrenin. İngiliz imamlarına, Amerikan düdüklerine fırsat vermeyin.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone