Kilise Bekçisi İmamlar

Televizyonlara çıkıp karikatür dergilerine ucuz çizimler yapıp “Şeytan bir kere “hayır” dedi!” diye mesleğini adice ve alçakça kullananları gördüğüm zaman aklıma “Akdamar” kilisesi onarımının yapıldığı; Hristiyan gayrı Türklere taviz verilirken Sevgi Erenerol gibi değerli insanların yargılandığı günler geliyor. O günler aklıma geldikçe de “Demek ki trajikomik filmlerde anlatılan din tüccarı karakterler gerçekmiş.” diyorum.

Tabi gözünü kapatan, gerçek haklıyı görmezden gelip haksızın peşinden giden ahali de…

1915’te, Akdamar’da ne olmuştu?

1915 yılında Ruslar Van’ı ele geçirdi. Tabi ki Ermeni müttefiklerinin de yardımıyla… 50 Türk kadını, adice kullanılmak üzere Van Gölü’nde bulunan Akdamar kilisesine götürülürken, namusunu korumak için kendini göle atmıştır.

Bizim kilise bekçisi imamlar ne yaptı?

Kiliseyi bir güzel onardı. Ermenileri getirtip 100 yıl sonra ayin yaptırdı. Aynı gün de “Ayinler sürerken katledilen Türkler de başka bir oluşum tarafından anılacak.” dendi.

Katledilen 80 bin Türk’ü, böyle anmak… AKP’ye has marifetler silsilesi…

O günler unutuldu, diyemiyorum. Çünkü o günler birileri tarafından görmezden gelindi! Tıpkı bugün de “Şeytan, Allah’a hayır, dedi.” diye şirk koşanları görmezden gelindiği gibi!

Lozan’da madde var diye 2023 gelmeden maden arayamayanlar var ya…

Lozan’ı delip Ortodokslara İstanbul dışında ayin yaptırmışlardı!

Ortodoks Müslüman mısınız siz? Açıklayın da bilelim imamlar…

Sevgi Hanım’a yöneltilen suçlamaları hatırlamayabilirsiniz. Arşivlere bakınız. Agarta, Şambala, Ergenekon diye uçup gitmişlerdi. Esrar kafası!

Asıl dertleri neydi peki?

“Türk Ortodoks kilisesi Türk derin devletinindir. Maksat Ortodoks dünyasını bölmektir.”

Tekrar soruyorum: Ortodoks musunuz siz imam efendiler!

Size mi kaldı Ortodoks dünyasını düşünmek? Siz Kanuni’nin Protestanlar üzerindeki “Avrupa’yı bölme diplomasisi”ni ağzınıza doluyorsunuz. Sonra Ortodoks birliğini dert ediyorsunuz.

Var sizde bir Ortodoksluk!

Sayın Erdoğan Başbakan’dı. 2007 yılında Kanal 7’de bir programa katılmıştı. Ne demişti hatırlayın: “Derin devleti minimize etmek, mümkünse yok etmek gerekir.”

Fazla söze gerek yok.

Selman Kayabaşı! Hatırla bunları… Cesaretin varsa yeni romanında yazarsın. “İktidar derin devleti yok etmek istedi.” dersin.

Ancak o yürek sizlerde bulunmaz. Yalnız kendi yandaşlarınızla beraber kendi kanallarınızda birbirinizi yüceltirsiniz. Hatta “Derin devleti yok etme isteği siyasetti. Teşkilat oyun yaptı.” diye kurgu hayallerle milleti aldatırsınız.

Her neyse…

Allah ile aldatanlara aldanmayın. “Aldandık.” diyenlerin yalanlarına da kanmayın. Bunun telafisi olmaz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone