Kırgızistan’da FETÖ Provokasyonu

Kırgızistan’da, Katar Elçiliği ve Müftülük tarafından bir program düzenlenmiş. Burada, Müftülük görevlilerinden biri, davetli listesine “Orhan Genç” adını yazmış. Orhan Genç, FETÖ’nun Orta Asya’daki lideri Orhan İnandı’dan başkası değil. Orhan İnandı, bu sayede gelip programa katılıyor. Daha sonra, İnandı, bir başka programa daha katılıyor. Gittiği programın davetlilerinden biri, Türkiye Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat. İnandı, Elçi Fırat’ı görünce, provake etmek için gidip protokole oturuyor. Müftülükten bir Kırgız gelip kendisine tepki gösterince de, İnandı, orada oturması gerektiğini söylüyor.

Haliyle, Cengiz Kamil Fırat sinirlenip programdan ayrılıyor.

Cengiz Kamil Fırat’ın, programdan ayrılırken sert tepki gösterdiği videosu, Kırgızistan’da gündem olmuş. Fırat, “35 milyon dolar verip cami yaptık”, “Ya teröristleri ya bizi tercih edeceksiniz” diye tepki gösteriyor.

Türkiye’nin Kırgızistan’da cami yaptırdığı doğrudur. Kırgızistan’da din kurumlarına destek verdiği doğrudur. Ya Türkiye ya da teröristler, demesi de doğrudur, haklıdır. Ancak benim kendisine bir eleştirim olacaktır.

Programdan ayrılması ne kadar doğruysa, sinirlerine hakim olamaması da o kadar yanlıştır. Çünkü İnandı hedefine ulaştı. FETÖ’nün orada ciddi bir gücü vardır. Kırgızlar FETÖ konusunda yeterince aydınlatılmış değildir. Doğal olarak Kırgız toplumu bu olaya çoğunlukla olumsuz tepki göstermiştir. Tepkilerin geneli, “Kırgızistan bağımsız bir ülkedir, sizin iç işleriniz bizi ilgilendirmez” şeklindedir.

Oysa yazının girişinde de anlattığım üzere, Kırgızistan’daki din görevlilerinin de İnandı’nın gelişinden habersiz olduğu açıktır. Bu durumun farkında olan görevliler, özellikle davet listesinde isim düzenlemesi yapılabilmiş olmasına dikkat çekmektedir. Bu mesele, Türkiye’nin kendi lehine döndüreceği bir durum olabilir.

Ne kadar soydaş, kardeş, dindaş olursa olsun, iki farklı ülke durumundaysanız, iç işlerinizde her zaman karşılıklı saygı olmak zorundadır. Dolayısıyla, Kırgızistan’da FETÖ’nün gerçek yüzü, sadece Türkiye’de yapılanlardan örnek verilerek ya da sadece FETÖ baz alınarak değil, daha geniş kapsamlı anlatılmalıdır.

Kadıyaniler, Moon tarikatı gibi çeşitli oluşumlar, FETÖ ile büyük benzerlik gösteren yapılardır. Çıkış noktaları, itikatları, anlayışları, yöntemleri büyük ölçüde aynıdır ya da çok benzer… Özellikle Pakistan’da, ülke yönetimine doğrudan etki etmiş yapılanmalar vardır. Kısacası, bu tarz oluşumların uluslararası anlamda zararları anlatılmalıdır.

Türkiye, Kırgız yetkililere şunu söylemelidir: Bugün davet listesinde küçük bir oynamayla aramızda sorun çıkaranlar, yarın kendi menfaatleri için Rusya gibi ülkelerle de aranızı açabilir, bu da bilhassa Orta Asya’daki meselelerde sizi yalnızlaştırabilir. Bir kere bu yapılanmanın başındaki şahıs, mehdi olduğunu iddia ediyor. Bu iddia sayesinde Türkiye’de her yere sızmaya çalışan hasta ruhlu bir adamın, Kırgızistan’da ya da Somali’de darbe denemeyeceğini garanti edebilir miyiz?

“Biz size şu kadar para verdik, o yüzden düşmanımız düşmanınız olsun” derseniz, kusura bakmayın, düşman kazanırsınız. Bu anlayış, onur kırıcı bir tutumdur. Düşman sinirlerimize oynayacak, biz kontrolden çıkmayalım.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone