Küba’da Hayat

YusufDuzgoren

Sosyalistlerin büyük gurur kaynağı olan ve pek çok kez adil yaşama ve “olmaz” denilen sosyalist rejime örnek olarak gösterilen Küba’yla ilgili “Why Cuban cab drivers earn more than doctors / Niçin Kübalı taksiciler doktorlardan daha fazla kazanıyorlar” adlı bir belgesel izledim. Belgeseli Johnny Harris adlı bir yapımcı hazırlamış. İsteyenler için sayfanın sonunda linkini paylaştım.

Belgeselde bir doktorun ayda 40$ kazanırken, bir taksicinin en kötü günde bile 60$ kazanabildiğinden bahsediyor. Mühendisler ise doktorlardan da az kazandığı için mesleklerini yapmıyorlar, onun yerine taksi şoförlüğü ya da restoranlarda aşçılık yapıyorlarmış.

Sosyalist rejimin gereği olarak Küba’da 1959’dan itibaren tüm işletmeler kamulaştırılmış ve tüm çalışan insanlar devlet memuru olmuş. Hal böyle olunca, özel sektörün para kazanmak için daha iyi performans hedefleyen denetleyici mekanizması ortadan kalkmış ve “salla başı al maaşı” bilinci çok geçmeden insanlara kendini benimsetmiş.

Dolayısıyla üretimde ve hizmette kalite düşmüş, boş iş yerlerinde çalışan sayısı artmış, çok çalışanlar da az çalışanlarla aynı yaşam standartlarına sahip oldukları için doğaları gereği az çalışmaya başlamışlar.

Bu durumun sosyal ve ekonomik hayattaki sarsıntısını geç de olsa fark eden Küba, 1990’larda çok küçük çapta da olsa özel sektörün önünü açmaya başlamış. Küba’ya giden turistler Havana’da sadece bir kaç tane olan şahsa ait restoranların kamu restoranlarına göre çok ciddi oranda farklı olduklarını ifade etmekteler.

Hemen hemen bütün Kübalıların resmi memurlukları dışında “dark market” veya “underground market” dedikleri ikinci bir işleri var. Bu işler yasalara aykırı olmasına rağmen insanlar, hayatta kalmak için yasalara aykırı işler yapmak zorunda olduklarını belirtmekteler.

Bu işler sanıldığının aksine uyuşturucu veya kaçakçılık gibi işler değiller. Eski gazeteleri geri dönüşüm için “illegal” bir şekilde toplamak, ülkeye gelen turistlere rehberlik yapmak gibi gayet masum işlerdir.

Bunun böyle gitmeyeceğini farkeden Fidel Castro’nun kardeşi, devletin şu anki cumhurbaşkanı Raul Castro, özel sektörün önünü önceki yıllara göre epey açmış. Öyle ki, 2009 yılında 149 bin olan serbest çalışan insanların sayısı 2013’te 425 bini aşmış durumda.

Kübalı doktorların kanser ilacı yapmış olmaları, bunu bütün dünyaya bedava dağıtacak (?) olmaları tabi ki takdire şayan bir harekettir. Fakat Kübalı doktorların karınlarını doyurmaları noktasında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ise söz konusu belgeselden öğrenmiş oluyoruz. Johnny Harris’ın kişisel internet sitesinde konuyla ilgili pek çok yazı ve röportaj mevcut.

Sosyalist sistemin sonuna kadar uygulandığı meşhur Küba’da durum böyleyken, bu rejimin kanlı canlı örneği ve meşhur SSCB’nin hazin sonu gözümüzün önünde dururken bu sistemin savunuculuğunu yapmak cahillikten, boş hayaller peşinde koşmaktan ve sadece bir kez yaşama hakkımız olan bir hayatı heba etmekten başka bir şey değildir.

Kişi okumalı, düşünmeli, sorgulamalı, analiz etmeli ve sonuç çıkarmalıdır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone