Kudurun!

Devletin resmi yayın organı olan TRT’nin sarı saçlı tetikçilerinden olan Pelin Çift, iki haftadır İttihat Terakki ve Enver Paşa düşmanlığını kustuğu seri programlar yaptı. Kendisini davet ettiği konuklarının söylemlerine göre program içinde şekil almasıyla meşhur olan birisidir. Samimi değildir. Önceki hafta kabul ettiğini bir sonraki haftada reddedebilecek kadar tutarsızdır. Fakat meselenin onunla bir alakası yoktur. O sadece tetikçidir.

Mesele Abdülhamit’i kalkan edinip onun çevresinde gelişen olaylara dâhil olmuş kişilerle hesaplaşma derdinde olanlardır. Bunlar İttihatçılara, Mustafa Kemal’e, cumhuriyete düşmandırlar. Şimdi rüzgârın onların tarafından esmesinden cesaret alarak ve ellerine geçirdikleri devletin her türlü imkânlarını kullanarak intikam alıyorlar.

Enver Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal’e ve onların çevresindeki insanlara, onların fikirlerine düşmanlar. Çünkü ölümlerinden yıllar sonra bile onlara duyulan sevgi ve saygıyı kıskanıyorlar. Onların lüzumsuz varlığı son bulduğunda hiç kimse onları anmayacak, hayırla yâd edilmeyecekler. Bunu çok iyi biliyorlar.

Onlara düşmanlar çünkü hiçbirinin onlar kadar cesareti yok. Hiçbiri Enver Paşa’nın yaptığı gibi Harbiye Nezaretini basıp, Harbiye Nazırını vuramaz. Hiçbiri bütün sıfatlarını atarak, ‘Sine-i Millete dönüyorum’ diyemez. O cepheden diğerine koşup, sayısız düşmanla göğüs göğse çarpışamaz. Kendisini tehdit eden büyükelçiyi bekletip, karşısına askeri üniformayla çıkamaz.

Onlara düşmanlar çünkü hiçbirisi onlar kadar açık yürekli olamaz. ‘İlk gün ne dediysem bugünde o’ diyemez.  Hiçbiri onlar kadar tutarlı değildir.

Düşmanlar çünkü, Enver Paşa bugün çıkıp gelse, ‘Yeniden Sarıkamış’a’ diye emir buyursa onunla beraber gidecek binleri, Mustafa Kemal Paşa gelip; ‘İlk hedefimiz Akdeniz’ dese yola çıkacak milyonları bulabilir. Fakat onların ‘uluları’ gelse ve ‘Bana bir bardak su verin’ dese kimse yüzüne bakmaz.

İşte onlar ile bizim farkımız budur. Onların saydığı adamlar otel odalarında ölürken, Enver Paşa Çeğen Tepesinde, Rus Mitralyözlerine karşı kalktığı hücum sırasında ölmüştür. Mustafa Kemal Paşa şahsında bir milletin kaderini değiştiren şarapnel parçasına mani olan bir cep saatidir.

Bunlar o kadar aciz insanlardır ki, millet uğruna burnu bile kanamamış adamı başkomutan ilan edebilirken, Atatürk’ün cepheden cepheye geçen hayatını sorgulayıp; ‘Hiç yaralanmadı. Neden Gazi diyorsunuz’ diye saçmalıyorlar. Bir de bunları tarihi meseleymiş gibi tartışmaya açabiliyorlar.

İşte onların kişiliği, güruhları budur. Onların örümcek ağlarıyla dolanmış beyinleri, ne Enver Paşa’yı ne de Mustafa Kemal’i anlayamaz. Ancak onları kıskanırlar, çamur atarlar, iftira ederler. Bunlar gözlerini kapattıkları zaman güneşin battığını sanan ahmaklardan başka bir şey değildir. Kendilerine hiçbir zaman duyulmayacak olan o sevginin, muhabbetin hasetliğini çekiyorlar. Korkaklıklarının farkındalar, ölmüş adamlardan bile korkuyorlar.

Unuttukları bir şey var ki o da şudur; ‘Bu ülkede rüzgar her zaman aynı yönden esmez’. Salyalı ağızlarıyla savurdukları hareketlerin, küfürlerin, iftiraların hesabı elbet sorulur, sorulacaktır. Bu millet için cepheler arasında mekik dokumuş, gençliğini, aile hayatını, saadetini her şeyini harcamış olan paşaların kadrini ve kıymetini bilen birileri her zaman vardır. Rüzgar bir gün onların tarafından esecektir. Sabır ediyoruz.

Hem Enver Paşa, hem de Mustafa Kemal Paşa büyük adamlardır. Her zaman saygı duyulacak, sevileceklerdir. Onlara düşman olanlar ise her daim Ali Kemal ile aynı sonu paylaşacaklardır.

Biz onları saydıkça, yıllar önce ölmüş olsalar bile emirlerini halen uyguladıkça siz kudurun.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone