Kürtler “Tehcir” mi Edilmek İstiyor?

YusufDuzgoren

Cyrus Hamlin diye Amerikalı bir misyoner vardır bilen bilir, Robert Koleji‘nin kurucusu. 40 küsur yıl Türkiye’de Amerikalı bir misyoner olarak çeşitli faaliyetlerde bulundu, okullar açtı, devletin zirvesiyle dostluklar kurdu, gayri-müslim teba arasında Protestanlık mezhebini yaymaya çalıştı ve çapı derecesinde başarılı da oldu.

Bu adam ABD’ye döndüğünde Osmanlı topraklarındaki Ermeni olayları iyice azıtmaya başladı. 1887 yılında Avrupa’da öğrenim gören altı Ermeni öğrenci tarafından Hınçak Komitesi‘nin kurulması ve Ermenilerin bu “Marksist” örgüte kısa sürede büyük destek vermeleri sonucunda bir kaç yıl içerisinde çok ciddi eylemlere imza attılar (Komitenin orjinal adı “Hınçak Devrimci Partisi”dir). Hem yurtta hem dünyada, hem de yeni dünya olan ABD’de büyük ses getiren bu olaylara karşı ilk aydınlatıcı ve “tarafsız” yorumu Cyrus Hamlin 1893 yılında Congregationalist adlı gazetede yaptı. (Ertesi sene tükürdüğünü yalayarak “ben Hınçak Komitesi hakkında sandığınız gibi konuşmadım aslında” demiştir orası ayrı)

Nishan Garabedyan adlı bir Hınçak üyesiyle yaptığı röportajı kendi yorumlarıyla birlikte yayınlayan Cyrus Hamlin’in bu röportajının orjinal nüshasını ise ilk kez “Millet-i Sadıka’dan Milli Düşmanlığa-Ermeniler” adlı kitabımda ben yayınladım. Röportajda Garabedyan’ın ABD’deki ev adresini bile veren Cyrus Hamlin, Garabedeyan’a sorduğu bir soru üzerine aldığı cevap karşısında adeta kanı donmuştu ve bu örgüt üyelerinin amaçlarının barbarca olduğunu söylemişti. Konuşma aynen şöyleydi:

Kusursuz İngilizce ve Ermenice konuşan ve ihtilâlin hararetli savunmasını yapan çok zeki bir Ermeni olan Nishan Garabedyan, Rusya’nın Anadolu’yu istila edip ele geçirmesini hazırlamayı kuvvetle ümit ettiklerini bildirdi. Nasıl? Sorusuna da şu karşılığı verdi: ‘Bu Hınçak çeteleri, İmparatorluğun her tarafında örgütlendiler, Türkleri ve Kürtleri öldürmek ve onların köylerini ateşe vermek, sonra da dağlara çekilmek için fırsat kolluyorlar. Bunu yapınca galeyana gelecek olan Müslümanlar savunmasız Ermenilerin üzerlerine çullanacaklar ve onları barbarca kılıçtan geçirecekler. Bunun üzerine Rusya, insanlık namıma ve Hristiyan uygarlığı adına Anadolu’ya girecektir.’ Bu tasarıyı dehşet verici ve her türlü tahayyülün ötesinde gördüğümü bildirince de şu cevabı verdi: ‘Hiç şüphesiz size öyle gelebilir, fakat biz Ermeniler hür olmaya kararlıyız…”

Ermeni terör örgütünün bu ahmakça taktiği, bu röportajdan 22 sene sonra kısmen başarıya ulaşacak, Ermeniler binlerce yıldır yaşadığı Anadolu topraklarından “tehcir” edilecekti. Sözde milletleri için iş yaptığını zanneden gerizekalılar milletlerinin geleceğini karartıp, mahvolmasına sebep olacaklardı.

Bugün ise aynı taktiği Kürtler uygulamaya çalışmaktadır. Senaryo aynı; o zamanlar Ermeniler, şimdi ise Kürtler. O zamanlar Hınçak, şimdi PKK. O zamanlar Taşnak, şimdi HDP. O zamanlar “medet ya Rusya!”, şimdi ise “medet ya gayri-Türk”

PKK bugün Karadeniz’e açılmaya çalışmaktadır. Dün Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan suikast girişimi, bugün Trabzon’daki çatışma, 31 Temmuz’da Ordu’daki saldırı… ( Bu arada bin tane Kılıçdaroğlu, bir tane Fatih Çaybaşı etmez. Şehidimizin ruhu şad olsun)

Amaçları, çatışmaları geniş bir alana yayarak füzelerin hedefi olmamak, Karadeniz halkının çevrelerinde yaşayan Kürtlere saldırması sonucu Batı’ya “Kürtler katlediliyor imajı” vererek onlardan müdahale beklemek gibi gözüküyor.

Sonları Ermenilerle aynı olacak haberleri yok yaratıkların…

Son söz olarak Karadeniz halkına sesleniyoruz “oradaki askerler, polisler sizlere vatanın, ana-babalarının  emaneti. Onlara sahip çıkın, burunları kanasa sorumluları sizlersiniz. Terör yuvası olan malum parti binalarını, fındık toplamaya diye gelen ve teröre yardım ve yataklık eden hırtları barındırmayın. Her şeyi devletten beklemeyin, devletin aciz kaldığı durumlarda bölgenizde devlet de sizsiniz, kolluk kuvveti de. Fındığınızı, çayınızı kendiniz toplayın.”

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone