Kutadgu Bilig’den Öğütler-2

Her insan gibi kendisinin de yanılabileceğini söyleyen Yusuf Has Hacib, eski Türkçe’de halk dilinde insan manasına gelen “yalnguk” kelimesini yanılma manasına gelen “yangluk” kelimesiyle güzel bir ses oyunu yaparak öğüdünü akılda kalıcı bir şiirsellikle söylemiştir:

“Bu insan adı yanıldığı için verildi, / bu yalnguk atı boldı yangluk üçün

Yanılmak insan için yaratıldı. / bu yangluk uruldı bu yalnguk üçün

Sen bana yanılmayan bir kişi söyleyebilir misin; / yangılmaz kişi kim ayu bir manga

Ben sana yanılan binlerce insan göstereyim. / yangılmış tümen ming ayayın sanga

Bilgi sahibi pek azdır; bilgisizlerse çoktur; / biliglig idi az bilgisiz öküş

Bil ki, anlayışsızlar çok; anlayışlılar nadirdir. / ukuşsuz öküş bil ukuşlug küsüş

Sözü söyleyen yanılıp şaşırabilir; / sözüg sözledeçi azar hem yazar

Anlayışlı isterse, bunu onarıp düzeltir. / ukuşluğ eşitse ongarur tüzer.”

Bilginin önemini her seferinde vurgulayarak söyleyen ve bununla ilgili sayısız öğütler veren Yusuf Has Hacib, bilgiyle anlayışın bir arada olması gerektiğini, dünyada tüm iyi düzenler anlayışlılar tarafından kurulduğunu ve bilgiyle göğe bile yol bulunabileceğini söylemiştir.

Bilgi bilimle elde edilir. Bilim geliştikçe bilgi çoğalır. Çoğalan bilgiyle insan insanlığın en üst mertebesinde oturur. Yusuf Has Hacib insanlığın bilgiyle göğe bile yol bulabileceğini o dönemde bilginin gücünü, bilenin değerini anlatımlarıyla pekiştirmek için mecazi bir ifade olarak kullanmıştır. Fakat onun bu mecazı bugün anlaşılıyor ki gerçeğin ta kendisiymiş. Onun öğütlerini din kisvesi altında hiçe sayan ve bilimin önünü sözde kendi uydurdukları şeriat safsatalarıyla tıkayan zevatlar yüzlerce yıl milletimizin önüne adeta takoz koymuştur. Çünkü 950 yıl önce söylenen bu söz bugün bilgi sayesinde gerçek olmuş ve insanoğlu göğe yol bulmuştur:

“Bütün iyilikler bilginin faydasıdır; / kamuğ edgülükler bilig asgı ol

Bilgiyle göğe bile yol bulunur. / bilig birle buldı mesel kökke yol

Sen her sözünü bilgiyle söyle; / bilig birle sözle kamug sözni sen

Herkesin bilgiyle büyük olduğunu bil. / biligin bedük bil kamuk özni sen

Söz yağız yere mavi gökten indi; / yaşıl köktin indi yağız yirke söz

Kişi kendine sözüyle değer verdirdi. / sözi birle yalnguk agır kıldı öz

Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; / ukuşlı biligli idi edgü neng

Eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık. / kalı bulsa işlet uçup kökke teng

Dünyayı elinde tutan onu anlayışla tuttu; / ukuş birle tuttı ajun tutguçı 

Halka hükmeden, bu işi bilgiyle yaptı. / bilig birle bastı budun basguçı

(Adem’in) dünyaya inişinden beri, iyi düzen / ajunka apa inmişinde berü

Daima anlayışlılar tarafından kurulmuştur. / ukuşlug uru keldi edgü törü

Hangi çağda olursa olsun, bugüne kadar / kayu ödte erse bu künde burun

Daha yüksek yer daima bilgiliye kısmet olmuştur. / biligligke tegdi bedükrek orun

İnsanların kötüsü anlayış yoluyla asılır; / ukuş birle asılur kişi artakı

Halk arasında çıkan fitne bilgiyle bastırılır. / bilig birle süzlür budun bulgakı”

Kişinin mutluluğu, dünyasını anlamlandırması ve refah içerisinde yaşaması için bilginin ve anlayışın olmazsa olmaz olduğunu bu beyitlerle belirten düşünür, eğer bu bilgi ve anlayış işe yaramazsa, sonuca ulaşmada yetersiz kalırsa bakalım hangi çözümü bize öneriyor:

“İşleri bu ikisiyle de halledemezsen, / bu ikin itümese kodgıl bilig

Bilgiyi bırak, elini kılıca götür. / kılıçka tegürgil sen ötrü elig

Halkı idare edenler, hakim ve bilge beyler / bügü bilge begler budunka başı

Bilgisizin işini kılıçla halletmişlerdir. / kılıç birle itmiş biligsiz işi”


Devamı yarın…

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone