Lozan Molası, İzmir Çıkarması

Rasim-Topcuoglu

”Efendiler;

Dahil olduğumuz halk devrinin, millî devrin millî tarihini de yazabilmek için kalemler, sapanlar olacaktır. Bence halk devri, iktisat devri mefhûmiyle ifade olunur. Öyle bir iktisat devri ki, memleketimiz mamûr, milletimiz müreffeh ve zengin olsun. Bu noktada bir felsefeyi hatırlayınız o da :

”El-kana’atu kenzün la-yüfnâ”

Bu felsefeyi yanlış tefsir yüzünden bu millete büyük fenalık edilmiştir. Allah yarattığı nimet ve güzellikleri insanların istifadesi için yaratmıştır. Allah zekâ ve aklı insanlara bunun için verdi.

Eğer vatan kupkuru dağ ve taşlardan, viran köy, kasaba ve şehirlerden ibaret olsaydı onun zindandan farkı olamazdı. Felsefenin sahibleri memleketi zindan ve cehennemden başka bir şey yapmamıştı. Bu vatan evlâd ve ahfadımız için cennet yapılmaya layıktır. Bu faaliyet-i iktisadiye ile kaabildir.

Öyle bir iktisat devri ki, artık milletimiz insanca yaşamasını bilsin ve o esbâbı bilerek ona göre lâzım olan tedabire tevessül etsin.

Arzumuz şudur: Bu memleketin efradı ellerinde nümuneleriyle, ziraat, ticaret, sanat, sây ve sapanın mümessili olsun. Artık bu memleket fakir, millet hakir değil, belki memleketimiz zenginler memleketidir. Bu yeni Türkiye’nin adına, çalışkanlar diyarı denir. İşte millet böyle bir devir içinde bulunuyor, bu böyle bir devri âlâ edecek ve tarihi yazacaktır. Bu tarihte en büyük makam çalışkanlara ait olacaktır.”

1. İzmir İktisat Kongresi Atatürk’ün açılış söylevinden bir bölümdü.

Kaleme alacağınız konu Atatürk ve türevleri neticesinde ”Atatürk ve Ekonomi” gibi bir anlayış içindeyse ekleme yaptırmaya pek müsade etmiyor Başbuğ.

Olması gerekeni kıvırmadan, çekinmeden söylemiş çünkü.

Mesela bu, yukarıda söylenen sözlerden başlayalım. Lozan Antlaşması’nda 20 Kasım 1922 – 4 Şubat 1923’ü Lozan’ın ilk devresi olarak nitelendirebiliriz. Anlaşmazlıklardan dolayı Türk heyeti Ankara’ya geri dönmüştür. Bu geri dönüşte kabul edemeyeceğimiz birçok şartın bulunması faktörü vardır. Bunlardan bazılarına bakacak olursak:
1- Kapitülasyonlar, 2- Eski Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptığı borçları ödeme tarzı, 3- İmtiyazlar, 4- Yunanlıların Batı Anadolu ile Doğu Trakya’da yaptıkları tahribata karşı harp tazminatı, 5- İstanbul ve Boğazların tahliyesi vs… bu maddeler  görüldüğü gibi devletlerin yeni kurulacak olan Türkiye devletinde devam ettirmek istedikleri ekonomik istifadelerdir.

Peki gelelim Başbuğ’un açılış konuşmasından kısa bir bölümü paylaştığımız 1. İzmir İktisat Kongresi’ne.

17 Şubat 1923 – 4 Mart 1923 tarihleri arasında gerçekleşmiştir.

”Milletimiz mazisinden değil, artık istikbalinden mesuldür.”  anlayışıyla çiftçisiyle, sanayicisiyle, tüccarıyla, bürokratıyla bir araya gelinmiş ve ekonomiye dair gelecek planlaması yapılmıştır. Maddeler tartışılmış ve karara bağlanmıştır.

Peki neden kıvırmadan dedik?

Çünkü Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalanmıştı. Lozan’da karşımızda bulunan devletlerin ekonomimize dair baskı ve kontrollerine karşı verilen ara dönemde, kendi ekonomi anlayışı ile ilgili büyük çaplı bir iş yapmak ancak bir Başbuğ’a yakışır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone