“lu.keng.ir” ve “sag.gig” Kelimeleri Üzerine Düşünceler

Uzun zaman önce, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın, “Sümerler Türklerin Bir Koludur” eserinde, “lu.keng.ir” kelimesine rastlamıştım. Muazzez Hanım, bu kelimeden yola çıkarak, Türkçedeki “Kenger” kelimesiyle bağlantı kuruyordu. Eser şu anda elimde bulunmadığından, çok ayrıntıya giremeyeceğim.

Kısa bir araştırma yaptım ve farklı Sümer araştırmacılarının, bu kelimeyi biraz daha farklı şekillerde okuduğunu gördüm. Bekmurat Gerey, “5000 Yıllık Sümer-Türkmen Bağları” isimli eserinde, Lu-Ken-Ger-Ra şeklinde okumuş, ancak o da Kenger adıyla bağlantı kuruyor. Sümerolog Falkenstein’ın bu kelimeyi Ken-Ger ve Kener şekillerinde okuduğunu da aktarıyor. Gerey, Tebriz kenti yakınlarında, bir de “Kenger” adında bir yerleşim yeri tespit etmiş. Burada yaşayanlardan bazılarının, “Kengerlu” (Kengerli) soyadını kullandıklarını belirtmiş.[1]

Sümer medeniyetinin kendilerine “Ki-En-Gi”, “Ki-İn-Gi”, “Kengi(r)” dediği de düşünülmektedir. Kazak bilgesi Olcas Süleyman ise, “Az i Ya” isimli eserinde, şu bilgiyi vermektedir: “(…) Fakat Sümer adını alanlar kendilerini başka şekilde adlandırıyorlardı: Sag-gig, yani ‘kara başlılar.’”.

Ben iki kelimeyi de farklı açılardan ve kısaca ele alacağım. Ancak önyargı öyle bir şeydir ki sonda yapılması gerekeni, başta yaptırır. İddiam, Sümerlerin Türk olduğu ya da Türklerin Sümer olduğu gibi bir şey değildir. Yalnız birçok medeniyet, Sümer medeniyetiyle bağlantısını araştırmakta ve belli ölçüde de bazı tespitlerde bulunmaktadır. Sümer-Türk ilişkisi çok açıktır, ancak bu ilişkinin ne olduğuna acele karar vermek ya da kesin hüküm ortaya koymak doğru değildir.

Birkaç yıl önce, bir Facebook grubunda “lu.keng.ir” kelimesiyle ilgili düşüncelerimi, kısmen de olsa yazmış ve fikir sormuştum. Tahmin edeceğiniz üzere, kelimenin başka dillerle temasını kuranlar ve Sümerlerin Türk olmadığını yazanlar oldu. Bunlar konu dışı şeylerdi. Çünkü yazdıklarımda, Sümerlerin Türk olduğunu ya da kelimenin başka bir dille de ilişkili olmadığını iddia etmemiştim.

Şimdi konumuza dönelim.

“lu.keng.ir” kelimesi, “devletli kimselerin oturduğu büyük yer” anlamına geliyormuş. Keng, Türkçede “geniş” anlamına gelir. Örneğin, bir Kırgız “Keng cer” dediği zaman, “geniş yer” demiş oluyor.

“İr” kısmını ele alalım. Türkçede, kelime başındaki y sesinin türeme mi, yoksa asli ses mi olduğu tartışılmaktadır. Eğer bütün lehçeler göz önüne alınacak olursa, bazı kelimelerde düştüğünü, bazı kelimelerde türediğini düşünebiliriz. Yine eski Türkçede, “yer” kelimesi, “yèr” (yir) şeklinde transkripte edilmektedir.

Yine Süleyman’ın önemli bir karşılaştırmasına yer vermek istiyorum. Süleyman, “Az i Ya” kitabında; Sümer, Türk, Fenike yazısı,  Mısır ve Çin hiyerogliflerindeki benzer ses ve işaretleri karşılaştırmakta, dikkat edilmesi gereken veriler sunmaktadır. Sümer yazısındaki “kur” (dağ) ve “kir” (toprak ülke) damgası; Türk yazısındaki “er” damgası (ki Süleyman bunu “yer” şeklinde vermektedir); Fenike yazısındaki “şin” (diş, dağ) damgası; Çin hiyeroglifindeki “şan” (dağ) damgası; Mısır hiyeroglifindeki şikm (tepe, yabancı ülke) damgası, şekil ve anlam itibariyle birbirine benzemektedir.

Şikm: Tepe, yabancı ülke. (Mısır hiyeroglifi)

         Şan: Dağ. (Çin hiyeroglifi, İn İmparatorluğu dönemi.)

                          Kur-Gir: Dağ, toprak ülke. (Sümer yazısı. Sonraki dönemlerde üç parçalı → şekline gelmiştir. Kaynak: Süleymanov, Az i Ya.)

                   Er: Yer. (Türk yazısı. Süleymanov, “yer” olduğunu düşünmektedir.)

              Şin: Diş, dağ. (Fenike yazısı.)

 

Bazı yansıma sesler, nasıl birebir insan algısıyla kelimeye dönüyorsa, görüntülerin de simgelere dönmesi mümkündür ve bilinen bir gerçektir. Burada, Süleymanov’un aktardıklarından yola çıkarak bir karşılaştırma yapmak ve gerçekten de Türkçedeki “er” damgasının “yer” anlamına da gelebileceğini göstermek istedik. Ancak şunu da eklemek gerekir ki Kök Türk devrinde kelimenin “yir” şeklinde olduğunu, Orhun yazıtlarında görebiliyoruz. Dolayısıyla burada kesin bir sonuca varamayız.

Sümer dilindeki “lu.keng.ir”, “geniş yer, büyük yer” gibi anlamlara gelebilir. Devletlilerin oturuyor olması dolayısıyla, kelimeyi doğrudan “başkent” veya “saray”, “köşk” vb. anlamlara geliyor gibi düşünebiliriz.

Yazımın başında ifade ettiğim gibi, bu kelimeyi yabancı dillerle ilişkilendirenler de olmuştur. İlişkili bulunan kelime, “king” (kral) kelimesidir. Bu da gayet mümkündür ve anlam bakımından da “başkent” anlamlıyla uyuşmaktadır: King-ir/Kral’ın yeri, evi, şehri gibi.

Kelimenin başında bulunan “lu” ile ilgili belirli bir düşüncem yok. Belki de bu kısım “ulu” anlamına geliyordu. Bu durumda, kelimeyi “Büyük, geniş yer” olarak da düşünebiliriz. Ayrıca Sümerce-Türkçe ortak kelimelerden birinin “ulu” olduğu düşünülmektedir.

Yine yazının başında değindiğimiz “Sag.gig” kelimesine kısaca değinelim. Kelimenin “Kara başlılar” anlamına geldiğini aktarmıştık. Alevi topluluklar arasında; Kızılbaşlar, Karabaşlar (Sıffin savaşıyla ayrılan Aleviler), Akbaşlar (Abbasi devri Aleviler), Yeşilbaşlar (İranlı Aleviler ve Özbek Aleviler) gibi isimler vardır ki giyilen başlıklarla ilişkilendirilir. Doğu Türkistan’da da “ak taglılar”-“kara taglılar” vardı ki bunlar da “ak başlıklılar” ve “kara başlıklılar” anlamına gelmektedir. Belki de giyilen başlığa göre isim verme geleneği, çok eskilere, Sümerlere, belki daha da öncesine kadar uzanıyordu. Belki de hiç ilgileri yoktur.

Sonuç olarak, yazımda aktardığım bilgiler, vardığım sonuçlar kesin olmayabilir. Ancak Sümer-Türk ilişkisi, Sümerlerin diğer bazı medeniyetlerle ilişkileri kadar açıktır. Bu ilişkiyi peşin hükümle soy birliği sonucuna bağlamak da, tümden inkar etmek de doğru değildir. Bu inkar durumu, Türklerin batı bölgelerine çok sonraları geldiği düşüncesine dayanır ki bu doğru değildir. Sümerlerin doğusunda (İran) ve kuzeyinde (Türkiye) Türklerin varlığının eskilere dayandığı bir gerçektir. Bu toplulukların kimler olduğu ve dilleri de başka bir yazının konusu olsun.

 

[1] Bilginin alındığı bağlantı: https://skyturkvngenc.wordpress.com/2009/09/21/kenger-sumer-bilmecemiz-biraz-sure-istiyor-1/

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone