Milleti Olan Ordu

“Biz Türkler ordusu olan bir millet değil, milleti olan bir orduyuz.” Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk

Gazi Başbuğ’un boşa söylenmiş tek bir sözü yoktur. Her sözü gerçek, her sözü nasihat, her sözü tecrübedir. Derstir, ödevdir. Evet, biz Türkler milleti olan bir orduyuz. Çünkü Türklerin ezeli ve ebedi bir ülküsü vardır. O ülkü uğruna savaşması gereken bir ordu vardır. O orduyu besleyecek bir millet, o milleti meydana getirecek bir kan kardeşliği, ülkü yoldaşlığı vardır.

Rizeli şehit Uzman Çavuş Soner Fazlıoğlu ve Balıkesirli şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın silah arkadaşıdır. Birinin silahı tüfek, diğerinin silahı kalemdir. İki silah da aynı orduya, Türk ordusuna zimmetlidir. Her şehit gibi onların manevi emaneti de Türk milletine kalmıştır.

Bu ordu, hiçbir zaman “Bizden kim kaldı?” diye sormayacaktır. Savaş sürdükçe, mücadeleye devam edenler oldukça, bu ordudan birileri hep var olacaktır. Düşman uyumuyor, o halde bu ordunun neferleri de uyumayacaktır. Madem ki zamanı Tanrı yaratmış, Türkoğlu ölümden korkmayacaktır. Bunlar hamaset değildir, tarih baba tarafından her dönemde şeytanın begimonlarının suratına çarptığı tokattır.

Evet…

Fazlıoğlu ve Yalçın şehit düştü. Fakat biz yine düşmanın içini ürperten o sessiz ve gizli yasımızı içimizde yaşayacağız. Savaştan, savaşmaktan bir adım bile geri durmayacağız. Hepimiz silah arkadaşıyız. Subay çatışacak, öğretmen öğretecek, öğrenci öğrenecek, çiftçi ekip biçecek, işçi terini dökecek ve savaş sürecektir.

Savaşı da Mustafa Kemal kazanacaktır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone