Milliyetsiz Milliyetçiler

Türkiye’de böyledir:
Hangi değerin içini boşaltıp, amacından saptırmak isterlerse popülerleştirirler.
Özellikle konu hakkında vasfı olmayan kimseler televizyon programlarında bitiverir.
Yalan yanlış bir çok şey söylerler.
Mühim olan,ne söyledikleri değildir.
Mühim olan, popülerleştirmektir.

*****
Hatırlarsanız, Kemalistlerin iktidarda güçlü olduğu zamanlarda, her şey laiklikti.
Üniversiteli kızın başörtüsü bile laikliğe zarar verebiliyordu
Her şey laikliğe göre ve laiklik içindi..

İslamcılar başa geçtikten haksızlığı yapanlar da el değiştirdi.
Artık kendilerine biat etmeyen herkes ötekiydi ve o ötekinin hiçbir hakkı yoktu.
Yine değişen başka bir şeyde artık popüler olan laiklik değil, Müslümanlık’dı.

En çok kim Müslüman görünüyordu? Artık mesele buydu.
Öyle ki, terörist başı fetullahın “hoca efendi” olduğu zamanlarda konuşmalarını dinleyip, çorbasına göz yaşı akıtanlar;
Cadde ortasında namaz kılanlar;
Meydanlarda kürtçe kuran sallamalar;
Birden bire, konuşmalarından “inşallah,maşallah,bismillah…” eksik etmeyenler..
Derken,hoş geldin gösteri Müslümanlığı!…

********

Nejdet Sançar Beğ’in “Gerçek Milliyetçilik ve Uydurma Milliyetçilikler” makalesinden anladığımız kadarıyla, milliyetçilik de popülerlik belasından çok önceleri nasibini almış.

Bugün ise maalesef durum daha vahim.
21. asırda kalitesizlik çok hızlı yayılıyor ve her yerden bu milliyetsiz milliyetçiler türüyor..

Bizim için ibret verici olduğuna inandığım bir kaç örnek:

Devlet Bahçeli ve Erdoğan’ın birbirlerine “şerefsizsin”,”alçaksın” vb’ni dedikleri zamanlarda,
AKP genel başkanı, milliyetçiliği ayaklar altına aldığı halde bile milliyetçiliği kimseye bırakmıyor:

“IMF’ye bunlar borçlandı, 23.5 milyar dolar biz ödedik. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi. Hani milliyetçiydiniz. Şimdi 122 milyar dolar var kasada. Milliyetçi biziz. Biz öyle kafatası milliyetçisi değiliz. Biz milletini seven milliyetçiyiz.”

Diğer örnek de çok ilginç.
Geçen hafta Aydınlık Gazetesi köşe yazarı “Milliyetçilik Mi Dediniz” yazısında bir çok milliyetçi nutuk attığına inandıktan sonra şöyle diyor:

Milliyetçilik, bu asil duygunun tarihsel köklerini teorileştiren ve halkla buluşturan Ziya Gökalp’leri, Yusuf Akçura’ları, Mahmut Esat Bozkurt’ları, Hüseyin Nihâl Atsız’ları ve daha nicelerini anlayabilmek demektir.”

Aynı yazıyı şöyle bitiriyor:
“Milliyetçiliği bu yazıdaki gibi anlıyorsanız, ülkedeki tek milliyetçi siyasi örgütlenme Vatan Partisi’dir! İşte bu nedenle, başkaları gibi söz savaşı ustası olmayan ama bayrağı indirmeye çalışanları tereddüt etmeden indiren anıt milliyetçi Kundakçı Paşa Vatan Partisi saflarındadır.”

Başka bir gazeteci ise, geçtiğimiz 10 temmuzdaki “Küreselleşme ve Milliyetçilik” yazısında, milliyetçiliğin neye dayanması gerektiğinin ahkâmını kesiyor.

Gündemi takip eden herkes görmüştür ki örnekler bunlarla sınırlı değil.

*****************************

Bahsi geçen kişilerin siyasi görüşleri, yaşam tarzları ve hatta yaptıkları sözde milliyetçilik bile farklıdır.
Mesela,kimisi tarih birliğini göz ardı edip, Türk tarihini, Türklerin Müslüman oluşu ile, kimisi cumhuriyetin ilanı ile başlatmaktadır.
Kimisi Türk Töresini; öteki,Türk Dilini ve hepsi soyculuğu inkâr etmektedir.
Kesiştikleri nokta ise, milliyeti oluşturan unsurların birini veya birkaçını inkar edip milliyetçilik yapmaya, milliyetçilik nutukları atmaya kalkmalarıdır.

En kaba tanımla Milliyet, milleti bir arada tutan unsurların toplamıdır.
Kimi millet için dil,kimisi için soy, kimisi için de tarih birliği vardır.
Ne mutlu ki Türk Milliyet’inde bunların hepsi mevcuttur.
Soy birliği, dil birliği, tarih birliği,kültür birliği Türk Milliyetini oluşturan başlıca unsurlardır.
(Milliyet hakkında daha detaylı bilgi için -İsmâil Hâmî Dânişmend’in “Türklük Meseleleri” kitabında “Eski Türklerde Milliyet Fikri” makalesini okumanızı tavsiye ederim.)

Milliyet’in oluşumu bin yıllara dayanan bir meseledir.
Türk Milliyeti, her alanda büyük badireler atlatıp bugüne kadar gelmiştir.
Türk Milliyetçiliği kendisini savunandan;
Irkçılık,Dil birliği, Tarih bütünlüğü, kültür savunuculuğu ve daha nicelerini istemektedir.

Türk Milliyetçiliğini savunanların, neyi savunup neyi savunmayacağı “milliyetçiyim” diyenlerin keyfine kalmamıştır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone