Müsrif Kaftanlılar Geri Döndü

Osmanlıların duraklama ve gerileme dönemlerinde en ağır sorunlardan biri müsriflerin israf saltanatıydı. Türkmen yiğitlerinin yiğitçe dövüşerek aldığı topraklar üstünde sefa süren müsrifler, ordunun durumdan rahatsız olduğunu biliyor; bu yüzden paşaların ve askerlerin bir kısmını rüşvetle kendine bağlıyor, kaftanlı müsriflerden rahatsız olan askerleri de dağlara sürüklüyor, idam sehpasına çıkarıyordu. Neticede rüşvetle sefer açıp sefer kapatan paragöz açlar koca bir imparatorluğun başını yedi.

Günümüzde de çok bir şey değişmemiş görünüyor.

2016-2017’de vekil maaşları 17.000 TL olmuştur. Bir milletvekili emeklilik şartlarına uyduğu halde emekliye ayrılmamışsa çift maaş alıyor; böylece aylık geliri 23.190 TL oluyor. 2017-Ocak ayından itibaren aldıkları maaş 26.620 liraya yükselmiştir. 2012’de çıkarılan bir yasa göre milletvekilleri yemin ettikleri andan itibaren emekli olabiliyor. Bir milletvekilinin yakını öldüğünde, devletten 12 aylık yardım alıyor ve bu yardım da 180.000 Lira tutuyor. Yurt içi ve yurt dışına göreve gönderilen vekillerin yol parasını, giderlerini devlet karşılıyor. Meclis lokantasındaki yemeklerin fiyatlarını ve sofranın zenginliğini bilmeyeniniz yoktur. (Bilgiler güncel veya eksik olabilir; ancak rakamlarda eksik vardır, fazla yoktur.) Ömür boyu dokunulmazlık meselesine girmiyorum bile…

Asgari ücret 1404 lira olmadan evvel mecliste zam konusunda görüşmeler yapılıyordu. CHP’li bir vekil -halkçı ya mübarek adam- üç öğün simit-çay üstünden asgari ücreti hesaplıyor, yaptığı hesaba göre daha fazla zam yapılması gerektiğini söylüyordu. Neticede asgari ücret 1404 lira oldu. Bir Allah’ın kulu da “Benimki simit-çay üstünden hesaplanıyorsa, vekillerinki ne üstünden hesaplanıyor?” diye sormadı.

Aksaray’ın aylık giderinin ise 21 milyon TL olduğu söyleniyor. Maliyetini ise Maliye Bakanı 1 milyar TL olarak açıklamıştı.

Bir devletin ihtişamı sarayın israfıyla değil milletin refahıyla ölçülür. Binlerce liralık kıyafet giyen, koluna yüz binlerce liralık çanta takan siyasetçiler ve eşleri, kuru hamasetle milleti aldatıyor. Milletin önemli bir kısmı ise sıranın kendisine 2023’te geleceğini sanıyor.

Bekleme tarihini 1600’lerden alırsak…

Hangi 2023, diye soracağız. 12.023 mü?

Konu memleket meselesi olunca birbirini ısıranlar, bir başkanlık konusunda bir de kendi maaşları konusunda yan yana gelip sevgi pıtırcığı tablosu oluşturuyor. “Parlamenter sistemi istemiyoruz.” diyen vekillerin birçoğu ya nankördür ya da bu sistemle bile maaşıma bir dünya zam yaparken başkanlık sistemiyle neler yapmam, diye düşünüyordur. Parlamenter sistemin maddi getirisinden vatandaş faydalanamadı, size ne oluyor, kaftanlı müsrifler!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone