Musul’da Neler Oluyor?

KemalOnalir

Bugün, hepimizin haberlerden izlediği kadarıyla bildiği bir olay olan Musul Operasyonu hakkında, Irak Türkmenlerinden bir dava arkadaşımızla yaptığım görüşmenin notlarını sizlerle paylaşacağım.

Konuyu daha iyi anlayabilmeniz için bir takım bilgileri aktararak başlayalım.

Öncelikle operasyonu kimlerin yaptığına bakalım. Operasyonu; bizim hava kuvvetlerimizin de dâhil olduğu Koalisyon Güçleri ve Irak Ordusu yürütüyor. Burada Irak Ordusuna bir parantez açmak gerekiyor. Ordu dediysek Türk Silahlı Kuvvetleri gibi teşkilatlı bir yapı sanmayın.

Operasyonu yürüten Irak Ordusu başlıca 6 unsurdan oluşuyor. Bunlar; Bağdat hükümetine bağlı Irak askerleri ve polisi, Peşmerge, Haşdi Şabi, Haşdi Vatani ve Nuceyfiler. Bunların yanında Seraye Es-Selam ismiyle Şii bir gurup daha mevcut.

Bu ordu görünümlü sürü içinde; Irak askeri ve polisi devlet gücü olarak mevcut. Haşdi Vatani ve Nuceyfiler etki olarak diğerlerinden geride kalıyor. Peşmerge ise bildiğimiz Peşmerge ve içerisinde bir kısım PKK unsurları da mevcut.

Burada Haşdi Şabi örgütünü incelemek yerinde olacaktır. Bu örgüt Musul’un işgalinden sonra bölgedeki Şii ileri gelenleri tarafından kurulmuş bir yapı. Başında Adil Abdülmehdi isimli şahıs var. Bu şahıs Musul işgalinden önce Milletvekili ve Bakan olduğu halde örgütün kurulmasından sonra bu sıfatlarını terk edip yapının başına geçmiş. Bağdat hükümeti bu örgütün varlığından haberdar ve rahatsız değil.

Haşdi Şabi örgütü bu operasyon sırasında en çok çekinilen örgüt. İran tarafından destekleniyorlar ve intikam hırsıyla hareket ettikleri düşünülüyor. ‘Şii IŞİD’ olarak adlandırılıyorlar. Fakat daha önce Felluce’yi kurtardıkları halde herhangi bir katliama girişmedikleri de gerçek ki Felluce, radikal hareketlerin çok tutulduğu bir şehir.

Irak Ordusu diye adlandırılan gurubun yapısı bu şekilde.

Musul kentinin yapısına gelince; bu şehrin işgalden önceki nüfusu 3 milyon civarındaydı. Şu anki nüfusu 1 milyon ile 1 milyon 200 bin arasında tahmin ediliyor. Bu nüfusun neredeyse tamamı Sünni ve Arap. IŞİD’in 2 yıldır bu şehirde tutunmasının en önemli sebebi bu mezhepsel ve etnik yapı.

Türkiye’nin potansiyel bir göç dalgasıyla karşı karşıya olduğu söyleniyor. Bu durumda en iyimser tahmin 50 bin, en kötümseri ise 200 bin kişinin Türkiye’ye geleceği yönünde. Gerçi Irak hükümeti kurduğu çadır kent ile bu göçün önüne geçmeye çalışıyor fakat gelmelerini öngörürsek, gelecek olanların neredeyse tamamı IŞİD yanlısı insanlar olacak. Herhangi bir önlem alındı mı bilemiyorum.

Türkiye’nin bölgedeki varlığına gelirsek, tahminen 500 ile 1000 arası asker ve 20 zırhlı araçtan söz ediliyor. Yani küçük bir birliğimiz mevcut.

Peki, ‘Türkiye’yi neden istemiyorlar?’ sorusunun cevabı nedir?

Açıkçası Türkiye’yi bölgede istemeyen güç İran ve İran dolayısıyla ABD. ABD işin içine girince Irak Hükümeti’de ‘İstemezük’ çekiyor. Peşmerge ve diğer küçük guruplar ise Türkiye’nin operasyona dâhil olmasını istiyor. Çünkü Peşmerge’yi sahiplenecek ve koruyacak güç olarak Türkiye’yi görüyorlar. Diğer küçük guruplar ise ganimetten alacakları payın garantörü olarak Türkiye’yi görüyorlar.

‘Türkiye müdahil olmalı mı sorusu?’ önceki meselenin arkasından zihinlerde beliriyor. Burada mesele artık söz dinletme çabasına döndüğü için Türkiye müdahil olmalı. Bu durum bir şeyi değiştirir mi? sorusunun cevabını operasyonun durumu ile alakalı kısımda açıklayacağım.

Genel durum bu şekilde.

Peki, 2 yıldır işgal altında olan Musul için neden şimdi harekete geçildi? Öncelikle bu kurtarma operasyonu ilk değil. Uzun zamandır böyle bir operasyon için harekete geçme niyeti vardı. Hatta Musul ile Kerkük arasındaki Havice ilçesini kurtarmak için harekete geçildi fakat başarısız oldular. ABD’nin seçim sürecinde olması, İran ve ABD’nin pazarlığının uzun sürmesi ve Suriye meselesi bu müdahaleyi geciktirdi.

Son olarak operasyonun seyri ile alakalı bilgi verelim. IŞİD ilk saldırıda geri çekilmiş olsa da 2 yıldır hazırladığı savunma alt yapısını kullanarak saldıranlara büyük zayiatlar verdirdi. Kazdıkları tünellerle, feda saldırılarıyla, petrol dolu hendeklerle ve kuyuları ateşe vererek şehri savunuyorlar. Yanan petrolün çıkarttığı duman hava saldırılarını da büyük oranda savuşturuyor.

Ayrıca IŞİD 2 yıllık süreçte halk arasındaki yapılanmasını kuvvetlendirdi. Şehir ilk işgal edildiğinde 13-14 yaşında olan çocuklar bugün 15-16 yaşına geldiler. Hem silah hem de fikir eğitimi aldılar ve bugün şehrin savunmasında mücadele ediyorlar.

Bütün bu tabloya bakınca Türkiye olaya dâhil olmalı mı diye sorarsanız, şahsi kanaatim lüzumsuz olduğu yönünde. Türk Silahlı Kuvvetleri ve bu sürü bir arada operasyon yürütemez diye düşünüyorum. Ayrıca bu operasyonun ne kadar süreceği de belli değil. Operasyon ne kadar uzarsa senaryolar da o derece çeşitleniyor.

Hep beraber bekleyip göreceğiz. Belli mi olur, bakarsınız Musul bize kalır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone