Müzik Evrensel Midir?

YusufDuzgoren

Bazı şarkıcılar, yazarlar, oyuncular (hepsine sanatçı diyelim) belli bir görüşün veya grupların temsilcileridir. Onlar sanatı sanat için değil, sanatı ideolojileri, düşünceleri, inançları için yaparlar. Bunlar küçük bir gruptur. Sanatçıların geneli ise sanatlarını sanat için icra ederler.

Bilhassa ülkemizde belli bir kesim için üretilen sanat ürünleri o kesimin duygularını, düşüncelerini, hayallerini, yaşadıklarını yansıtırlar. Yani ait oldukları gruplar dinlesin, heyecanlansın, ruhunu gıdalasın, ülküsüne dört elle sarılsın diye veya karşı gruplara tepki, eleştiri, tehdit olsun diye üretilmişlerdir.

Bu kişilerin ürettikleri sanat eserleri kendi kesimlerince tüketilir, tarafsız insanların hoşuna giderse onlar tarafından tüketilebilir. Ama karşıt grubun bu üretilenleri zevkle, tat alarak, sanat eseri mahiyetinde tüketmesi kişinin kendiyle çeliştiğini gösterir. Bu ancak savunduğu düşüncelerine yürekten inanmayan, ait olduğu kesime gerçek bir bağlılık hissetmeyenlerin yapacağı bir eylemdir.

Ahmet Kaya adlı terörist, bir ideoloji şarkıcısıdır. Bestelerine baktığınızda Kürtlerin, PKK’lı teröristlerin, Moskofçu Sosyalistlerin duygularını okşayan sözler içerir. Eğer bir milliyetçi onun bu şarkılarını dinleyip mest oluyorsa, sanat eseri olarak tat alıyorsa bu onun düşüncelerindeki, inancındaki çarpıklığı gösterir.

Galiba o yüzden yıllarca “Ülkücü Hareket” hep geriye gitti ve şu an AKP içerisinde erime noktasına geldi. Telefonlarında Ahmet Kaya şarkılarını bırakın gizli gizli dinlemeyi bağırta bağırta dinleyen ve kendine “milliyetçi” diyen, “vatan için ölürüz” diyen bir Ülkücü “kesim” var. İşte bunlar inançlarında samimi olmayan milliyetçilerdir.

Bu durum aynen bir PKK destekçisinin bizim Vatan Marşını dinleyip mest olmasına benzer. Düşünsenize bir Kürt’ün “Yaşasın Irkçı Türkiye!” veya “Hainin, soysuzun, döneğin alnına Turan yazacağız!” ezgilerini Diyarbakır’da bangır bangır çaldığını. Hayal etmesi bile zor değil mi?

Bu durum sadece milliyetçiler için geçerli değil. Kamuoyumuzda tutarsız ve samimiyetsiz yaklaşıyor olaya. Bazı ses yarışmalarında bir yarışmacı Ahmet Kaya şarkısı söylemeye başladığında seyirci (zaten her biri düşünmekten aciz, sosyal medya manyağı bireylerden oluşuyor) ve jüri alkış kıyamet kendilerini parçalıyorlar, mest oluyorlar. Bu şarlatanlar onca askerimizi şehit eden terör örgütünü kuran bir piçi “Vallahi Apo’yu özledim.” diyerek onure eden, ona olan sevgisini dile getiren bir başka piçin şarkısından mest olurlarken aynı zamanda gün aşırı gelen şehit haberlerine de üzülüyorlar.

Evrensel değerlerle, herkese hitap eden müzik evrenseldir. Bir gruba, kitleye, düşünceye hitap eden müzik o kitlenin veya düşüncenin insanları tarafından benimsenmesi için yapılmıştır. Siz o düşünceye veya kitleye tarafsızsanız, yapılan işin sanatına bakarak hoşunuza gidiyorsa dinleyebilirsiniz. Ama o kitlenin veya düşüncenin düşmanıysanız, o kitle veya düşünce sizden binlerce can aldıysa siz o kitle veya düşünce için yapılan sanat eserini tüketemezsiniz. Normal bir insanın bunu tüketmeye içi almaz. Yaşanmışlıklar aklına gelir. Kendinden iğrenir.

“System Of A Down” adlı bir Ermeni rock grubu var. Adamlar her konserlerinde “konserlerimize Türkler ve köpekler gelemez” diye anons yapıyorlar. Hadi gidin bakalım bu heriflerin konserlerine. Evrensel müzik adına gidin, o anonsu duyun ve sanat için orada kalmaya devam edin.

Gerçi ben kime konuşuyorum. Suratına tükürsen “Ya Rabbi şükür.” diyecek bir ahali mi bunları dikkate alıp da “Lan ben ne yapıyorum?” diyecek. Kendini bilen zaten o şahısların seslerine dahi tahammül edemiyor.

İyi haftasonları…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone