Ne Demiş Siyasetçi?

Sene 2002 veya 2003, AKP’nin ilk iktidar olduğu yıllar. Kurucuları Saadet Partisinden ayrılan AKP’liler, yani öğrenciler, ile bunları yetiştirip piyasaya süren hocaları, yani Necmettin Erbakan’ın polemiğe girdikleri dönem. Erbakan bunları davaya ihanetle suçlamış, AKP’liler de ‘Milli Görüş’ü’ kastederek; ‘Biz o gömleği çıkarttık’ demişti.

Bundan 2 yıl önce, 2000 yılında tââ Avusturalya’nın bir radyosuna konuşan siyasetçi; ‘Sayın Öcalan, düşüncelerinin değil, almış olduğu kellelerin hesabını veriyor’ demişti. Aradan yıllar geçti, bu ifadeler için ne özür diledi ne de herhangi bir şey yaptı. Avukat Kemal Kerinçsiz bir dava açtı, ‘3 kuruş’ tazminat cezasına çarptırıldı. Gerçekten 3 kuruş ceza aldı.

Sene 2006, yer İçel. Emek edip yetiştirdiği mahsulün hakkını alamayan bir çiftçimiz, başbakanı denk getirmişken derdini söylemek istedi. Hasta anası da yanındaydı. Başbakanı denk getirdi, derdini anlattı, her siyasetçi gibi ‘hallederiz’ deyip yollanacağını zannetti. Fakat bu siyasetçi bir başkaydı. ‘Kes ulan, höst ulan, zart ulan, zurt ulan’ dedi, bağırdı, çağırdı. Sonra da ‘Ananı da al git, vereceğin oyu da kendine sakla’ deyip kovaladı. Bir vatandaş, bir seçmen, seçtiği adam tarafından, kendi memleketinden sürüldü.

Sene 2009 veya 2010 yer TBMM. Milletin iradesinin tecellisi olduğu ileri sürülen, atların otomobil yerine kullanıldığı zamanlardan beri açık olan, yani zamanında bahçesine at bağlanan fakat bugünkü kadar kötü kokmayan o mekânda bir söz edildi. Siyasetçi; ‘Ben, Büyük Ortadoğu projesinin eş başkanıyım’ dedi. O projeye ait olan harita çizimlerinden anlaşılan Türkiye parçalanıyor, küçülüyor, yok olmasının süreci başlatılıyordu. Biraz konuşuldu sonra herkes unuttu.

‘Askerlik yan gelip yatma yeri değildir’, ‘Ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım’, ‘Sen kimsin yahu’, ‘Ulan hepiniz oradaydınız be’, ‘Bir adam geldi dedi ki; ‘Ben Binali Bey’in roman (çingene) danışmanıyım’, ‘Valilere operasyon yapmayın emrini verdik’, ‘Bunlar çözüm sürecini silah depolama süreci olarak algılamışlar’, ‘İstediğiniz kadar terör estirin’, ‘Paraları sıfırladın mı’,  ‘400 vekil verilse böyle olmazdı’ ve daha niceleri.

Diğer siyasetçiler de durur mu? Derhâl bu yarışa dâhil oldular. Şimdi kayıplarda olan, salya sümük pozlarıyla meydanlarda dolanan bir siyasetçi vardı. Meclis kürsüsüne vura vura, ‘Kürtçe televizyon verdik, radyo da vereceğiz, eğitim hakkı da vereceğiz, ne varsa vereceğiz, vereceğiz, vereceğiz’ diye zıplamıştı.

Bunların bir diğer elemanı, naylon fatura mucidi bir ekonomi bakanları vardı. Özelleştirmeler meselesi eleştirilirken; ‘Aldık, babalar gibi satarız’ demişti. Babasının malını peşkeş çekiyormuşçasına rahattı. Özelleştirme yolsuzlukları ayyuka çıkınca ortadan kayboldu, sonra da öldü gitti.

Hep gülümseyen, ekme saçlarına bol jöle süren, 23 Nisan çocuklarından daha şen bir bakanları vardı. Böyle anlatınca tanımamış olabilirsiniz. Hani şu ‘Her Cuma ‘Google’dan bulup Bakara, Makara bir şeyler yapıştıran’ eleman vardı. Hah işte o. 17-25 Aralık için yapılan oylamada kendinden emin, mağrur ve hatta küstahça fırlattığı zarfı hatırladınız mı? Peki ya kendisini? O nerelerde hiç merak ettiniz mi?

Sadece hükümet partisi mi? Diğer partilerden de bu yarışa girenler olmadı mı sanıyorsunuz? Atatürk yahu Atatürk’ün partisinin başkanı ‘PKK’lıları hapiste ziyaret ettim’ dedi. Başka bir tanesi; ‘Türk’ün gücünü göreceksiniz’ diyen polisten hesap sorulmasını istedi. Gençlik kollarından, vekilliğe yükselen bir tanesi nerede Türklükle ilgili bir şey görse saldırıyor. Genel başkan yardımcısı; ‘Ailece HDP’ye oy verdik’ diye övündü.

Diğer muhalifler durdu mu? Ne münasebet? Onların Genel Başkan yardımcısı da ‘HDP barajı geçerse bize yarar’ dedi. Bir diğer üyeleri ‘Mahmut Esat Bozkurt sefil bir adam’ ifadesini kullandı. Genel Başkanı 15 Temmuz büyüsüne kapılıp, nefret kustuğu her şeyi kabul eder oldu.

Bunları unuttunuz mu?

Biz unutmadık.

Bırakın şimdi şairin ne dediğini. Koltuk uğruna vermediği taviz olmayan adamlar, kürsüden Türkçülüğün Esasları’nı okusa bile bir şey ifade etmez.

 

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone