Nesli tükenmeyecek olan tür: Dönekler

Osmanlı hanedanlığında, devşirmeler Saray çevresinde koltuk kapmaya, yalakalığın bin türlüsünü yapmaya başladığından bugüne memlekette bitmeyen, sorunların en büyüklerinden ve hatta en büyüğü olan bir mesele var:
Döneklik.

Sefer ve savaşlarda kahramanlıklarına hiç rastlamadığımız, Türk’ün çocukları savaştan savaşa koşarken makamların en güzeline kurulan, kaymağın en güzelini yiyen ve var oldukları Türk Milletinin parazit misali üstünden geçinen, dönekler…

Cumhuriyet kurulduktan sonra, Başbuğ Atatürk’ün sofrasında da çokça rastladığımız, cumhurdan çok cumhuriyetçi, kraldan çok kralcı olan,dönekler…

İstisnasız hepsinin Türklük ile sorunu olan, fırsatını bulduğunda Türklüğe olan alerjilerini gün yüzüne çıkaran, menfaatleri diğer tarafa dönmelerini emrettiğinde de memleket ve Türk sevdalısı kesilen, fikirlerini güce, şerefini paraya, vicdanını makama değişmiş, dönekler…

Kimi zaman dinci, kimi zaman cumhuriyetçi, hatta kimi zaman milliyetçi saflarda ün yapmış olsalar da, değişik sıfatlar takınsalar da özünde tek kelime ile anlatılabilecek, dönekler…

Kimi zaman şair, üstat; kimi zaman gazeteci-yazar; kimi zaman aydın, kimi zaman şarkıcı-türkücü dense de başka bir kelime ile hitap etmenin caiz olmadığı,dönekler…

*****

Osmanlı’dan bugüne geçen her gün üzerine koyularak gelen, her çağda işini biraz daha iyi yaptıkları;
Döndükçe alkışlandıkları, alkışlandıkça döndükleri,
En güzel dönenin en güzel makama kurulduğu ;
Necip Fazıllara, Falih Rıfkılara, Şevket Süreyyalara döneklikte meydan okunduğu bir zamandayız…

****

Vaktiyle attığı bir tivit ile kürt terörü yüzünden şehit olan Türk askerine şehitliği yakıştıramayan;
Türk bayrağındaki Türklükten gocunan, Türk Silahlı Kuvvetlerine bulduğu fırsatta düşmanlığını ağzındaki salyayla çemkiren;
İçindeki iğrençliği yüzüne sirayet etmiş o yaratık, bugün Türk askerine ‘moral vermek’ için sınır karakoluna gidebiliyor.
Çözüm sürecinde dalkavukluğun dibine vurmanın gereği Türk askerine düşmanlık yapan, pkkya terör örgütü demeyen, bugün yine yalakalığın getirisi olarak Türk askerine, ‘başkomutan’ın yanında moral ziyaretinde bulunabiliyor!

Nasıl bir zaman ?…
Dönekliğin ve de iğrençliğin zirvede olduğu bir zaman…

Yine başka bir ‘gazeteci’…
“Gazeteci” deniyor ama gerçekleri anlatma kaygısı olmayan, tek hüneri iyi yalakalık ve dönmek olan bir ‘gazeteci’…
Tam da bu zamanın gazetecisi…
Çözüm süreci zamanında bebek katili, terörist başının serbest kalacağını ‘öngören’, öngörmek ile kalmayıp orta vadede terörist başı için bir ev hapsi gerektiğini söyleyip şimdi de askere ‘moral ziyaretinde’, ‘başkomutan’ın yanında..!

Abdurrahim Karakoç “Dönekname” şiirinde ne güzel özetlemiş:

Kör dikişler atıldı kaypak iradesine
Sökmek istese bile sökemedi bir daha…

Soyundu inancından terk-i edep eyledi
Şerefini göğsüne takamadı bir daha…

Sürdü benlik atını karanlık geleceğe
Dönüp de arkasına bakamadı bir daha…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone