O Kadar Ucuz Değil!

Bir memlekette ucuzluk olması bir yandan iyi diğer yandan kötüdür. İaşenin ucuz olması, okul masraflarının düşmesi, ısınmanın makul fiyatlandırılıyor olması gibi ucuzluklar güzeldir. Bir devletten de zaten bu beklenir.

Bunun yanında bir ülkede sıfatlar ucuzlar da ele ayağa düşerse, esas sıkıntı o zaman başlar. Bu sıfatların iyi veya kötü olması fark etmez. Mesele sıfatın ucuzlamasıdır.

**

Misal; Türkçü sıfatı ucuzlamaya başlamıştır. Bunun sebebi bizzat sosyal medyanın kendisidir. Fakat soysal medyadan daha suçlu olan bizzat iyi Türkçülerin kendileridir. Çünkü iyi Türkçü veya gerçek Türkçü tanımlarına uymamaktadırlar.

Bu çağda iyi Türkçü 500 kişilik sayfası olandır. Öyle hayatını heba eden, gençliğini çürüten, malından feragat eden, zamanından tasarruf eden kimseler değildir. Sizin zaman ve malınızdan kısarak yaptığınız işler bir şey ifade etmez. Önemli olan her gün ‘tivit’ atmanız, polemik çıkaracak paylaşımlar yapmanızdır.

Artık büyük Türkçü böyle olunur. Ne öyle federasyon mederasyon kardeşim. Kaç takipçiniz var sizin?

**

Son dönemlerde hızla değeri düşen bir diğer sıfat vatanseverliktir.

Vatanı seviyor olmanız bir şey ifade etmez. Önce bu sevginin zat-ı şahane tarafından tasdiki icap eder. Kendisi muhtarlarla yaptığı bir toplantıda sizin eylemlerinizin vatanseverlik olduğunu onaylamalıdır. Aksi takdirde vatanı seviyorum sanırken aslında vatana ihanet ediyor olabilirsiniz.

Mesela 15 Temmuz gecesi demokrasiyi kurtarırsınız ama kurtardığınız demokrasinin nimetlerinden faydalanırken vatana ihanet ediyor olabilirsiniz. Muhalefet etmek gibi temel demokrasi nimetleri bir anda 7 sülalenizin içinden geçilmesine sebep olabilir.

Dikkat etmek lazım.

**

Bir başka sıfatımız ise bir öncekinin zıttı olan sıfattır. Vatan haini sıfatı da son dönemlerin en hızlı düşen şeyidir.

Bakın kardeşim, bu memlekette demokrasi var.

Hırsız, seçilmiş hükümet onaylamadıktan sonra hırsız değildir.

Katil, seçilmiş cumhurbaşkanı aksini söyleyene kadar mücahiddir.

Seçilmiş hükümet reddedene kadar ‘bir kereden bir şey olmaz’. Sapık, sapık değildir.

Kadın, gülmez, hamile hamile sokaklarda dolaşamaz. Tecavüze uğrarsa o saatte orada ne işi vardır? Taciz edilmişse kesin gülümsemiştir. Kadınlar bu hareketleriyle ne yapmak? Nereye varmak istemektedirler?

Tüm bunlara muhalefet olan da dış mihrakların adamı, işbirlikçi, Yahudi dönmesi, darbecidir.

Hepsinden öte de vatan hainidir.

Hareketlerinize dikkat edin.

**

İzahı olmayan şeylerin mizahı olur denir. Üslubun sebebi budur. Ciddisini de yazdık, anlamayan yine anlamadı.

Bir ülkede iyi veya kötü, sıfatları bir kişinin iki dudağının arasındaysa sorun büyük demektir. İktidarın seçilmiş olması buna ruhsat vermez. Her şartta vatan haini ile vatanseverin tanımı bellidir. İşe bakılır hüküm verilir.

Vaktiyle soygunculara hayırsever iş adamı diyenler. Bununla yetinmeyip ödül verenler, aklı başında olan insanların gözünde hakkettiği değeri almıştır. Bundan sonrakiler de sıfatlar üzerinde yaptıkları dalaverelere göre değerlerini alacaklar. Katillerin korunmasına karşı çıkanlara vatan haini diyen parti başkanları tarihin sahnesinde üzerlerine biçilecek esbabı beklesinler.

Bu işler öyle ucuz değil.

**

Buraya kadar ki anlatım konunu düz yazı ile izahıydı. Tayma konuyu bir de şiirle izah etmiş. Buyrun;

Kırk namert bir namerde
Mert demekle mert edemez
Namerdin açtığı derde
Dert demekle dert edemez

Kırk değil toplansa bini
Çemkirse yuttuğu kini
Köpeğin yattığı ini
Yurt demekle yurt edemez

Namusunu terk etmişe
Şerefinden çark etmişe
İki değil, kırk fahişe
Kurt demekle kurt edemez

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone