Okumak(!)

Fransız yazar Andre Maurois “Okumak sanatı, büyük bir kısmında, yaşamak sanatı demektir.”demiştir.
Haklıdır.
Büyük insanların ortak özelliklerinden biri de çok okumasıdır.

Bizdeki gibi ezbere dayalı olan, birey yetiştirme derdi olmayan eğitim sisteminde geriye kişinin kendini yetiştirmesi için okuduğu kalıyor.

Peki toplum olarak biz ne durumdayız?

Geride bıraktığımız son 3 yılda en çok satılan kitaplar, her şeyi göstermemekle birlikte önemli fikirler verecektir.
2014 Yılında, Türkiye’de bir çok mağazası bulunan D&R en çok satan kitaplar listesini şöyle sıralamış:
1-) Deli Duman, Elif Gibi Sevmek, Yaz, Kayıp Sicil, Aşkın İstilası-Yol, Kürk Mantolu Madonna, Kocan Kadar Konuş, Allah de ötesini bırak, Aynı Yıldızın Altında, Böğürtlen Kışı.

HaberTürk’ün haberinde, 2015’de çok satan kitaplarda ilk 10’da olan kitaplar da şöyle:
Kürk Mantolu Madonna, Böğürtlen Kışı, Allah De Ötesini Bırak, Elif Gibi Sevmek, Kafamda Bir Tuhaflık, Gündüz Sefası, Mart Menekşeleri, Fi, Son Kamelya.

2016’da Idefix’in verilerine göre en çok satan 10 kitap şu şekilde:
Hayvanlardan Tanrılara, Kırmızı Saçlı Kadın, Bülbülü Öldürmek, Küçük Prens, Kürk Mantolu Madonna, 1984, Havva’nın 3 Kızı, Sineklerin Tanrısı, İçimizdeki Şeytan, Hayvan Çifttliği.

Kitapyurdu’nda en çok satılan kitapların son 1 yılına baktığınızda, en çok satılan 20 kitap ise:
Huzursuzluk, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Şeker Portakalı, Kürk Mantolu Madonna, 1984, Hayvan Çiftliği, Geliştiren Anne Baba, Küçük Prens, Simyacı,Hayvanlardan Tanrılara, Satranç, Fesleğen, Olağan Üstü Bir Gece, Kırmızı Pazartesi, Dedemin Bakkalı, Yabancı, İçimizdeki Şeytan, Sen On Yedi Yaşımsın, Havva’nın 3 Kızı, Otomatik Portakal.

Daha yerinde yorumlar yapabilmek, toplumu daha iyi analiz edebilmek için bu kitapların hepsini okumuş olmak isterdim. Ne yazık ki tahammülümü hayli aşıyor. Kitapların ne anlattığına bakmak için ayrılan vakit bile çokça sabır istiyor.
Listede adı geçen kitapların hepsi kötü veya yararsız değil. Ancak bir çoğu, bir çok yerde olduğu gibi hak ettiğinden çok yukarılara çıkmış.Daha iyi yalan söyleyen siyasetçinin çok oy alması, içinde en fazla entrika bulunan dizinin daha çok tutması gibi aşk ve din sömürüsü üzerine yazılmış kitaplar fazlasıyla tutmuş.

Mesela, “Allah De Ötesi”ni bırak kitabı 2014 ve 15’de en çok okunanlar arasına girmeyi başarmış bir kitaptır. Kitabın “yazar”ı kendini ruhsal danışman olarak nitelemekte, hangi üniversiteden mezun olduğunun yazma gereği duymadan “Seyyid” soyundan geldiğini söylemektedir.
Boşanan eşi, “ilkokul mezunu.Kitabı internetten bulduğu sözlerden yazdı.” demiştir.

Sabahattin Ali gibi bir vatan hainin kitapları, listelerde hep en üstedir.

2016’da TÜİK verilerine göre, gününün 6 saatini televizyon izlemeye, 3 saatini internete ayıran soydaşlarımız, ortalama, günün 1 dakikasını kitap okumaya ayırıyor.

Ayrılan vaktinde hangi kitaplara gittiği ortada.

Türk Tarihi ile ilgili hiçbir kitap çok okunanlara girememiş.
Türk Milliyetçiliği ile ilgili bir kitap bile, Kitapyurdu’nun en çok satan – 100 – kitap listesinde yer bulamamış.
“Beyaz Zambaklar Ülkesi” nesiller boyu okunması gereken bir kitap iken, Kitapyurdun’da kendine 70. sırada yer bulabilmiş.

Türkiye’de okunan kitapların %65’ini aşk oluştururken, düşünce kitapları %13’de kalabilmiş.

Sistematik düşünmek, sorgulamak, analiz etmek gibi vasıflar okulun kazandırması gerekirken bizde tamamen kişinin çabasına kalmış bulunuyor.
Bu vasıfların kazanılması için de düşünce-felsefe kitaplarının okunması gerekiyor.
Bu listelerden de görüyoruz ki, bu zahmete çok az kişi katlanıyor.

PISA’da okuduğunu anlamada son iki ülkeden birini temsil eden eğitim seviyesinde, düşünce kitaplarının %13 ile kısıtlı kaldığı bir ülkede nereden, nasıl geldiğini; niye var olduğunu, yaşadığı milleti, millete niye yararlı olması gerektiğini düşünmeyen insanların oluşturduğu topluluktan tarih kitaplarının yok sattığını, peynir ekmek gibi milliyetçi kitapların kapışıldığını elbette bekleyemeyiz.

Sorgulamaya ve düşünmeye bu kadar kapalı bir toplumda,Türkçülüğü anlatırken nelerin üzerinde durmak gerektiğini gelecek yazıda değinmeye çalışacağım..

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone