Paranın Rengi Olmaz

Rasim-Topcuoglu

Türkiye’de futbol artık spor olmaktan çıkmış; gündem değiştiren, hayatın olmazsa olmazı haline gelmiştir. Endüstriyel futbol anlayışı Avrupa’da öncü olmuş, izlerini Türkiye takibe almıştır. Artık  futbol kulüpleri birer anonim şirketi haline gelmiştir. Burada futbol partizanlığı, Türkçülerin bu kavramlara karşı bakış açısı ya da bir sosyolog gözüyle toplumun futbol fanatizmini incelemeyeceğiz. Geçtiğimiz yıllarda başlamış olan PASSOLİG ile ilgili bazı ekonomik verileri paylaşacağız. Futbol ile ilgili söylediklerimiz PASSOLİG için de geçerli olacaktır. Taraftar gözüyle değil, bir ekonomist gözüyle bu çalışmayı inceleyeceğiz.

PASSOLİG’in geliş amacı:
”6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun ile uygulamaya alınan Elektronik Bilet Sistemi ile sporda şiddet olaylarının azaltılması, insanların küfür ve şiddetin olmadığı tribünlerde karşılaşmaları seyredebilmesi, biletsiz seyircilerin giriş yapmasının önlenmesi, çocuk ve kadınların daha çok stadyumlara gelmesinin sağlanması, şiddete ve olumsuz tezahüratlara sebep olan bireylerin tespit edilerek müsabakalardan men edilmesi ve karaborsa bilet satışını engellemek amaçlanmaktadır.
Tüm bu etkilerin yanı sıra Passolig Kart ile kişilerin ulaşım, alışveriş vb. gibi günlük ihtiyaçlarını sadece tek bir kart üzerinden gerçekleştirerek hayatlarına kolaylık getirmesi hedeflenmektedir.”

İlk paragrafı topluma anlattınız, tamam; amaçlarınız doğrultusunda iyi bir noktaya değindiniz belki de; bizler bunun yorumunu yapmayacağız. Fakat ”FAİZ LOBİSİ” gibi bankaları suçlayıcı, tüketim üzerindeki yoğunluğu engellemek adına elektronik aletlerde taksitlendirmeyi kısıtlayıcı politikalar izleyen -geçtiğimiz günlerde taksitlendirmedeki kısıtlamaları esnetmeye başladılar- sizler değil miydiniz? Devam edelim…

PASSOLİG ile ilgili bilgilerimizi kontrol edelim. PASSOLİG Kartı almak için birkaç seçeneğimiz var. PASSOLİG’in sitesine girerek kart başvurusunu internet üzerinden yapıyoruz. O sırada gözümüze bir şey çarpıyor: ”Yer sağlayıcı: Aktif Yatırım Bankası A.Ş.”. Neyse siteden almayalım, diyerek bir adres arıyoruz. Karşımıza bu sefer ”Size en yakın N Kolay İşyeri’ni bulun.” seçeneği çıkıyor. “N Kolay Ödeme Kuruluşu A.Ş. nedir?” diye merak ediyoruz. Sitesindeki “hakkımızda” bölümünden incelemeye başlıyoruz. Orada da gözümüze çarpan bir şey oluyor: “Ortaklık Yapısı” adlı tablodan firmanın ortaklarını incelemeye koyuluyoruz: %99.999867 oranlık kısmı Aktif Yatırım Bankası Anonim Şirketi, %0.000033 oranlık kısım Çalık Holding A.Ş. ve %0.000033’lük oranlardan üç farklı yönetim sistemi şirketi daha gözümüze çarpıyor. Çalık Holding A.Ş. biraz kulağa tanıdık geliyor ve Aktif Yatırım Bankası Anonim Şirketini incelemeye başlıyoruz. “Hakkımızda” kısmında Çalık Holdinge ait olduğunu görerek işlemi tamamlıyoruz.

Şimdi bunları neden anlattığımıza daha da yaklaşırken maçlara gitmek isteyen seyircilerin PASSOLİG Kart alma zorunluluğundan dolayı yine kendi sitelerinde bizzat belirttikleri fiyatlandırmaları aktaracağız. Yılda bir defa alınan ücretler:
E-Bilet Sistemi Yıllık Kullanım Bedeli (Galatasaray, Beşiktaş, TFF Logolu ve Logosuz Passolig Kartları) – 33 TL
E-Bilet Sistemi Yıllık Kullanım Bedeli (Fenerbahçe ve Trabzonspor Passolig Kartları) – 30 TL
E-Bilet Sistemi Yıllık Kullanım Bedeli (Bursaspor Passolig Kartları) – 22 TL
E-Bilet Sistemi Yıllık Kullanım Bedeli (Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor, Sivasspor, Osmanlıspor, Kasımpaşa, Başakşehirspor, Adanaspor, 1461 Trabzonspor, Orduspor, Bucaspor, TFF Logolu ve Logosuz Passolig Kartlar hariç diğer kulüp logolu Passolig kartlar) – 17 TL

Bunlara ek olarak PASSOLİG Kartı’na maç için gerekli bilet fiyatını yüklediğinizde, önceleri ”Hizmet Bedeli” adı altında bir ücretlendirme yapılıyordu. Yani her maç başına ücret ödeniyordu. Güncel fiyatlandırmalarda bunu sıfıra çektiklerini kendi internet sitelerinde belirtmişlerdir.

PASSOLİG’i inceledikten sonra Eurosport’un sitesinde yer alan habere göre 2014-2015 futbol sezonunda seyirci sayısının şöyle olduğu görülmüştür:
”2014-2015 futbol sezonunda statlarda maç izleyen toplam seyirci sayısı 2 milyon 592 bin 980 oldu…649 bin 756 seyirci bu sezon stadyumda 1 defa maç izledi. 2014-2015 futbol sezonu boyunca Spor Toto Süper Lig ve PTT 1.Lig’in bütün resmi müsabakaları için 2 milyona yakın bilet satıldı.”
Transfermarkt internet sitesinin istatistiklerine göre de, 2015-2016 sezonunda seyirci sayısı 2.578.783 olarak gerçekleşmişti.

Toplam PASSOLİG Kartı satışı, PASSOLİG’in ”Taraftar Kart Ligi” olarak  hazırladığı tabloda verilmektedir. Kaç vatandaşımızın maç seyretmek adına kart sahibi olduğunu incelemek isteyenler buradan bilgi edinebilir.

Gelelim işin bizim tarafımızca anlam veremediğimiz noktasına. Günümüz şartlarında her bir bireyin bir banka hesabı bulunmakta. ”Yıllık ücret” ödediği kartları olan insanlara zorunlulukla neden Aktif Bank tarafından bir kart verelim? Neden cebimizden çıkan ve hiçbir kârımızın olmadığı bu paralar bir banka tarafından sömürülsün? Zaten kendi bankama yıllık ücretimi ödüyordum. Biletimi aynı şartlar altında tek bir ücret ödeyerek alırdım. Türkiye’de bulunan bankaların altyapısı mı yeterli değil yoksa böyle bir işleme? Güldürmeyin.

İnsanlarımızı kandırmaya güzel de bir kılıf bulunmuş: “Havuzda toplanan paralar PASSOLİG aracılığıyla kulüplerimize dağılıyor ve sizler bu kartı alarak kulübünüze büyük bir katkı yapmış oluyorsunuz.”. Peki kardeşim, bankanın kart ücreti olarak kestiği paralar hangi kulübe gidecek? ÇALIK SPOR’a herhalde ya da kim oradan nemalanıyorsa… Acaba borç batağında yüzen, kredi notları çok düşük olan bütün kulüplerimize uzun vadeli borç veren bankaları araştırsak Aktif Bankası yine işin orasından burasından çıkar mı?

Bir konuya daha kısa bir not düşelim. Asgari ücretle çalışan, küçük esnaf ya da memur olan vatandaşlarımız başta olmak üzere, tüm emekçilerin emekleriyle kazandıkları paralarına her yerden bir vergi çıkartarak el koyan devletimizin, kulüplerin toplam 100 milyonları bulan vergi borçlarını silerken vicdanı hiç sızlamıyor mu?
Evladını başka bir şehirde okuturken bir dönem sıkıntıya düşmüş vatandaşın küçük bir nefes almasını sağlayacak kredi için bankalar tarafından vatandaşa “Kredi notun düşük” denirken devlet bankaları başta olmak üzere devletin aracı olmasıyla borç batağında yüzen kulüplere verilen yüz milyonlarca Türk Lirası kredi ayıp değil midir? Orası da sizin vicdanınıza kalmış.

Son bir hatırlatma!
Renginiz bordo-mavi, yeşil-beyaz ya da renklerin farklı tonlarında olabilir ancak ödediğiniz paraların yolu aynı adrese çıkıyor.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone