Park Meselesi

KemalOnalir

Hükümetin son eseri Anıtkabir’in bahçesine çocuk parkı koymak oldu.  Sebebini anlamak kimine göre güç kimine göre çok basit. Sosyal medyada tepki gösteren de var, destek çıkanda.

Öncelikle Başbuğ’un ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir, piknik alanı, mesire yeri yahut dinlenme tesisi değil. Çocuk parkı gibi yapılar genellikle buralarda bulunur.

Fakat mesele biraz daha başkadır. ‘Yalancı Çoban’ hikâyesini hepimiz biliriz. Bir çoban birkaç defa sürüye kurt saldırdığını söyleyip köylüleri kandırır, sonra gerçekten kurtlar saldırdığında köylüler inanmaz ve bütün koyunlar ölür.

Bizim hükümetin durumu da bundan farklı değil. O kadar çok Türk düşmanlığı yaptılar ki artık herhangi bir hareketlerinde iyi niyet göremiyoruz.

Milliyetçiliği ayaklar altına mı almadılar, Kandilden getirdikleri teröristleri davul zurna ile mi karşılamadılar?

Onlarca şehit vermişken milletvekili hesabına tutuşanlar, Kürtçeyi bu ülkenin ikinci dili haline getirenler, ‘Türkçe ile felsefe yapılamaz’ diyerek dilimizi aşağılayanlar hep bunlar.

Tescilli Atatürk düşmanını meclis başkanı yapacaksın, sonra Atatürk’ün kabrine çocuk parkı ekleyeceksin. Bu işin altında art niyet aranır.

AKP’nin Atatürk ile arasının nasıl olduğunu da iyi biliriz. Atatürk ve İsmet İnönü’yü kast ederek, ‘İki ayyaş’ diyen Erdoğan’dır. Cumhuriyet için ’90 yıllık reklam arası’ diyen AKP milletvekili Tülay Babuşçu’dur. AKP’nin Üstadı(!) Kadir Mısıroğlu’nun Atatürk düşmanlığını herkes bilir. Erdoğan’ın ‘Beynimin yarısı’ dediği, Kürt açılımının en önemli şahsı olan Mehmet Metiner’in meclis kürsüsünden Atatürk’e ve Cumhuriyetin kurucu kadrosuna ettiği hakaretler meclis zabıtlarına kayıtlıdır.

Atatürk’ün mareşal üniformalı resmini meclisten kaldıranlar aynı partinin elemanlarıdır.

Özetle bu işin Atatürk sevgisiyle falan da alakası yoktur. Her Siyasal İslamcı gibi AKP’liler de Atatürk’ü sevmezler. Sıkışınca arkasına sığınırlar o kadar.

Başbuğ çocukları çok severdi. Bunu, onun hayatını biraz okuyan herkes, çok iyi bilir. Dünyanın tek çocuk bayramı onun eseridir.

AKP’nin çocuk sevgisi ise Ensar Vakfı ile eşdeğerdir. Halen hesap sormadıkları vakıf çalışmalarına devam ediyor. Engelli çocuğa tecavüz ederken suçüstü basılan il başkanları suçsuz bulunup serbest bırakılıyor.

9 yaşındaki kız çocuğu evlenebilir diyen adamlar şeyh, molla, imam sıfatlarıyla sokaklarda gezebiliyor, hutbe verebiliyor. Kız çocuklarını okutmayın diyenler hiç çekinmeden salyasını akıtabiliyor.

O yüzden ‘çocuk sevgisi’ kavramından bahsetmek onların en son işidir.

Bundan başka yıllardır kaybettiğimiz çocuklar o parkta eğlenemeyecekse değil Anıtkabir’deki, tüm Türkiye’deki parklar lüzumsuzdur.

Hüseyin Utku’yu hatırlarsınız. Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki bombalı saldırıda şehit olmuştu. Melih Yıldız’ı hatırlar mısınız? Hani babasının al bayrağa sarılı tabutunu kuzeni Kaan’a gösterip ‘Bak bu benim babam’ diyen çocuk. İşte bu çocuklar o parkın tadını almayacaksa hiçbir çocuk alamaz, alamamalıdır.

Hastahane yollarında ölen, terörden, bakımsızlıktan, fakirlikten, açlıktan ölen çocuklar ve bebekler varken, bir parkla vatan kurtardım havası vermek, çocuk aşığı görünmek en çok size yakışırdı, onu da yaptınız.

Anıtkabir, piknik yeri, restoran zinciri, kafeterya caddesi değildir. Orada ölen İmparatorluktan devlet, yok olan bir askeri guruptan ordu, mahvolmuş bir topluluktan millet çıkartan adam yatıyor. Ülküsü uğruna rütbesini atan, gençliğini savaş meydanlarında harcayan, bütün ömrünü milletine vakfeden bir ulu yatıyor.

Mekânın ağırlığı bu şahsiyetin ağırlığını kaldırmak zorundadır. Anıtkabir, dünya Türklüğünün Türbesidir. Böyle şarlatanlıkların yeri değil!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone