PKK da Darbeye Kalkışsın!

YusufDuzgoren

Millet olarak teröre harcadığımız paralar ortada. Ondan da önemlisi yitip giden yiğitlerimiz ortada. Ama 7 Haziran 2015’ten bu yana hayatları birilerinin gevşekliği yüzünden harcanan yüzlerce askerimizin, polisimizin, gencimizin, hesabını bu yaşananlara sebep olan siyasi güçlerin tümünün idamıyla bile soramayız.

Yüz tane siyasetçinin hayatı bir Arslan Binbaşı’dan değerli olamaz. O yüzden şehitlerimizin acısını geçirebilecek bir çözüm, yaraya merhem olabilecek bir ilaç bulmak mümkün değildir. Ama daha fazlasının önüne geçmek için önümüze bakmak, ciddi adımlar atmak zorundayız.

Memleketimizin dahilinde bulunan aktif mücadele ettiğimiz başlıca iki terör örgütü vardır: FETÖ ve PKK. 

FETÖ’yle mücadelede kurunun yanında yaşı yakmaktan, topyekün mücadele etmekten çekinmeyen hükümet, PKK’da aynı kararlılığı göstermemektedir.

Bunun sebebi ise çok açıktır. FETÖ iktidarı sarsmış, onların mevcudiyetini, güç odaklarını tehdit etmiştir. Fethullah Gülen, Tayyip Erdoğan’ın sahip olduklarına sahip olmak istemiştir.

15 Temmuz olayından sonra “önce can” mantığıyla tüm gücüyle FETÖ’ye saldıran devlet, kendi bünyesinde görev yapan çocuklarını “canan” olarak görmekte ve onların can güvenliklerini önemsememekte, PKK tehdidine gereken önemi vermemektedir.

Temennimiz PKK’nın darbe girişiminde bulunmasıdır. İşte o zaman hükümet ve saray gencecik çocuklara, askerlere, polislere doğrultulan namlunun kendine doğrultulduğunu anlayacak ve önce can mantığıyla PKK’ya karşı da topyekün bir mücadele başlatacaktır.

PKK’nın şehir yapılanmalarının temizlenmesine yönelik herhangi bir operasyon yapılmamasına karşın Tayyip’i kaçırmaya yönelik operasyon yapan özel kuvvetlerdeki askerlerin adeta saklandıkları deliklerde yakalanması için gösterilen hassasiyet, FETÖ ilişkisinden dolayı açığa alınan hatta lisansı iptal edilen öğretmen müsveddelerinin olmasına karşın PKK sempatizanı 14 bin öğretmen müsveddesinin sadece görev yerlerinin değiştirilecek olması bu iki terör örgütünün devlet nezdinde konumunu gayet açık göstermektedir.

PKK akıllıca davranarak devletin zirvesindeki isimlere yönelik kamyon patlatma, keskin nişancıyla avlama, yollarına mayın döşeme gibi eylemlere girişerek kendini imha etmek yerine, devletin ciddiye almadığı, halkın sahip çıkmadığı vatan evlatlarına bu saldırıları yapmaktadır.

Muş’un bir ilçesinde görev yapmış bir öğretmen arkadaşım orada 10 ay kalmasına rağmen ilçedeki PKK destekçilerini, finansörlerini, PKK’nın eğitim alanlarının yerlerini bildiğini, bunların herkes tarafından malum olduğunu ifade etmişti. FETÖ’nün inlerine girme başarısını gösteren güçlü devletimiz acaba neden PKK’nın destekçilerine, eğitim alanlarına müdahale etme, imha etme girişiminde bulunmamaktadır?

Dün kaç ocak söndü, kaç aile yok oldu, kaç eve ateş düştü, kaç yiğit yitip gitti…

PKK’nın demokrasiye kastetmesi, milli iradeyi yok etmeye kalkışması için dua etmeliyiz.

Çünkü;

Askerin, polisin, çocukların canları devletin umrunda değil. Namlular milli iradeye döndüğü an terör bitti demektir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone