PKK savaş suçunu yeni mi işliyormuş?

New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), PKK’ya bağlı farklı birimlerin bünyelerinde çocukların barındırıldığına dair tespitlerde bulunduğunu ve PKK’nın “savaş suçu işlediğini” açıklamış.

Günaydın derler adama!

Türkiye, PKK’ya açıktan propaganda izni ve destek veren başta Avrupa devletleri olmak üzere Amerika’ya ve bütün dünyaya terörizme karşı savaşta samimî olmaya davet etmişti. PKK’nın eli kanlı bir terör örgütü olduğunu ve IŞİD gibi PKK ile de gerekli mücadelenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye’ye karşı Batı her zaman ikili davranmaya devam etti.

Şimdi de kalkmış PKK’nın savaş suçu işlediğini söylüyorlar!

Bu tespitte ve açıklamada da bir samimiyetsizlik olduğu ortadadır. PKK sanki belli bir amaç uğruna savaş veren “yasal” bir devletmiş gibi ele alınmış ve bir de savaşında meşruiyet aranmış! Hâlbuki terörün, teröristin nasıl bir meşruiyeti olabilir ki?

PKK yıllardan beri çocukları götürüp savaştırıyor. Bırakın savaştırmayı eli kanlı hain örgüt çocuk öldürüyor. Kundaktaki bebeğe kurşun sıkan cani bir örgütün “savaş suçu işlediği” yeni mi ortaya çıkmış? Gülerler sizin raporunuza!

Görünen şudur: Türkiye yine tek başına. Türkiye yine yedi düvele karşı kendi mücadelesini kendisi vermeye çalışıyor. Ortalıkta yine samimiyetsiz açıklamalar, raporlar dolaşıyor. Aksini beklediğimizden değil elbette beklenen buydu. Ancak beklenen bir şey daha var ki o da Türk milletinin tüm zorlukları yenip muzaffer olacağıdır. Bunu tüm hainler, iş birlikçiler ve Türk düşmanları böyle bilsin!

***

Bu da neyin nesi?

Cuma gecesinden itibaren internette müthiş bir yavaşlık yaşanmaya başlandı. Devletin olağanüstü durumlarda interneti yavaşlatması uygulamasıyla yeniden karşı karşıya kaldık. Ne oluyor, ne gidiyor derken IŞİD’in “iki Türk askerini yaktığı” yönünde görüntülerin genel ağda yayıldığını gördük. Görüntülerin tamamına ulaşamadık. Ortada müthiş bir bilgi kirliliği var. Kimi görüntülerin gerçek olduğundan kimi bir montajdan ibaret olduğundan söz ediyor. Kimi askerlerin adlarını yazıyor kimi onların asker olmadığını… Her ne olursa olsun ortalıkta net bir bilgi yok!

Devlet tarafından yapılan bu konuya yakın tek açıklama ise Millî Savunma Bakanı Fikri Işık’ın şu sözleri “Üç askerimizin DAEŞ’in elinde olduğunu biliyoruz. Teyit edilmemiş bilgilere itibar edilmemeli.” Bakan Bey böyle diyor ancak endişeliyiz. Bir an önce konuyla ilgili Türkiye devleti adına net bir açıklama yapılmalı. Zira internetin yavaşlatılması bir şeyi çözecek değil.

***

Bu olaylarla ilgili akademik çalışmalar yapan Kerküklü arkadaşım Ersan Salihoğlu’nun yorumuna denk geldim. Ersan IŞİD’in köşeye sıkıştığı için bu yola başvurduğunu ileri sürüyor. Ersan’ın değerlendirmesini önemli buluyor ve sizlerin de okuması için köşemizden paylaşmak istiyorum: “IŞİD örgüt olarak köşeye her sıkıştığında bu gibi kan dondurucu videolar yayımlar Bunu hem Musul’da hem Felluce’de hem de Tikrit’te gördük ve diğer yerlerde de aynı şeyi görebilirsiniz. Aslında bu video ne kadar bizi üzdüyse de o kadar da bize yararlı operasyonlar düzenlediğimizi anlattı. Ben TSK’nın bildirilerinin ne kadar etkili olduğundan emin değildim, zira ele geçirdiğimiz toprakların çoğu boş arazi ve çöllerden ibaretti ama bu köpeklerin neşrettikleri videodan sonra o bildirilerin ne kadar etkili olduğunu anladım ve gerçekten de öyleymiş. Videodaki diğer saldırıları dikkatle izlerseniz (iki saldırı hariç) etkili olan bir şey yok, hep boş araçlara yönelikti ve bunu etkili bir şey olarak göstermeye çalışıyor itler. Ganimet diye adlandırdıkları şey ise birkaç yelekten başka bir şey değildir (Araç da bulunuyor tabii ama onlar imha esildi uçaklarımızın tarafından). Hülâsa bunu IŞİD’in bir zaferi olarak algılayan aptaldır, bu görüntülere biz ağlamayacağız, cevap verilecek zaten. Ağlamaktansa kinimizle savaşırız. Savaşta olduğumuzu unutmayın.”

Saygılarımla…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone