Püskevit-Haçlı İttifakı

Asırlar boyu ardı ardına seferler düzenleyen ancak amacına tam anlamıyla ulaşamayan Haçlılar her yolu deniyor. FETÖ’den umduğunu bulamayan Papa, Ülker grubu üzerinden gofretlerle, püskevitlerle, tereyağlarıyla ittifak kurdu. Bir de millete mesaj vermek için reklam filmi çekti. 2023 gençliği tedirgin… Sayın Cumhurbaşkanının evi önünde nöbet tutuldu.

Filanca terör örgütü, filanca gizli örgüt, filanca karanlık odak değil, paranoyaklık ve linç kültürü memlekete hakim oldu!

Bir de “evet” propogandası var ya… Ne olsa “İstemiyorlar.” diye referanduma bağlıyorlar. Ben de bir şey söyleyeyim: Artık yemiyorlar!

Çünkü artık insanlar bunaldı. Bunalttınız.

Televizyonu açıyorsun, o… Kanal değiştiriyorsun, o… Gazete okuyayım, diyorsun, o… Çıkıp hava alayım, diyorsun, her yerde onun resimleri… Bu millete dayatma ters teper. Mağdur edebiyatı da bir yerden sonra tutmaz. Aksine itici olmaya başlar. AKP ise referandum propogandası başladığı günden itibaren hata üstüne hata yapıyor. Bunu yer yer iç ve dış politikaya da yansıtıyor. Kendisini itici hale getiren ne varsa, o noktada zirveyi yaşıyor. Her şeyden önemlisi, öfkeyle kalkıyor, zararla oturacak.

İmanımızın gücüne güç katan nedir, biliyor musunuz?

Çok şükür, haksız çıkmıyoruz.

Dün cemaatin ne olduğunu anlatanlara, “Sizin İslam’la ne derdiniz var” diyorlardı. Şimdiki tabloyu tekraren anlatmaya gerek yok.

Geçtiğimiz aylarda “İslamcı Kapitalistin Ermeni-Yahudi Ortaklığı” başlıklı bir yazı yazmıştım. O zaman da “Sizin İslam’la ne derdiniz var?” demişlerdi. Şimdi 1 Nisan şakaları üzerine kurulmuş basit bir reklam üzerinden herkes mesaj alıyor:

-Gofretler darbenin simgesi!

-Bunlardan bisküvit almayın, içinde dinleme cihazı var!

-Tereyağlarını bilerek zehirliyorlar ki bizim süper zekamız gerilesin!

Reklamı tersten oynatıp “Ramazan diyor!” diyen de var, “Ses çok ürkütücü oldu!” diyen de…

Oysa biraz gözünüzü açın kardeşim…

Türkiye’de ve dünyada tehlikeli gelişme olmayan bir tek gün var mıdır? Savaşın sürmediği tek bir an var mıdır? Ramazan olmuş… Öncesi olmuş, sonrası olmuş… Ne fark eder? Sen bir mücadelenin içine girmedikten sonra, oturup yirmi milyon karanlık örgüt deşifre etsen kaç yazar?

-Biliyor musun?

-Biliyorum.

-Bilginle hava atıyor musun?

-Atıyorum.

-E mücadele?

-Hayırlı günler kardeşim.

Tüm Türkiye’ye hayırlı günler dilerim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone