Reziller!

Son zamanların en tartışmalı kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı yeni bir tartışmayla karşımıza çıktı. Daha önceki dönemlerde aldığı bütçe, personel sayısı, bütçe kayıplarının ne olduğu, başkanının Fetullah şebekesinin Türkiye sorumlusunun doktorası altında imzası olması gibi konularla gündeme gelmişti. Son tartışma konusunun nüvesini oluşturan fetva tartışması da sık sık gündeme geldikleri konulardan biriydi.

**

Diyanet kendi internet sitesine sözlük hazırlamış, bu sözlüğü de milletin kullanımına açmış. Muhtemelen nikah konusunu merak eden bir vatandaş bu maddeye bakarken bulûğ tabirine takılmış, dönmüş bir de ona bakmış ve ne görsün? Rezalet.

Diyanet nikah için şöyle demiş; ‘bulûğ çağına erişen kişi nikahlanabilir’. Sonra bulûğ çağı için de şu zamanları tespit etmiş; ‘kızlarda 9 yaş, erkeklerde 15 yaş’.

İnanmayan açar bakar.

**

Konu gayet açık mı?

3 gram aklı olan bunu anlar mı?

Bu tanımlar farklı bir şekilde okunabilir mi? Türkçe bilen başka manaya çekebilir mi?

Tercüme hatası var mıdır?

Bütün bu soruların cevabı gayet basit. Ortada derinlemesine düşünülmesi gereken bir konu yok. Okuduğunu anlayacak kadar aklı olan herkes bu tanımları rahatlıkla anlayabilir. Türkçe güzel bir dildir. Yazıldığı gibi okunur. Bu yazılanlar içinde birçok Arapça kelime bulundursa da bu kelimeler gündelik dilde yaşadığı için tercüme gerekmeden okunabilir.

Özetle her şey açık.

**

Peki tarihimizin ilk kadın Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı gecenin 12’sinde TRT Haber’e çıkıp ne dedi?

‘Çarpıtılıyor’, ‘Diyanet böyle bir şey demiyor’, ‘bu tartışma üzerinden siyasi erk yıpratılmak isteniyor’.

Kulağımla duydum, gözümle gördüm. İnternette vardır, isteyen açar bakar.

Kısaca şunu dedi; ‘Siz hepiniz aptalsınız, okuduğunuzu anlamaktan acizsiniz, üstelik de darbecisiniz.’

Hanımefendinin söylediği budur. Fakat o iş öyle değildir.

Diyanet bu mevzuda önce kültürümüze saldırmıştır. O yaşlarda evlilik Araplarda, Pakistanlılarda, Afganlarda vardır. Türklerde yoktur. Ayıptır. O yaşta kız, çocuktur.

İkinci olarak Medeni Kanun’a muhalefet etmiştir. Medeni Kanun’da evlenme yaşı hem kız hem erkek için 18’dir.  Durum buyken Diyanet evlenme yaşı tayin edemez. Bu meseleyi meclis halletmiştir. Eğer tayin ediyorsa işin rengi değişiyor, laiklik ilkesi için mehter adımları başlıyor demektir.

Üçüncü olarak İslam anlayışımızı bozmaya başlıyor demektir. Türkiye Cumhuriyet’inin din işleriyle uğraşan kurum, bu gidişiyle ancak deistlere ve ateistlere hizmet etmektedir.

Son olarak bu mevzu çarpıtılmıyor, diyanet böyle bir şey diyor, Diyanet bu tartışmaya ‘siyasi erk’ gibi lafları katarak kaçak güreşiyor demektir. Kıvırmanın, çarpıtmanın alemi yok!

Diyanet’in binasından kokular gelmeye başladı. Islahat kurtarır mı bilinmez, Allah sonlarını İnkılab etmesin.

9 yaşındaki çocuğa evlenme ruhsatı veren bir kurum milletin vicdanında yerini koruyamaz. Dinin olduğu her kurumdan sapıklık haberleri geliyorken Diyanet bunlarla gündeme gelemez.

Kendinize gelin. Bozuk da olsa var olan anayasaya, daha iyisini yapılana kadar, kurum olarak uyun.

Devran döner. Tarihe adınızı ‘rezil’ sıfatıyla yazdırmayın!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone