Rothschild’in Yediği Türk Tokadı

Ortadoğu coğrafyası hem maddi hem de manevi sebeplerle tarihin ilk dönemlerinden itibaren büyük bir mücadele sahası olmuştur. Kimi zaman kralların destan yazma hayaliyle giriştiği maceralar, kimi zaman birçok devletin giriştiği fetih hareketleri, kimi zaman basit bir aşk meselesi, kimi zaman ticaret, kimi zaman aşiret, kimi zaman tebliğ edilmek istenen dinler, son iki asırda da petrol sebebiyle büyük mücadeleler yaşanmıştır. Dünyayı bir baştan bir başa kateden ve bitmeyen yolun yorulmayan yolcusu Türk milleti de bu mücadelelere katılmıştır.

Türk o mücadelelere katıldıktan sonra tokat yemeyen de kalmamıştır.

Tokat yemişlerin torunları genelde tarihi görmezden gelir, gizler, anlatmaz ya da çarpıtır. Ellerinden geldiğince Türk’ü yok sayar ya da küçümsemeye çalışır. Bizim milletin içinde de bu işleri yapan İrlandalılar yok değildir. ABD kuklası İslamcı teröristlerin saldırıları sonrası İslam üzerinden Türk’e saldırılır, Türk gerici ilan edilir; ahmağın biri tutar “Bak Hindistan’da bile yok gerici hareketler…” der. Görülmeyene tapmak yanlıştır, öküze tapmak medeniyettir (!). Öküze tapan medeni Hintlilerin Hindistan’da hükmeden kadın hükümdar Türk Raziye Begüm Sultan’ı katletmesi bu yüzden görmezden gelinebilir. Görmezden gelinsin diye de fanatik bir Hindu olan katil tarihin sayfalarından yok ediliverilir. Hasımlarına “Türkler’le savaşmayın! Bilmez misiniz bizim savaş meydanındaki yeteneğimizi?” diye seslenen Babür’ü Moğol yaparsak, Türkleri tarihin en köklü coğrafyalarından birinden silmiş oluruz. Haçlı seferlerini anlatan bir film çektiğimiz zaman Türk alplarını Arap diye gösterirsek Türklerin yedi düvele attığı tokatlardan birini sileriz.

-Ama Çanakkale’de yedi düvele atılan tokadın etkisi nasıl silinecek?

-Orada da “Kardeş kardeş savaştık!” edebiyatı çekeriz, olur, biter.

Ne gerek var İngilizlerin en seçkin alayının kısa sürede toz duman edildiğini anlatmaya? Anlatırsak “Zayıf ve cahil Türk” imajı silinmez mi? Avrupa’da “İsa onları göğe çekti.” deriz; Türkiye’deki biraderlerimiz de “Bulut geldi, aldı.” diye anlatır. Biz de utancımızı sileriz.

Tüm dünyada öğretilen tarih, dünyanın efendisini ya yok saymak ya da yanlış tanıtmak için yazılmış tarihtir. Gerçeklik payı çok azdır.

Ne yapalım biz Çanakkale’de, Mısır’da tokatladığımız Rothschild’i yazmayan tarihi?

Evet…

Evelyn Achille de Rothschild.

6 Ocak 1886’da Leopold ve Marie Perugia çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluk yılları İskoçya’da geçti. Bilindiği kadarıyla ailesinin diğer mensupları gibi ticarete çok da ilgili değildi. Yine de ailesinin ticari çıkarları için 1911’de Brezilya ve Şili’ye gitti. 1911’de Birleşik Sadiya Grubunun haznedarı idi. Ticareti sevmiyorsa, neden haznedar olarak görev yapar? Ticareti öğrenmesi için neden direk üst düzey bir işte görevlendirilmiş?

Çok iyi at binen Evelyn Achille de Rothschild, 1794 yılında kurulan Kraliyet özel ordusu Buckinghamshire Yeomanry’e girdi. 15 yıllık bir arkadaşı Evelyn hakkında “Kraldan daha çok kralcıydı.” diyor. Belki arkadaşı bilmiyordu; ama aslında uzun zamandır Rothschild ailesinin menfaatleri kraliyet ailesinin menfaatleriydi.

Bucks Yeomanry, ilk cihan harbinin çıkmasıyla birlikte 1915 Nisan’ında Mısır’a gönderildi. Rothschild, daha sonra Buck Yeomanry ile birlikte geçici görevle Gelibolu’ya yollandı. Türklerden ilk tokadı burada yediyse de ölmedi; bir süreliğine tedavi için evine gönderildi. İyileşince tekrar Mısır’a gönderildi. Gazze’deki savaşlara da dahil oldu. 1917 Mart’ında Binbaşı olarak terfi etti. 13 Kasım 1917’de bu kez Türklerden kaçamadı; Al Mugayyir’de (Filistin) tefeciler cennetine postalandı. Çakma Aşil banker Evelyn’i paketleyen Yedinci Ordu idi. Yedinci Ordu’nun en ünlü komutanları, Mustafa Kemal Atatürk ve Fevzi Çakmak’tır.

Çakma Aşil mevcut kaynaklara göre önce Kahire’ye, ardından Filistin’e, Richob Let Zion’a gönderilip orada gömüldü. Cepheye birlikte gittiği kardeşi Anthony de Rothschild, Buckinghamshire’da anısına Savaş Anıtı’nın açılışını gerçekleştirdi.

Dünyanın en büyük banker ailesi olan Rothschild’in bir mensubu savaşmak için Türk topraklarına geliyor, bu tuhaf değil mi? Türkler tarafından öldürülüyor, ama hakkında Türkçe kaynak yok. Bu tuhaf değil mi? Kısıtlı İngilizce ile yabancı kaynaklardan elde ettiğim bilgileri aktardım. Bundan sonrası hava atmak için değil faydalı olmak için yabancı dil öğrenenlerdedir.

Düşmanınızı öğretmeyen, sizi küçük düşüren tarih, tarih değil, masaldır. Bugün sevenin de sevmeyenin de, dost görenin de görmeyenin de tüm hesaplarını gerçekleştireceği son nokta, Mehmetçik’in namlusundan geçer. Rothschild de o namlunun ucunu Filistin cephesinde gördü.

cakmaasil Bu çakma Aşil…

derotschild_e Bu da beşiği…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone