Sandıkla Kazandıklarımız

KemalOnalir

Bugün Türk tarihinde, demokratik yollarla, sandıkla, oy pusulasıyla, elde ettiğimiz şeyleri sizinle paylaşacağım.

Sene; 637; yer Vey Irmağı kıyısı. Kürşad ve yakın arkadaşları düzenledikleri toplantıyla, Çin Sarayını basıp, imparatoru esir ederek Türklerin bağımsızlığını kazanma planı üzerinde tartışmaktadır. Bu tartışmalar sırasında Kürşad ve Bögü Alp arasında ihtilaf oluşur.

Kürşad, planın bir an önce uygulanmasından yanayken, Bögü Alp acele edilmemesi konusunda ısrarcı olmuştur. Yamtar, Yağmur ve Kara Ozan Kürşad’dan yanayken, Sungur, Emen ve Gök Börü, Bögü Alp’in tarafını tutmuştur. Toplantıdan bir karar çıkmayınca, halka gitmeye karar verilmiş, Çin hükümetinin baskıları altında geçen seçimlerden çok az bir farkla Kürşad galip çıkmıştır.

***

Yıl 1070, yer İsfahan. Yeni Sultan olmuş olan, Sultan Alparslan ve kurmayları, Anadolu’ya düzenlenecek olan büyük sefer için toplanmıştır. Sultan ile Vezir Nizam’ül Mülk arasında cereyan eden tartışma zaman zaman ortamın gerilmesine sebep olmuşsada günü sonunda halka gitmek konusunda mutabık kalınmıştır.

Seferden yana olanlar, kırmızı, sefere karşı olanlar ise beyaz pusulaları zarflayıp, kurulan sandıklara atmış, oyların sayımı günün teknoloji sebebiyle 6 ay sürmüştür. Kendisini devletin sahibi sanan Nizam’ül Mülk, Sultan Alparslan tarafından sandığa gömülmüş, ağır bir yenilgi almıştır.

Bölgede bulunan azınlıklara temsil hakkı verilmediği için Malazgirt Savaşı’na katılmama kararı almışlardır.

***

Sene 1451, yer Edirne. Daha Fatih olmamış olan Sultan II. Mehmet, genç ve enerjik yapısıyla tahta geçmiştir. Veziri ise; yılların kurt siyasetçisi Çandarlı Halil Paşa’dır. O gün Divan-ı Hümayun’un gündeminde İstanbul’un Fethi vardır. Sultan Mehmet ve Halil Paşa ihtilafa düşerler.

Sultan; ‘İstanbul’un fethi müjdelenmiştir’, ‘İstanbul’u alırsak İslam âleminin lideri oluruz’, ‘Ticaret yolları elimize geçer’ gibi söylemlerle mecliste bulunanları ikna etmeye çalışır. Halil Paşa ise; ‘O kadar güçlü değiliz’, ‘Haçlı Ordusu toplarlar’, ‘O surlar aşılamaz’ gibi karşı iddialar sunar.

Divan’ın kararı; ‘Referandum’ olur ve konu halka sorulur. %54’e %46 sonucuyla İstanbul’un kuşatılmasına karar verilir.

***

Yıl 1510, yer Osmanlı mülkü. İyice yaşlanan ve devlet işleriyle ilgilenemeyecek kadar hasta olan Sultan II. Bayezid’den sonra, devletin başına kimin geçeceği konusunda başlayan tartışmalar iyice alevlenmiştir.

Şehzadeler, Ahmet, Korkut ve Selim arasında başlayan rekabet, seçim meydanlarında gergin anların yaşanmasına sebep olmuştur.

Şehzade Ahmet’in Anadolu’da çıkan isyanları bastıramaması üzerine, Şehzade Selim; ‘Çarıklı Türkmenlerden kaçan adam devlet yönetemez’ demiş, bu sert söylem karşısında Ahmet sessizliğini korumuştur.

Şehzade Korkut içinse çocuğu olmadığı yönünde dedikodular üretilmiş, sindirilmeye çalışılmıştır. Bu gergin süreç sonunda yapılan seçimlerle Şehzade Selim, 1512 ile 1520 yılları arasında sürecek saltanatını başlatmıştır.

Sonuçların açıklandığı akşam, Topkapı sarayının balkonundan yaptığı konuşmada, şu meşhur şiiri okumuştur;

Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur.

***

İnandırıcı geldi mi? Elbette ki gelmedi.

Her fırsatta, her yerde söylediğimiz gibi; ‘Türk milletinin sandıkla, demokrasiyle, seçimle, propagandayla kazandığı hiçbir şey yoktur!

Yukarıda saydığım tüm olayların başkahramanları, dönemin en kudretli kişileridir. Saray basmak kararını Kürşad, İstanbul’u fetih kararını Fatih, Anadolu’ya sefer kararını Sultan Alparslan, yeni Osmanlı Padişahının kim olacağına Yavuz karar vermiştir.

Türk milleti budur! Bir şey diliyor, istiyorsa bunu kudretini kullanarak söke söke almak zorundadır.

Yunan veya Ermeni olsaydık böyle bir şeye lüzum yoktu. Bu iki asalak unsurun devletini batılı devletler armağan etmiştir, lakin biz her hanedanlığımızı veya rejimimizi, kanımızı sebil gibi akıtarak kurmuşuzdur.

Tarihe bakın, demokrasiyi, seçimi, seçilmeyi öyle konuşalım.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone