Şaşan Tavşan…

Yerli ve MİLLİ cumhurbaşkanımız Milli Mücadele’nin ruhunu 97 yıldır yüreklerimizde hissettiren İstiklal Marşımızın bestesini beğenmiyormuş. Milliyetçi olduğunu iddia eden bir başka yerli ve MİLLİ parti ise bu işi uzmanlarına bırakmış.

İstiklal Marşı muhabbetini bunlar değil de CHP yapsaydı ne tantana yaparlardı ama değil mi?

Son derece yandaş, son derece yerli ve MİLLİ, son derece dış güçler edebiyatı yapan, Jet Fadıl’ın “güncellenmiş” versiyonu bir çocuk 77 bin sığırı sığır çiftliği kurma vaadiyle kandırıp, milyonlarca lirayı çalıp ülkemizin tatlı su solcularının hayalini kurduğu Uruguay’a kaçtı. Tekbirlerle, dualarla, nidalarla açılışını yaptığı sığır çiftliği Avrupa’nın en büyüğü olacakmış, dış güçlerden tehdit alıyormuş, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaymış…

Bu soygun Atatürkçü biri tarafından yapılsaydı, fabrikanın açılışında Gençliğe Hitabe falan okutulsaydı yandaş medyamız, yerli ve MİLLİ partilerimizin grup başkan vekilleri ne tantana yaparlardı ama değil mi?

Türklüğe ve her türlü milli değere alerjisi olan CHP’nin İstiklal Marşı’nı, Andımız’ı savunduğu, her türlü milliyetçiyi ve milliyetçiliği ayaklar altına alan sayın cumhurbaşkanımızın Bozkurt yaptığı, %1 oyu olan Saadet Partisi’nin neredeyse seçimin kaderini değiştirecek parti konumuna geldiği, Hz. Peygamberden daha iyi Müslüman olacaklar ki Hz. Hatice’nin ticaretle uğraştığını bile bile “kadınlar çalışmamalı” diyen din tüccarlarının gündemden düşmediği bir ortamdayız. Her şey ne kadar zıt, ne kadar mantıksız, ne kadar aptalca değil mi?

Tavşan normalde onu yakalamaya çalışan kişiden kaçar.

Ancak,

Bizim oralarda bir söz vardır: Şaşan tavşan çomağa karşı gelirmiş. (Gogıl’da “ölecek tavşan” diyor ama sonuçta aynı kapıya çıkıyor)

Demek ki ülkemizde o kadar çok şaşan tavşan var ki (ya da ölecek tavşan…) hepsi yaptığı işin, taşıdığı etiketin tersine hareket ediyor.

Bu noktada bu yazıyı okuyanlara seslenmek istiyorum.

Değerli yurttaşlarım;

Geçtiğimiz günlerde üç tane ibretlik olay dikkatimi çekti. Kanada’da doktorlar hükümeti protesto etmişler. Sebebi ne biliyor musunuz? Devletin kendilerine fazla maaş verdiğini düşünüyorlarmış. Adamlar “Bize çok para veriyorsunuz, bu kadar vermeyin” diye nümayiş yapıyorlar.

Diğeri, İsviçre’de bu hafta meclis toplanmadı. Milletvekilleri mesai yapmadılar. Çünkü konuşulacak bir gündem yokmuş. “Boşu boşuna toplanmayalım” dediler. Yani adamların konuşup çözecek dertleri yok.

Sonuncusu ise, geçtiğimiz gün BM 138 ülkeyi mutluluk oranlarına göre sıraladı. Biz 74. sıradayız. Hani dünya bizi kıskanıyor ya… En mutlu 5 ülke Finlandiya, Norveç, Danimarka, İzlanda, İsviçre’imiş. Hani şu kişi başına düşen gayri safi milli hasılası 50 bin $ olup bizi kıskanan, portakal bıçaklayarak gözdağı verdiğimiz Hollanda vardı ya… 6. sıradaymış.

Kanada ise 7. sırada. Bu kadar aşağıda olmalarının sebebi de herhalde doktorlar üzgün olduğu içindir. O kadar yüksek maaş verirsen olacağı bu.

Buradan çıkarılacak rafine dersler:

İyi bir insan olun.

Milli değerlerinize sahip çıkın, bu işi CHP’ye bırakmayın.

Çakal olmayın, aç gözlü olmayın, dürüst olun, çalışkan olun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone