Şaşırdınız mı?

YusufhanGuzelsoy

“Körler sağırlar birbirini ağırlar.” diye bir deyim vardır. Yıllar önce “Körler Sağırlar Başa Geçti” başlıklı bir yazı yazıp yayımlamıştım. Aradan geçen zamanda Türkiye’de pek bir şey değişmedi. Körler sağırlar hala başta ve birbirini ağırlıyor. Değişen tek şey çalarken kardeş olanın paylaşırken düşman olması oldu.

Recep Tayyip Erdoğan, zamanında şu ifadeleri kullanmıştı: “Sayın Öcalan aldığı kellelerin hesabını veriyor.”

Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de aynen bu kullandığı ifadenin hakkını verdi. İktidara geldiği ilk günden beri değiştiğini ifade etse de bana göre değişmemiş, gelişmiştir. Çözüm süreci, akil adamlar, Ergenekon davası, TSK’nın hiç olmadığı kadar yıpratılmaya çalışılması, seçtiği bölücü danışmanlar, iktidarının ilk yıllarında AB uğruna verdiği tavizler… AB Haçlı ittifakı değilmiş gibi gözü kapalı güvenen ve tavizler veren iktidar, bu yanlışlarını gizlemek için sürekli olarak Atatürk’e göndermeler yaparak gündem yaratıyor.

Körler sağırlar her alanda birbirini ağırlamaya devam ediyor. Zaman onların zamanı olur da, nimetlerinden faydalanmakta gecikirler mi? Asla!

Yakın zamanda Rasim Ozan Kütahyalı ve yuvarlanıp bulduğu kapağı Nagehan Alçı bir filmde rol aldı. “Bizdeki askerlerin eşleri ve sevgilileri de Güneydoğu’daki gaziler için marif takvimine soyunsun!” şeklinde 22 Nisan 2010 tarihli bir twit atan Nagehan Alçı, oyuncu olmadığı halde bir filmde başrol oynayabilmesini bu tarz hainliklerine mi borçludur acaba? Perdeyi kefen yapıp giyenler bu kadının ve kocasının FETÖ’den de PKK’dan da hiçbir şeyden değilse sadece söylemlerinden bile kolaylıkla hüküm giyeceklerini bilmiyor mu? Niye sesleri çıkmyor?

Seslerinin çıkmadığı ve asla çıkamayacağı bir konu daha var.

Muhsin Kızılkaya, kahraman askerlerimiz için “Askerlerin görevi hayatını vermek, bunun için maaş alıyorlar, benim için ekstra bir iyilik yapmıyorlar.”

Kendisi eski AKP Milletvekili ve Habertürk yazarıdır. Başbakanlık Başdanışmanıdır ve Hakkarili bir Kürt’tür. Yazdığı kitapların bazıları şunlardır: “Eski Zaman Eşkıyaları”, “Dünden Yarına Kürtler”, “Ben Hala Annemin Dilini Kullanamıyorum”, “Kayıp Diwan”, “Sürgün, Güç ve Ölüm”, “Barışa Katlanmak-Bir Akilin 83 Günü”.

AKP nezdinde bu gibiler kıymetlidir. Nerede bölücü varsa hepsi Başbakanlıkta danışmanlık yapmıştır.

Şimdi benim soracağım bazı sorular vardır:

1-Ömer Halisdemir, aldığı maaş için mi yoksa devletin bekası için mi yaşamını feda etti?

2-“Demokrasi nöbeti” tutanlar, demokrasinin ne olduğunu gerçekten biliyor mu?

3-Demokrasinin ne olduğunu biliyorlarsa, sözgelimi AKP Gençlik Kolları gibi oluşumları Muhsin Kızılkaya aleyhine protesto gösterisi yapacak cesarette midir?

4-Muhsin Kızılkaya’nın Başbakan Başdanışmanı olmasına şaşırdınız mı?

Her şeyiniz ticari zihniyete dayalıdır. “Oğlum partiye girmezsen yükselemezsin!”, “Oğlum siyasileri eleştirirsen bir yerlere gelemezsin!”, “Oğlum partide yükselip geleceğini sağlama alman lazım!”

Çocuklarını bu şekilde yetiştirenler söz konusu “ümmet” diye asıp kesmek olunca mangalda kül bırakmıyor. Böyle dava mı olur?

Tekrar soruyorum: Muhsin Kızılkaya’nın Başdanışman olmasına şaşırdınız mı? Menfaat için yanlışlara ses çıkarmayan kör, sağır ve dilsiz kesilmesine şaşırdınız mı?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone