Seni Gidi FETÖ’cü!

Hükümetten bazı şahıslar, bir terör örgütünün siyasi ayağıyla görüşür, hükümetin başı olan şahıs bununla yetinmeyip terör örgütünün bizzat elebaşıyla görüşülmesi için istihbarat servisine emir verir. Sonra bu hükümet partisinin bazı üyeleriyle, terör örgütünün yandaşı olan partinin üyeleri ülkenin en önemli mekanlarından biri olan Dolmabahçe sarayında ortak açıklama yayınlar.

Fakat siz bu konu hakkında konuşamazsınız, yazamazsınız hatta düşünemezsiniz bile.

Diyelim ki bunlardan birini yaptınız.

Zor değil, terörist olursunuz…

**

Aynı hükümetin başı tescilli terörist, sözde şarkıcı bir yaratığı koluna takar, Türkiye’nin bir şehrinde ‘Nevruz’ kutluyoruz ayağına şov yapar. Üstelik bu yaratık kaçarak gittiği bir ülkede Türkiye Cumhuriyeti’ne ‘katil’ demiş ve daha nice hakaretler etmiştir.

Fakat siz bu konulara hüsn-ü zan ile bakmak zorundasınızdır.

Diyelim ki bakmadınız. Art niyet aradınız.

Zor değil, bölücü vatan haini olursunuz.

**

Aynı hükümetin başı ta Avusturalya’da bir yayın yapan bir radyonun programına katılır. İmralı adasını işgal eden maymuna sayın, şehitlerimiz için kelle tabirini kullanır. Demokrasiden, şeffaflıktan falan bahseder. Türkiye’nin yönetimini Avustralyalılara şikâyet eder. İngilizcesi ‘Van münüt’ seviyesinde olan zatın neden Avustralya’nın radyosuna mülakat verdiğini de anlayabilmiş değiliz. Aynı kişi milliyetçiliği ayağının altına alır, 400 vekil hesabı yapar.

Fakat siz bunlara karşı sesinizi çıkartamazsınız.

Diyelim ki çıkarttınız. Hesap sordunuz.

Zor değil, fitneci olursunuz.

**

Bu hükümet oy talep eder, tek parti iktidarının güzelliklerini över, ‘Siz şimdi oy verin, her bir şeyleri halledeceğiz’ derler. Millette gider oy verir. Fakat hiçbir şey düzelmez tam aksine daha kötüye gider. Sonra insanlar hesap sormaya başlar. ‘Yahu bu terör niye azıttı?’, ‘Bizim paramız neden değerini kaybedip duruyor?’, ‘Hani uçak, gemi, silah falan yapıyorduk, nerede bunlar?’ diye sormaya başlar.

Sen de çıkar ‘Yalan söylüyorlar’ dersin.

Zor değil, dış mihrakların oyuncağı, faiz lobisinin adamı ilan edilirsin.

**

Bir akşam -gece değil- oturduğun yerde bir bakarsın ortalık karışmış, tanklar, uçaklar cirit atıyor, asker üniformalı birileri sağa sola ateş ediyor. ‘Darbe oluyor, milli irade elden gidiyor’ derler. Tarihleri boyunca toplasan 3 defa ‘Türk’ dememiş adamlar sana mesaj atar; ‘Asil Türk milletinin şerefli evlatları’ diye söze başlar. Olan olur ortalık sakinleşir sonra insanlar düşünmeye başlar. ‘Nasıl oldu bu işler, neden bu raddeye geldi’ derler.

Diyelim ki sen bu soruları sesli dile getirdin.

Zor değil, ‘Hassas dönemde huzuru bozmaya çalışan’ kişi olursun.

**

Zaman kıymetli sadede gelelim.

Başbakan yardımcısı ki ben kendisini her gördüğümde aklıma yaptığı garip açıklamalar geliyor. Kayseri’de patlama olduğunda Halep olaylarından, İstanbul’daki Beşiktaş patlamasından sonra Münbiç meselesinden falan bahsetmişti.

Adı Veysi Kaynak.

Bu açıklama geleneğini sürdürüp bugün bir açıklama daha yaptı. Mealen diyor ki; ‘Biz ülkeye milyon tane adam getirdik. Bunlar son bir aydır sadece olaylarla anılıyor. Ama siz de az değilsiniz. Aslında siz daha çok suç işliyorsunuz ama ihaleyi onlara yıkıyorsunuz’.

Sonra Ankara savcılığı duramamış ve bir karar almış. Suriyeli döverken çektiğiniz videoları falan paylaşırsanız ceza keseceklermiş.

Hangisine gülersin, hangisine ağlarsın.

Suç oranlarının birbiriyle oranından kendine teselli çıkarmaya çalışan bakan, çıkan olaylarda mağdur olan vatandaştan değil de olayı çıkartan vatansızdan yana olan savcılık.

Ve her hâlükârda kendini haklı çıkartmak isteyen bir hükümet. Bunlara göre evinize oturup Suriyelilerin sizi öldürmesini veya tecavüz-taciz edip bırakmasını bekleyeceksiniz.

Hesap sormak, isyan etmek, karşı durmak mı istiyorsun?

Vay seni gidi FETÖ’cü vay!!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone