Şeyh Sait Ne İçin Maşaydı?

yusufhanguzelsoy

Erdoğan’ın Lozan’ı eleştirme bahanesiyle tartışmaya açtığı günlerde birilerinin dilinden düşmeyen bir mesele vardı hatırlarsanız. Osmanlıcılar “Bu nasıl anlaşma? Adalar nerede? Musul ve Kerkük nerede?” diye yırtınıp duruyordu. Adalar konusuna binlerce cevap verildi. Şimdi de Musul ve Kerkük konusunu dillerine dolamaya hakları var mı? Yok mu? Bir de ona bakmak lazım.

AKP’nin kurmuş olduğu hiçbir hükümetin ve kurulmuş olan hükümetlere kayıtsız şartsız bağlanan hiç kimsenin Musul ve Kerkük’ten söz etmeye hakkı yoktur. Lozan’da çözülemeyen meseleler üzerine gidilip gidilmediğinin en büyük ispatı Hatay’dır. Sonraki yıllarda Osmanlı’nın İngilizlere kiraya verdikten sonra daimi olarak kaybettiği Kıbrıs’ın bir dava haline getirildiği, TSK tarafından işgalci ordusunun imha edilmesine rağmen adanın büyük çoğunluğunun siyasiler tarafından işgalcilere bırakıldığı da gözardı edilen bir gerçektir. Bugünkü terörü düşünün. Askerler bir PKK kampını tespit ediyor, dümdüz etmeye hazırlanıyor, ancak Ankara’dan gelen telefonla operasyon iptal ediliyor. Aynı zihniyet, aynı mücadele, aynı gaflet ve aynı ihanet… Değişen bir şey yoktur.

Musul ve Kerkük konusunda AKP’lilerin konuşma hakları olmadığını yazdım, kısaca onu açıklayayım. Bu ülkede Şeyh Sait’in olmayan itibarını iade etmek için canla başla çalışan, üstelik bunu da çoğunlukla cemaat yazarlarına ve yayın organlarına yaptıran AKP’dir. Tunceli isyanına liderlik edenlerin torunlarına partisinde yer veren yine AKP’dir. CHP’nin başına böyle bir şahıs kimin zamanında, kimlerin organizasyonuyla geçmiştir? Musul konusunda ne yapacaksa TSK yapacaktır. Siyasetçilere bu konuda prim fırsatı verilmemelidir.

Ali Nadir olayını çoğunuz duymuşsunuzdur. Özetle “Kürt Lawrence: E.W.C.Noel” başlıklı yazımda da yazmıştım. Türk milleti kurtuluş savaşının temellerini atıyorken, temelleri atan Türk milliyetçilerini engellemek için çıkarılan ilk isyan, Ali Nadir ve Cemilpaşazadelerin maşalığında yürütülmüş, neyse ki güya Sivas’a doğru harekete geçen Noel’in Kürtleri Mustafa Kemal Paşanın bir kuvvet göndermekte olduğunu duyunca dağılmıştır. Cemilpaşazadeler Suriye’ye kaçmış ve Suriye o günden sonra Kürtçü siyasetin merkezlerinden biri olmuştur. Öyle ki Musul ve Kerkük harekatı için hazırlanan orduya engel çıkartan unsurlardan biri de Suriye’deki Kürtçülerdir.

Tekrar gelelim katıksız hain Şeyh Sait’e…

AKP ve cemaat yazarlarının ölümüne savunurken öne sürdükleri “Bu isyanda yabancı odakların izleri yoktur!” bilgisi tamamen aldatmacadır. Şeyh Sait AKP dönemine kadar komünistlerin baş tacı idi. AKP döneminde hem yeşil hem de kızıl komünistlerin baş tacı oldu. Ancak Şeyh Sait ve beraberindekiler, Tunceli ahalisini sömürüyor, “şeyh-ağa” otoritesini kurarak bölge ahalisini idare ediyor, bölgedeki Türkmenlerin asimile edilmesine de katkı sağlıyordu. Daha önce Ege bölgesine bir savaş robotu haline getirdiği çakma Grekler olan Yunan ordusunu süren, Türk ordusunu doğrudan muhatap almayan tribün diplomatı İngilizler, Musul ve Kerkük konusunda da aynı karakteri ortaya koymuştur. Önce Şeyh Sait isyanı, ardından da Barzani ve Talabani aşiretlerinin çapulcuları yabancı odaklara maşalık yaparak Misak-ı millinin tamamlanmasını geciktirmiştir. Vurgulayarak yazayım: Bu bir gecikmedir.

Şeyh Sait ve dostlarına verilen dış desteğe dair resmi birkaç istihbarat raporunu özetle vereceğim. “Bu isyan İslamcıların isyanıdır.” diye sömürü yapan gafillerin kimlere hizmet ettiklerini görün.

Dahiliye vekili tarafından Başvekalete ve Hariciye vekaletine arzedilen 12 Nisan 1929 tarihli rapor şöyledir:

“1-Firari Cemilpaşazadeler hakkında elde edilen istihbarat sureti aşağıda arzedilmiştir efendim.

2-Başvekalete, Hariciye vekaletine arzedilmiştir.

***

1) Firari Cemilpaşazadeler hakkında Halep’ten alınan malumat ikinci maddede arzedilmiştir efendim.

2) Firar edenler üç olmayıp Ekrem, Kadri, Bedri ve Mehmet namlarında dört şahıstır. Fransız istihbarat dairesinde isticvap edilmişler. İfadelerinde (Kürtlerin isyan için tedarik ve istihzaratta bulunduklarını ve bu defa zuhur edecek isyanda hukumetin kendilerini idam edeceğinden korkarak kaçtıklarını ve daha birçok Kürt rüesasının Türkiye’den firar edeceğini) söylemişlerdir. Bunun üzerine santral otelini terk ederek Halep’in Akbaba mahallesinde kiraladıkları eve naklonmuşlardır. Şahin oğulları Mustafa, Bozan ve Kürt dağı rüesasından Hacı Handan Halep’e gelerek bunlarla uzun boylu görüşmüşlerdir.

3) Dahilye vekaletine, Büyük erkanıharbiye reisliğine arzedilmiştir.” (1)

29 Nisan 1929 tarihli bir başka raporda,

“Fransız ceneralının cenup hududumuz boyundaki son seyahatlerine ve bu seyahatları esnasnda muhtelif mevkıde dermeyen eyledği sözlere endirekt bir mukabele ıknaj ve ceneralın bu seyahatinden sonra Arappınar, Resülayn, Derbesiyye, Amude ve Nuseybin mıntıkalarında Şahınzadeler, Yado, Haço ve saire gibi şakıler marifetiyle gerimet kesbeden çete ve milis teşkilatı ile muhtelif mahallerden hudutlarımıza karşı sık sık vuku bulan tecavüzlere ve iltizamkar propağandalara fiili ve emeli bir cevap vermekle beraber tecavüzlerin tevalisi ittihazı lazım gelen şiddetli mukabele tedbirlerini mahallerinde tanzim eylemek üzere Birimnci umumi müfettişlik tarafından cenup hududunda bir seyahat yapılmıştır.”

Raporun devamında sayılan bölgelerdeki ahalinin Cumhuriyet yanlısı olduğunun tespit edildiği ve bunun da Fransızları, Hoybun cemiyetini düşündürdüğü bildirilmiştir. (2)

18 Aralık 1930 tarihli bir başka rapor (Gizliliği kaldırıldı, mührü vurulmuştur), isyandaki Ermeni parmağını da ortaya koymaktadır:

“Zeyl: 22/10/930 tarihli ve 6579 numaralı teskereye (tahrirata)

Dersim ve havalisinde mevcut aşiretlerin kuvvetl ve umumi vaziyetleri hakkında elde edilen malumat takdim kılınmıştı.

Ermeni Taşnak komitesi müfettişlerinden Uzanyan, hariçte bulunan ajanımıza Ermenilerin Dersim’e el attıklarını kapalı cümlelerle ihtisas edilmiştir.

Taşnak komitesi azasından Mihran Dırdıryan ve Artin Değirmenciyan’ın calibi dikkat sözlerini havi iki rapor sureti leffen takdim kılınmıştır efendim.” (3)

Ermeninin beyanlarında her Kürt’ün intikam hissi ile dolu olduğu, Şeyh Halit’in Türkler tarafından satın alındığı, Kürt ulemanın peygamber sözlerinden yazılı notları Kürt ahaliye dağıttığı, bu notlarda da Kürtlern Beni İshak yahut Âli İshak olduğu ifadeleri vardır.

16 Kasım 1935 tarihli bir raporda Kürt ve Ermenilerin ittifak haberi alındığı bildiriliyor:

“Yüksek Baş Vekalete,

1-Kürt ve Ermeniler arasında yeni bir birlikte çalıma kararı verildiğine ve bunun neticesi olarak 2/Teşrinisani 935 ve Halep’te, 3 Teşrinisani 935 Kamışlı’da Ermenilerle Kürtler arasında içtima ve müzakereler yapıldığına ve bu içtimalara Kürt ve Ermenilern mühim reislerin iştirak ettiklerine ve bu suretle yeni teşkilat yapmağa karar verildiğine ve bu faaliyeti Berut İtalyan konsolosunun idare ettiğine dair Suriye’den son alınan malumat suretleri de bağlı olarak sunulmuştur.

2-Baş Vekalete, Riyaseticumhur Katibi Umumiliğine, Hariciye Vekaletine yazılmıştır.” (4)

İşin içerisine İtalyanlar bile girmişken, İngilizlerin sesinin çıkmadığı görülüyor. Bu da tam bir tribün diplomasisidir. Tehlikede olan Musul ve Kerkük, ama karargah haline getirilerek karşılık verilen yer Suriye… İngilizler özellikle mütareke yıllarında Fransız enayiliğinden iyi istifade etmiştir.

“Al sorunlu bölgeleri, ver petrol bölgelerini…”

Genç Atsızlar olarak terörün azıtmasının, sözde barış sürecinin bir anda patlamasının tesadüf olmadığını her zaman söyledik. Barış sürecinin daha başlarında Kandil iyiden iyiye bir ajan yuvası haline gelmiş, organize maymun sürüsü PKK da şehir gerillası eğitimi almıştır. Bölgede savaşn güvenlik güçlerimiz bu kadar büyük bedeller ödemeyi göze almışken dileğimiz hedefe ulaşmaları ve tavizkar siyasilere karşı dik durmaya devam etmelidir.

Tanrı Türk’ü korusun.

———-

1-2-3-4 diye numaralandırdığım raporlar ve çok daha fazlası Serap Yeşiltuna’nın “Devletin Dersim Arşivi” isimli kitabında yer alıyor. Kitabın sadece ilk 60 sayfa kadarlık bir kısmı açıklamalardan oluşuyor. Kalan büyük kısmında ise çok sayıda rapor ve harita yer alıyor. Raporlar tamamen devletin arşivlerinden alınmıştır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone