Siyonist Liderlerin 11.Protokolü

Siyonist liderlerin protokolleri hakkında ilerleyen zamanlarda ayrıntılı bilgi vereceğim. Ancak şimdi bu şeytanlar tarafından belirlenen protokollerin 11.protokolüne bakalım:

“11.Protokol

Yeni Anayasa Programı-Kararlaştırılmış Hükümet Darbesi Hakkında İzahat-Hristiyanlar Koyundurlar-Gizli Masonluk ve Açık Localar.

Devlet şûrası, hükümeti güya kontrol edecek yasama heyeti görünüşü altında, liderlerin kanun ve kararnamelerini yazacak bir komisyondan başka bir şey olmayacaktır.

Hazırlamakta olduğumuz yeni anayasanın programı şudur:

1.Yasama heyetine teklif şeklinde;

2.Genelge mahiyetinde başkan emirleri, bakanlar kurulu veya devlet şûrası kararları yahut senato tezkereleriyle;

3.Uygun görüldüğü takdirde hükümet darbesiyle;

Kanunu, hukuku, mahkemeleri vücuda getirmek.

Bu yapılması zaruri olan şeyi (modus agendi) şöylece tayin ettik. Şimdi, devlet teşkilatını tamamlamak için alacağımız tedbirlerin tafsilatına geçelim. Maksadım; basın ve vicdan hürriyetinden, toplanma hakkından, seçim kurallarından ve yeni anayasa ilan edilince insanların zihninden silinecek veya kökten değişecek daha birçok maddelerden bahsetmektir.

Biz, anayasanın ilanından sonra, dileklerimizi toptan bildirmeliyiz, çünkü sonradan yapılacak dokunaklı tedbirler tehlikeli olur; sebebi de şudur: Eğer bu değişiklik fazla sertlikle yapılırsa, aynı sertlikte daha başka değişikliklerin de olacağı korkusu ümitsizlik hasıl edebilir; yok eğer, tersine olarak, bir gönül almak tarzında meydana gelirse, bu sefer de haksızlığımızı anladığımız manasına alınır, ki bu da yeni hükümetin “hata işlemez” halesini soldurur veya korkarak geri adım atmak zorunda kaldığımız sanılır. Bundan dolayı da hiç kimse bize teşekkür etmez, çünkü zora yorulur…

Her iki şekil de anayasayı değerinden düşürür.

Biz isteriz ki kanunumuz ilan olunur olunmaz kavimler, birden indirilen hükümet darbesinden şaşkına dönecekleri, yani henüz korku ve endişe içinde bulunacakları zaman, bizim çok kuvvetli, tehlikeden uzak ve her şeyi yapmaya muktedir olduğumuzu görsünler; onlara hiçbir yönden kılak asmadığımızı anlasınlar; onların yalnız fikir ve dileklerine önem vermemekle kalmayıp fikir ve dileklerinin her türlü ifade ve tezahürlerini de, söz götürmez bir yetkiyle hiçe indirmek için lüzumlu tedbirleri almış bulunduğumuza inansınlar; bize gereken her şeyi bir çırpıda elde etmiş olduğumuzdan, iktidar mevkiini onlarla asla paylaşmayacağımıza kansınlar. İşte o vakit gözlerini kapayacak ve olayları bekleyeceklerdir.

Hristiyanlar bir koyun sürüsüdür1 ve biz ise onların kurtlarıyız. Kurtlar ağıla girince koyunların başına ne gelir, onu siz de pekala bilirsiniz.

Hristiyanlar her şeye gözlerini kapayacaklardır; çünkü biz onlara, barışın düşmanları durulacağı ve partiler önemlerini kaybedeceği zaman, gaspedilen hürriyetlerini geri vermeyi vadedeceğiz. Bu vadin yerine gelmesi için uzun zamanlar bekleyeceklerini söylemek gereksizdir.

Bütün bu politikayı niçin icat ve Hristiyanlara kavramak imkanı vermeksizin, niçin ilham etmiştik? Dağınık soydaşlarımızın doğrudan doğruya erişmeyeceği amaca gizlice varması için değil mi? Bu politika bizim gizli masonluk kurumlarımıza temel vazifesi görmüştür. Bu teşkilat gizlidir; onun gayelerinden Hristiyanlar şüphe bile etmemişlerdir; onlar, kardeşlerinin gözlerin boyamak için, locaların açık ordularına bizim vasıtalarımızla kaydedilmişlerdir.

Tanrı bize, biz seçkin kullarına, dağınıklığa takdir ettiği gibi, bizi dünya hakimiyetinin eşine getiren kuvveti de ihsan etti.

Bu temeller üzerine bina kuracağımız zaman hiç de uzak değildir.”2

Bazı yazılarımın sonlarında “Gözlerinizi açın.”, “Uyanık olun.” diye neden yazdığım daha iyi anlaşılmıştır, diye umuyorum. Tekrar ediyorum: Gözlerinizi açın, uyanık olun. Partilere, siyasilere inanmayın. Düşmanın istediği gibi olmayın. Bunun için de düşmanı tanıyın. Onların tek gözü varsa, sizin iki gözünüz vardır. Asla vatan sevginizi, Allah sevginizi onların sizin yerinize yaşayacağını sanmayın; asla kıldıkları namazın sizin yerinize olduğunu düşünmeyin. Allah’ı kendiniz sevin, namazınızı kendiniz kılın, vatanınız için kimsenin sizin yerinize çalışacağını da sanmayın. O halde kimsenin kıldığı namaz, inandığı din ve vatan sevgisine dair söylemleri sizin için bir ölçüt olmasın.

Ve yorumlamayın; yorumlayan yanılır. Değerlendirin.

1Yahudiler kendilerinden olmayana “goyim” (kafir) der. Dini ne olursa olsun “Hristiyan” olarak adlandırır.

2Will Durant-Roger Lombelin “Yahudi Tarihi ve Siyonist Liderlerin Protokolleri”, İnkılab, İstanbul, Kasım 2013

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone