Son Zamanların Değerlendirmesi

KemalOnalir

Yaşadığınız günü anlamanın yolu geçmişe dönüp bakmaktır. Bu günü yorumlamak için aşağı yukarı birkaç yıllık bir maziyi incelemek gerekir. Kısaca bakalım.

Rusya, Ukrayna ile savaşa girdi ve Kırım’ı işgal etti. Aynı zamanda Rus para birimi Ruble’nin etki alanını genişletmek için bir dizi faaliyetlerde bulundu. Sonuç Rusya’nın ambargoya tabii tutulması oldu. Doğalgaz satışları Türkiye üzerinden yapılmaya başlandı. Daha sonra biz, Rus uçağını düşürdük ilişkiler koptu.

İran’da 1979 yılında Humeyni tarafından devrim yapıldı. O tarih itibariyle İran’a uygulanan ambargo çeşitli yollarla delinmekteydi. Bu yollardan ikisi Bank Asya ve Reza Zarrab ile Babek Zencani isimli İranlıların faaliyetleriydi. 17-25 Aralık sürecinde Zarrab tutuklandı, hapisten çıktı, ödül aldı, ABD’ye gitti, orada da tutuklandı, halen yargılanıyor. Babek Zencani ise İran’da hapiste. Geçtiğimiz aylarda İran ve ABD anlaşma imzaladılar. İran ambargosu kalktı.

Burada Bank Asya ve o iki kafadara parantez açalım. İran parlamentosunda Nadir Gazi Pur adıyla Urmiye Türklerinden bir milletvekili vardır. Onun ortaya çıkarttığı yolsuzluklardan sadece bir tanesi bu ambargo rantının boyutunu anlamak için yeterlidir. İranlıların Dakar dedikleri bir alet var. Bu alet denizden petrol çıkartmaya yarıyor. İran devletinin kayıtlarına göre Meksika’dan bir adet Dakar alınmış ve 350 Milyon dolar ödenmiştir. Nadir Gazi Pur bu aletin çalışması gereken yere gidip baktığında aleti göremez ve parlamento da bu konuyu dile getirir. Kendisiyle adeta dalga geçen İranlı vekiller birkaç gün sonra olayın doğru olduğunu öğrenmişlerdir. Bu olay sadece bir örnek, Bank Asya ve Zarrab-Zencani ikilisi bunun gibi birçok vurgunlar yaptılar. Bank Asya açılışında hazır bulunan kadroyu hatırlarsınız. Cemaat/AKP kavgasının temelinde bu vurgun parasının paylaşılamaması yatar.

Suriye neredeyse 6 yıldır iç savaş halinde. Muhalifler, IŞİD, PYD gibi örgütler ülkeyi paylaşma gayreti içinde. Esed ise ülkesinin parçalanmasına çoktan razı. Sünni Araplar, Nusayriler ve Kürtler arasında paylaşılacak bir Suriye Esed için makbul. Burada düzeni bozan Türkiye oluyor. Kuzey Suriye’de Kürt devleti kurulmasına razı gelmeyen Türkiye bu isteğinde haklıdır. Birincisi Kürtlere devlet gerekmez, ikincisi Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’ın birleşmesiyle kurulacak olan Kürt Devleti deniz bağlantısına kavuşacak, Irak petrolü Türkiye üzerinden değil doğrudan satılabilecek.

Avrupa Birliğini ise mülteci korkusu sardı. Darbeden sonra Bulgaristan’a kaçanları istediğimizde Bulgar bakanı; ‘İsteyin kellemizi verelim ama mültecileri salmayın’ dedi. Bu kozu daha öncede kullanmıştık. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu; ‘Kayserili pazarlığı yaptık’ cümlesiyle büyük zaferini duyurmuştu.

Son bir haftalık gelişmeleri kısaca incelersek; AB üyelik başvurumuzu reddetmekle tehdit etti, ABD bir kişiyi teslim etmek için 40 dereden su istiyor, Rusya ile anlaştık, Esed’e geçiş sürecinde olur dedik. Barzani dün Biden bugün Türkiye’ye geldi. Daha önce ABD Genelkurmay başkanı ve Avrupa orduları komutanı Türkiye’ye gelmişti. Dün gece itibariyle ordumuz operasyonlara başladı.

Bu tablodan şöyle bir anlam çıkıyor; Türkiye ABD’nin yıllardır takındığı tavırdan artık usandı. Fethullah Gülen’in iadesi sürecinde yaşanan sıkıntılar bardağı taşıran son damla oldu. Eksen kaymasını daha önce yazmıştım. Yaşanan olaylar bu eksen kayması sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Biden’in geldiği gün PYD’nin mevzilerinin bombalanması bunun açık göstergesi. Burada ilginç bir nokta daha var. NATO dolayısıyla ABD ve Türkiye müttefik fakat ABD düşmanımız olan PYD ile işbirliği halinde. NATO’yu sorgulamak için bu konu bile yeterlidir diye düşünüyorum.

Fırat Kalkanı harekâtı Türkiye’nin sınırlarının genişlemesiyle sona ermeyecek. Bu bir gerçek. Fakat Türkiye’nin otoritesini göstermek için doğru bir hareket. ‘Bataklık kurutmak’ tabiride doğrudur. Türkiye’nin son 30 yılının bütün kan emici sinekleri o bölgeden gelmiştir. PKK bir dönem Suriye’yi üs olarak kullanmıştır. Lübnan Ermeni terör örgütü ASALA’nın üslerinden biriydi. Irak PKK’nın halen ana karargâhıdır.

Bütün bunlardan başka Türkiye’nin attığı adımlar sonrası artan saldırılar dikkat çekicidir. PKK’nın yoğun bombalı eylemleri, IŞİD’in Gaziantep’te gerçekleştirdiği saldırılar. Kerkük’te aylar sonra bombalı saldırı girişiminde bulunulması dikkat çeken olaylardır. Azerbaycan’ın ve Kırgızistan’ın bu dönemde dikkatli olması gerekiyor.

Biz bir olay karşısında duruşumuzu Türklüğe gelecek zarar yahut faydaya göre belirleriz. ABD’nin bakanını vali yardımcımızın karşılamış olması, TSK’nın doğrudan harekât kabiliyetinin yok olmadığını göstermiş olmamız, taleplerimizde ciddi olduğumuz ve oylanmak istemediğimizi göstermemiz doğru hareketlerdir.

Tanrı ordumuzun yardımcısı olsun. Sonumuzu kutlu kılsın.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone