Soruyorum!

Başbakan Binali Yıldırım, kurdukları yeni hazine üzerine millet fazla kafa yormasın diye polemik üretme talimatı almış olacak ki bugün hesapsızca konuştu. HDP, FETÖ, PKK başta olmak üzere ne kadar karşıtı olduğu ve milletin nefretini kazanmış güruh varsa adını sayıp, ‘Bunlar hayır diyor diye evet diyeceğiz’ beyanında bulundu.

Bu tarz söylemler insanı başka şeyler düşünmeye itiyor. ‘Acaba başbakanda mı değişikliklerin içeriğini bilmiyor’ diye düşünmekten kendimi alamıyorum. En iyi ihtimalle B12 eksikliğinden mustarip. Bu unutkanlığın başka açıklaması yok.

Senin çevrendekiler ve ‘Hiçbir şey yapamıyorsunuz bari sorun’ dediğimiz milletvekilleri soramaz ama biz sorarız.

Sayın başbakan, bugün vatan haini dediğin, sırf onlar hayır diyor diye evet denilmesi gerektiğini söylediğin HDP ile Dolmabahçe Mutabakatını yapan siz miydiniz, değil miydiniz? Sayı mühim değil, şehit ailesi için 1, büyük bir rakamdır. O 1 yiğitlerden yüzlercesini şehit verdik. Öyle yiğitler gitti ki bazıları tabutlara sığmadı. O kadar şehit vermemizin sebebi olan Çözüm Süreci’ni, HDP ile beraber yürüten siz miydiniz, değil miydiniz?

Sayın başbakan, ‘PKK ile görüşen arkadaşı ben yolladım. Sorunu olan bana gelsin’ diyen sizin kurucu genel başkanınız değil miydi? Oslo’da kiminle pazarlık yaptınız? Sizin döneminizde iş başına gelmiş, sizin partinizden milletvekili olmak istemiş olan mevcut MİT müsteşarı; ‘Nerede ne kadar mühimmat var biliyoruz’ cümlesini kime kurmuştur? İmralı’da beslediğiniz maymunun, ‘hapis’ şartlarını iyileştiren, beş vakit namaz kıldığını iddia eden, bilmem kaç ekran TV veren ve tüm bunlarla övünen, sizin partiniz mi değil mi? ‘Öcalan ufkumuzu açıyor’, ‘Önemli bir siyasi figür’ cümlelerini sizin vekil ve bakanlarınız kurmadı mı?

Sayın başbakan, biz dâhil sayısız insan, Fetullah Gülen ve cemaati hakkında sizi, ‘Cemaat devlete sızıyor’ diye uyardığı zaman, ‘Buna kargalar bile güler’ diyen sizin bakanınız değil miydi? Partinizin kurucularından Bülent Arınç, yine partinizin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’in, belediye arazilerini cemaate peşkeş çektiğini ‘ihbar’ etmedi mi? Kurucunuz Recep Tayyip Erdoğan, defalarca Fetullah Gülen’i memlekete çağırmadı mı? Bu cemaatin düzenlediği sözde Türkçe Olimpiyatları için devletin salonlarını açmadınız mı?

Şimdi siz bu lafları edecek cesareti nereden buluyorsunuz? O cümleleri kurarken yaptığınız bunca şey hiç aklınıza gelmedi mi? Bunları size hatırlatacak şerefli insanların varlığını mı unuttunuz?

Bizi takip ettiğinizi veya ettirdiğinizi biliyoruz. Cevap bekliyoruz.

***

Kendi kararımı daha önce yazdığım için tekrar etmeyeceğim. Madem insanların kararı, yapılacak değişimin içeriği ile alakalı değil, sadece fikir oluşturması için 2 meseleye değinmek istiyorum.

Birincisi az evvel zikrettiğim gibi kararların alınma biçimi. Daha doğrusu siyasilerin kararınızı nasıl vermeniz gerektiği yolundaki telkinleri. 15 Temmuz hadisesinde dünyaya demokrasi dersi verdiğimizi iddia edenler, bu söylemleri ile ülkemizi dünyaya rezil ettiklerinin farkında değiller. Anayasa değişikliği gibi bir konuda kararlar bu şekilde verilmez, verdirilmez. O sebeple önce bu durumu sorgulayın.

İkincisi madem kararlar karşıt gruplara göre veriliyor, 1-2 evetçi grubu zikretmek istiyorum.

Karaman şubesinde birçok erkek çocuğuna tecavüz edilen Ensar Vakfı, evet diyor.

Cemaatlerinin kurallarına karşı geldiği gerekçesiyle, bütün kanunları ve hükümleri yok sayarak, bir kişiyi İsmail Ağa camisinin bahçesinde linç ederek öldüren, devletin bir diğer kurumu olan Diyanet İşlerini yok sayarak kendi kafasına göre fetva dağıtan İsmail Ağa cemaati Evet diyor.

18 yaşından küçük kızları, ‘başlık parası’ adı altında ‘satan’, kaçakçılık, kaçak elektrik kullanımı, terör gibi faaliyetlerle ülkenin maddi ve manevi çöküşüne destek olan, ‘kan davası’ adı altında birbirlerini öldürmeyi meşru gören aşiretler de evet diyor.

Evet, sayın başbakan, madem öyle, işte böyle.

Benim meselem evet/hayır meselesi değil. Tek dileğim durumun farkına varmanız.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone