Sultan Reşad Rahatlığı

Osmanlı’nın Vahdettin’den önceki son Sultanı’dır Sultan Mehmed Reşad. Bence en ballı padişahlardan biridir. Hengamenin ortasında arada kaynayıp gitmiştir. Büyük bir kavganın ortasında kalmış ama ne bir yumruk atmış ne de şans eseri tek bir yumruk bile kendisine isabet etmemiştir. Kocaman bir yangınla yanan bir tarım arazisi düşünün. Sultan Reşad’ın tarlasının etrafındaki her yer yanmış ama kendisinin tarlasına ateş dahi sıçramamıştır.

Bu kadar betimlemeyle Orhan Pamuk’a bağlamadan hemen konuya gireyim.

Sultan Reşad, Sultan Abdülhamit tahttan indirildikten sonra 27 Nisan 1909’da Osmanlı’nın 35. padişahı olarak tahta geçer ve 9 yıl tahtta kalarak 3 Temmuz 1918’de rahmetli olduğu gün hükmü sona erer.

Bu 9 yıllık süre Osmanlı’nın koca bir yüzyılının (19.yy) gerile gerile kopan ipi gibidir.

1909-1918 arasında olan olaylar şöyledir:

Trablusgarp kaybedildi,

I. Balkan Savaşı’nda ağır bir yenilgiyle Trakya olduğu gibi kaybedildi,

II. Balkan Savaşı’nda Meriç Nehri’ne kadar olan Doğu Trakya toprakları geri alındı,

Bab-ı Ali Baskını gerçekleşti, Harbiye Nazırı Çerkes Nazım öldürüldü, Kamil Paşa hükümeti düşürüldü,

I. Dünya Savaşı arefesinde büyük devletlerle müttefik olunmaya çalışıldı, bir tek Almanya bizi kabul etti,

I. Dünya Savaşı’na girildi. Çanakkale, Kut, Sarıkamış cephelerinde neler neler oldu. Mekke ve Medine’deki tam 400 yıllık Türk hakimiyeti sona erdi,

Ermeniler tehcir edildi, 924,158 Ermeni yaşadıkları yerlerden alınıp başka yerlere yerleştirildi.

Anlayacağınız çarşı fena karıştı ama kimse Sultan Reşad’a bulaşmadı. Koca Osmanlı, 600 yıllık çınar devrildi. Baltaları keskin ormancıların saldırısına uğradı. Bu süreçte herkes herkesi suçladı ama kimse “Devletin en tepesindeki isim Sultan Reşad’dı, her şey onun suçudur.” demedi.

Sultan Reşad döneminin şeyhülislamı Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi’nin günlüklerinde Bab-ı Ali Baskını’nın Talat Paşa tarafından daha önceden sultana haber verildiği yazılı. Saray erkanı Sultan Reşad’a gitmiş “Sultanım, İttihatçılar darbe yapıp Nazım Paşa’yı öldürmüşler, Kamil Paşa’nın kafasına silah dayayıp istifa ettirmişler.” diye haber verdiklerinde “Biliyorum. Geçen hafta Talat geldi Sultan Efendimiz biz darbe yapacağız Kamil Paşa’ya haberiniz olsun, kalbiniz var aman siz merak buyurmayınız dediler.” demiştir.

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda tüm İttihat Terakki, Sultan Abdülhamit, Vahdettin, Kuvay-ı Milliye, Damat Ferit, Atatürk ve daha pek çoğu ıslanmış fakat Sultan Reşad kuru kalmayı başarabilmiştir. Kimse şahsını eleştirmemiştir. Kimse ona dil uzatmamıştır. Kimse onu herhangi bir şeyden sorumlu tutmamıştır.

Tabii ki bunun sebepleri vardı. 65 yaşına kadar kafes hayatı yaşaması, İttihatçıların baskın gelip devlet yönetimini ele alması, Sultan’ın zayıf iradeli olması vs…

Biz de bu tarihi geleneği bozmayalım ve Sultan Reşad’a dil uzatmadan aziz ruhuna rahmet okuyalım. Geri kalan hesaplaşma Tanrı’yla kendisi arasında…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone