genç atsızlar

İnsan hafızası sanıldığı kadar güvenilir bir yapıya sahip değildir. Bilim adamlarının araştırmasına göre, hafıza, yaygın düşüncenin aksine kayıttan okumaz; anıların her bir parçası “yeniden yaratma” yoluyla bir araya gelir. Bu yeniden yaratma nedeniyle doğal olarak yanılma payı da yüksek olmaktadır. İnsan zaman geçtikçe hatıralarının birçoğunu süreç içerisinde unutabilir veya yanlış hatırlayabilir. Toplum hafızası için de […]

Devamını Gör

Hayatta asla güvenmeyeceğimiz kimseler ezberciler ve samimiyetsizlerdir. Ezberciler sürekli olarak doğru bilinen yanlışları tekrarlar, doğru bilinen doğruyu da bozar. Samimiyetsizin olduğu yerde doğru veya yanlış yoktur, şahsi menfaat vardır. Yaşayarak görüyoruz ki “ama”sı olanın omurgası olmuyor: “Türkçüyüm ama…”, “Ben de Türk birliğini isterim ama…”, “Tamam biz de Türkçüyüz ama…”, “Biz de müslümanız ama…” vesaire. Çoğumuz […]

Devamını Gör

LAİK DEVLETİN DÜŞMANLARI Laiklik, ülkemizde, kasıtlı olarak sekülerizmle birbirine karıştırılmıştır. Basit tanımıyla, laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Ancak bu, devletin dinleri tanımadığı anlamına gelmez. Örneğin, ülkemizde Diyanet İşleri vardır. Dini bayramlar resmi tatil ilan edilir. Devletin toplumu din dışı bir yaşam tarzına yönlendirme amacı yoktur. Söz gelimi, bir öğrenci, okullar arası futbol turnuvasına […]

Devamını Gör

HER GÜN BİR YENİ ÜNİVERSİTE         Normal bir vatandaşımızla, özellikle de ihtiyarlarla konuşursanız, muhtemelen, her yere bir veya iki üniversite kurmanın iyi bir şey olduğunu söyler ve bunu ilerleme alameti sayar. Her yere bir üniversite kurmanın, bir refah delili olduğunu düşünür. Gerçekte ise ne kadar çok üniversite, o kadar az mutluluk ve refah demekir. İzninizle […]

Devamını Gör

Geçtiğimiz günlerde yine bir fetvacı çıktı ve dedi ki: “Türkçülük haramdır”. Aldığı tepkiler üzerine asla şaşırtmayan bir geri dönüşü de oldu: “Ben hepinizden Türkçüyüm.” Bu tarz durumlar bizi artık şaşırtmasa da rahatsız etmeye devam ediyor. Türkçülükten zerrece nasiplenmemiş, bir tek Türkçü fikir adamını okumamış, bir tek mücadeleye katılmamış kimselerin “Ben hepinizden Türkçüyüm” diye çıkışması Türkçülüğün […]

Devamını Gör

Eğer tarihimizi yalnızca övünme değil, özeleştiri yapmak niyetiyle de okursak, zannederim karşılaşacağımız ilk sonuçlardan biri, Türk’ün başka milletleri hakimiyeti alacak kudrette olduğu kadar, kendini de belli devirlerde karanlığa mahkum edecek nitelikte olduğunu görürüz. Öyleyse bu nitelik de kudrete dahil midir? Belki… Çünkü bu nitelik aynı zamanda, ilacın kendinde, kendi özünde olduğunu gösterir. Mesele bunu anlayacak […]

Devamını Gör

Şahıslar gelir, gider. Yabancı kaynaklı pek çok fikir parlar ve söner. Teknolojik bir gelişme bir devri kapatır, diğerini açar. İnsanlar, toplumlar değişir; kimisi yok olmaya yüz tutar. Geçmişte gördüğümüz, bugün görmekte olduğumuz ve gelecekte göreceğimiz ne varsa hepsi geçicidir. Biri hariç: Türklük. Ebedi Başkomutan’ın ifade ettiği gibi, “Taş kırılır, tunç erir ama Türklük ebedidir”. Türklük […]

Devamını Gör

Kırgızistan’da bulunduğum dönemde tanıştığım iki Uygur arkadaşımdan öğrendiklerim sayesinde, Doğu Türkistan’da yapılan zulmü ilk defa soydaşlarımızdan dinlemiş oldum. Güvenlikleri için ikisinin de ismini vermeyeceğim. İlk tanıştığım Uygur, bana şunları anlatmıştı: Bir gün Türkiyeli arkadaşlarından biri kendisine telefon ediyor. Gelirken Doğu Türkistan bayrağı getirmesini istiyor. Bizim Uygur da panikle küfür edip kapatıyor telefonu. Nedeni çok basit… […]

Devamını Gör