Tahtadan Maşa!

Tahtadan maşa Arap’dan Paşa olmaz demiş atalarımız. Vardır bir bildikleri.

**

AKP iktidarının İhvan’ül Müslimin sevgisi sebebiyle Katar’ı kazanmak için Suudi Arabistan’ı karşımıza alıyoruz. Hükümet yandaşları Katar’a asker göndermemiz gerektiğini düşünüyor, diğerleri karşı çıkıyor. Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretini işaret edip, ‘Emperyalist oyunlarına’ dikkat çekilmek isteniyor.

Herkes işini yapacak. ABD’nin işi de kargaşa çıkarmak, silah satmak, ucuza petrol kapatmak. ABD de işini yapıyor, kargaşa çıkarıyor, silah satıyor, ucuza petrol kapatıyor.

Bizim işimiz ne?

Önemli olan soru bu.

Cevabı; hükümetine göre değişir. Şimdi AKP var, Katar’ın yanındayız, zamanında Adalet Partisi vardı, Kıbrıs için; ‘Bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yoktur’ demişlerdi. Yani tutarlı bir Ortadoğu politikamız yok. Adamına göre muamele yapıyoruz.

**

Yazının başında İhvan’ül Müslimin dedik. Kim bu adamlar?

Mısır’da kurulmuş Fetullah Cemaati gibi yapılanmış bir topluluk. Türkçe meali ‘Müslüman Kardeşler’ şeklinde. Mısır’da Tayyip Erdoğan coşkuyla karşılandığında bu adamlar iktidardaydı. Katar’a gittiğinde ise; ‘Evine hoş geldin’ diye karşılandı. Katar bürokrasisini araştırsak içinde bunların olduğunu görürüz.

Bizim efendiyi çok sevdiklerine göre aralarında müspet bir bağ var demektir. Her çiçekten bal alır gibi her kavimden adam aldıklarına göre de beynelmilel bir yapıdan bahsediyoruz. Üyesi olan adamlar öyle aç açıkta gezen kimseler değil. Mısır’ın devrik başkanı Mursi bunlardandı. Bizim efendilerin Sisi düşmanlığı da buradan geliyor.

Nedir bunların amacı? İster silahlı olsun ister bunlar gibi sünepe her İslamcı örgüt gibi tüm laik cumhuriyetleri yıkıp şeriat devleti istiyorlar. İçlerinde bir kısım aydınlar var, onlar laiklikten yana görünüyorlar.

Garip olduğu kadar ilginç bir yapı. Milyonlarca doları çeviriyorlar.

**

AKP’nin; ‘Katar düşerse Türkiye düşer’ propagandası ne derece doğru?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi 1040’dır. O tarihlerde Katar’ın adı sanı bile yoktu. Bu coğrafyada ne liderler ne ülkeler battı, parçalandı da Türkiye halen ayakta. O yüzden taa körfezdeki Türk düşmanı bir Arap devletçiği yıkıldı diye Türkiye’ye hiçbir şey olmaz.

En fazla birkaç milyon daha mültecimiz olur.

**

Sene 2013, yer Katar.

Bir camii yaptılar ki akıllara ziyan. Devasa boyutlarda, muazzam ışıklandırmalı. Binlerce belki milyonla dolar harcadılar. En kaliteli halılarla döşeyip, en pahalı ses sistemini kurdular.

Adını ne koydular?

Muhammed b. Abdülvehhab.

Buyur buradan yak. Osmanlı ile Arapların arasını açan, Vehhabi mezhebinin kurucusu, İngiliz yalaması Abdülvehhâb’ın adını verdiler.

Katar için gerekirse savaşmalıyız diyen AKP’nin pek muhafazakâr seçmeni bunu bilmiyorsa öğrensin. İşin içinde Osmanlı var. Ona göre.

**

Sonuca gelirsek. Katar dâhil kurulmuş bütün Arap devletleri Türk düşmanıdır. Vaktiyle kurdukları imparatorluklarını ellerinden alıp kendilerini tebaa yapanlara karşı dost olacak halleri yoktu.

Birilerinin milyonlarını, bazılarının çıkarlarını korumak için devletin adını, kuvvetini ve manevi varlığını kullanmak isteyenler hata ediyorlar. Bu devran döner, canları yanar.

Devlet denilen otorite karşısında devlet ister. Mısır’da İhvan’la, Suriye’de Özgür Suriye Ordusu diye anılan teröristlerle, Irak’da Barzani ile görüşerek devlet yönetilmez. Devletin ciddiyetine zarar verilir.

Son olarak, Allah aşkına askerliğini bedelli yapmış olanlar ve yapmak isteyenler bu konular hakkında fikir beyan etmesinler. Komik oluyor.

Arap’ın derdi bitmez. Çünkü zekâsı eksiktir. Bu tarz konular bizim için geçici gündem maddesinden başka bir şey değildir.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone