Tarih Tekerrür Ediyor-1

YusufDuzgoren

Bundan yüz yıl önce;

Çeşitli politik fikri akımların mevcut olduğu imparatorluk coğrafyasında ağırlıklı olarak Ümmetçilik ve Osmanlıcılık ağır basmaktaydı. Türkçülük ise sayısal olarak bir kaç bini geçmeyen, ancak Türk soyundan olup dönemin ciddi entelektüelleri tarafından benimsenen bir ideolojiydi.

Türkçülük fikrinin öncüleri diğerlerine göre seçkin ve aydın insanlardan oluşması bu ideolojiyi sayısal olarak az olmasına rağmen etkili kılmış ve yeni devletin kurucu kadrosu bu fikriyatın yetiştirdiği talebeler arasından çıkmıştır.

Osmanlıcılık ve Ümmetçilik fikirleri o dönem güçlü olmalarına rağmen bugün bu ideolojilerin öncüleri bu alanlarda özel ihtisas yapanların dışında bilinmez ve hatırlanmaya layık görülmez. Türkçülük fikrinin ise Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, İsmail Gaspıralı, Mehmet Emin Yurdakul, Ömer Seyfettin, Namık Kemal gibi münevverleri bugün dahi herkes tarafından bilinir, anılır ve hatırlanırlar.

Türkçü düşüncenin oluşturduğu kültürel birikim meyvesini Çanakkale Zaferi‘nden itibaren vermeye başlamış ve Cumhuriyet ile devam etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ise bu kültürel birikimin en tatlı ve en somut meyvesi olmuştur.

Günümüzde;

Osmanlıcılığın yerini “kültür milliyetçiliği“, Ümmetçiliğin yerini “İslamcılık” almıştır. Türk milletinin var oluşundan beri var olan Türkçülük ise binlerce yıldır olduğu gibi devam etmektedir.

Bugün de aynı o zamanlarda olduğu gibi sayısal olarak diğer iki düşüncenin mensupları Türkçülere göre daha fazladır. Bugün de cemaat ve tarikat üyelerinin sayıları, Türk’ü soysuzlarla eşit konuma sokmaya çalışan siyasal partilerin destekçilerinin sayıları Türkçüler’den fazladır. Fakat Türkçülerin ideolojilerini sağlam temellere, akla ve mantığa dayandırmış olmaları neticesinde, bu güruhtan Türkçülerle fikri alanda (ve diğer alanlarda) mücadele edebilecek kişi veya kuruluş yoktur.

Günümüzün tek Türkçü teşkilatı Genç Atsızlar‘dır. Bilimsel ve edebi yayın organımız ise Ötüken Dergisi‘dir. O dönemin aydınlarının ruhu bu teşkilatın tüm kadrolarında aynı bilinçle yaşatılmaktadır.

Tarihten referans alarak diyoruz ki; Mustafa Kemal’in aramızdan çıkacağına ve milletimizin makus talihini yenerek milletimize hak ettiği refahı yaşatacağına tüm kalbimizle inanıyoruz. Amacımız bizden öncekilerin yaptığı gibi geleceğin Mustafa Kemal’lerine bilinç oluşturacak kültürel ve fikri birikimi sağlayabilmektir.

Bu arada, 26 Eylül Dil Bayramı’mız Kutlu Olsun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone